Duyuru

Gizle
No announcement yet.

Frenzel Tekniği ; Kulak Eşitleme

Gizle
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Frenzel Tekniği ; Kulak Eşitleme

    Bu yazıyı bizimle paylaştığı için Sayın Jak BOENO ya çok teşekkür ediyoruz.


    Kulak eşitlemek

    Kulak eşitlemek, sualtına inmenin en önemli, safhalarından biridir. Bu konuda yanlış ve eksik bilgi ile hareket etmek, duyma kayıpları, ve kalıcı sakatlanmalar gibi ciddi bedellerin ödenmesine neden olabilir. Sualtına gönülden bağlı bir insanın, yanlış veya eksik bilgi sonucu kendini sakatlayıp ömür boyu bu güzel spordan mahrum kalması çok acıdır. Bu nedenle, kulak eşitleme konusunu çok iyi hazmedip, uygulamak gerekir.


    Kulak eşitlemenin çok değişik metodları var. Bu metodları kolaydan zora doğru sıralamak mümkün, ancak, bir noktadan sonra, devreye, kişinin fizyolojik özellikleri de girdiği için, bütün tekniklerin herkes tarafından garanti ile uygulanma şansı yok. Üst solunum yollarının yapısı, östaki kanalının dar veya geniş olması, kas yapısı vs. gibi doğuştan gelen avantajlar, bazı kulak eşitleme yöntemlerinin başarılmasında büyük rol oynuyor. Bu nedenle konumuz herkes tarafından başarı ile uygulanabilen yöntemleri kapsıyor.


    Antonio Valsalva 1700 lerde ilk defa kulak eşitlemeyi; burnun kapatıldıktan sonra, ciğerlerin, diyaframın kasılması ile sıkıştırılarak, burun boşluğuna hava basıncı uygulanması olarak tanımladı.

    Bu yöntemde prensip, östaki yolu ile, orta kulağa belirli bir hava basıncı ulaştırmaktır. Kolay bir yöntemdir ve üst solunum yollarında problem olmayan herkes tarafından başarı ile uygulanabilir.

    Ancak Valsalva yönteminin belirli sakıncaları olduğu da bir gerçek. Öncelikle, derinliğin artması ile dış basınca maruz kalan ve yavaşça içeri çökmeye başlayan kulak zarına, ciğerlerden gelen ani ve kontrolsüz bir karşı basınç ugulamak, kulak zarı üzerinde darbe etkisi yapar. Bu darbe nedeni ile oluşabilecek mikrolezyonlar, enfeksyon riskine açıktır, ayrıca zaman içinde, duyma hassasiyetinde azalmalar oluşur. Eşitleme işlemi için diyaframın kullanılması, belirli bir efor gerektirir. Diyafram kası oldukça büyüktür ve oksijen tüketir. Sualtında iken çok ekonomik kullanılması gereken oksijenin çabuk tüketilmesine neden olur. Eşitleme işleminin en az bir kaç kez yapıldığı düşünülürse, uygulanan efor sonucu, toplardamarların daralması ve kalbe dönüş debisinin düşerek kan basıncının da düşmesine neden olması sonucu, göz kararması, tünel görüşü, baş dönmesi gibi hiç istenmeyen durumlar ortaya çıkar.

    Sonuç olarak Valsalva yöntemi kesinlikle iş görse de, uygulanmasındaki dezavantajları nedeni ile pek tavsiye edilmez. Aynı prensiplere dayanan ancak, östaki yoluna uygulanacak hava basıncını farklı bir yöntemle elde eden Frenzel Tekniği, çok daha sağlıklı bir yöntemdir ve herkes tarafından başarılı olarak uygulanabilir.

    Herman Frenzel ikinci dünya savaşında, Alman Hava Kuvvetleri'nde savaş pilotu olarak görev almıştır. O dönemin teknik imkanları dahilinde, kabin içi basıncının, günümüz yolcu uçaklarındaki gibi mükemmel ayarlanamadığı uçaklarla, çok ani dalışların yapıldığı manevralarda kulak eşitlemek gerekiyordu. Frenzel, kendi adı ile anılacak olan bu tekniği bularak literatüre geçirmiştir.


    Frenzel tekniği


    şemada, insan başının kesiti yer alıyor. Bu şemayı incelediğiniz zaman, küçük dil, epiglottis, yemek ve nefes borusunun pozisyonlarını net olarak göreceksiniz.



    Ciğerlere giden kanala nefes borusu diyoruz. Bu borunun girişi, epiglottis tarafından kapatılıp açılabilir.

    Mideye giden kanala, yemek borusu diyoruz. Bu borunun girişi, açık veya kapalı olabilir, ancak yutkunma işlemi haricinde her zaman kapalıdır.

    Ciğerlerimize giren veya ciğerlerimizden çıkan havanın yönlendirilmesi, küçük dilimiz ile yapılır. Eğer küçük dilimiz nötr pozisyonda ise, hava her iki yoldan, yani hem burnumuzdan hem de ağzımızdan çıkabilir veya girebilir. Diğer bir anlatımla, hem burnumuzdan, hem ağzımızdan, aynı andan nefes alabilir veya verebiliriz.

    Küçük dil kalkık pozisyona getirilirse, burun boşluğu arkadan kapatıldığı için, hava sadece ağzımızdan girip çıkabilir.

    Küçük dil, düşük pozisyona getirilirse, ağız boşluğu arkadan kapatıldığı için, bu defa, hava sadece burnumuzdan girip çıkacaktır.

    Östaki kanallarının ağızları, arka burun boşluğuna açılır. Kulak eşitleme işleminin anahtarı, havayı bu kanallara girmeye zorlamaktan ibarettir.


    2 No’lu şemada ise, Frenzel tekniği uygulayan bir insanın baş kesiti görülüyor.


    Burun baş ve işaret parmağı ile kapatılmıştır.

    Küçük dil nötr pozisyondadır.

    Epiglottis kapalı pozisyondadır.

    Dilin arkaya doğru hareket ettirilerek kasılması sonucu, ağız boşluğunda hapsolan hava sıkışır.

    Epiglottis, nefes borusunu kapadığı için, hava, ciğerlere gidemez.

    Yemek borusu kapalı olduğu için miğdeye de gidemez.

    Geriye kalan iki yoldan biri olan burnu da biz kapattığımıza göre geriye tek yol kalır: Açık olan östaki kanalları.
    Dilimiz oldukça kuvvetli bir kastır ve uyguladığı basınç, havayı eşitlemeyi sağlayacak kadar sıkıştırabilir.

    Bu yöntemin en büyük avantajı, eşitleme yapan havanın basıncının sadece dilin hareketi ile kontrol edilmesidir. Valsalva' da olduğu gibi tüm ciğerlerin nispeten kontrolsüz basıncı yerine çok daha hassas ve kontrol edilebilir bir basınç uygulamak, kulak zarını darbeden korur.


    Frenzel tekniğini uygulayabilmek için ;

    1. Burnunuzu baş ve işaret parmaklarınızı kullanarak kapatın.

    2. Ağzınızı bir miktar hava ile doldurun.

    3. Epiglottis' i kapatın.

    4. Küçük dilinizi nötr pozisyona getirin.

    5. Dilinizi bir piston gibi kullanarak havayı ağız boşluğunun gerisine itin.


    Genellikle çoğumuz, epiglottis ve küçük dili kontrol etmeyi bilmeyiz. Aynı şekilde, dilin, bir piston gibi nasıl kullanılacağı da bilinmez.

    Eric Fattah' ın Frenzel tekniği için hazırladığı yazı, bu yöntemi en iyi anlaşılabilir şekilde anlatanlardan biridir. Sırası ile her adım doğru anlaşılıp uygulandığı takdirde, Frenzel tekniğini herkes başarı ile uygulayabilir.


    Bu tekniği uygulayabilmek için öğrenmemiz gereken işlemleri sırası ile görelim;

    1. Ağız boşluğunun gerektiği kadar hava ile doldurulması.

    2. Epiglottis' i kontrol edebilmek.

    3. Küçük dili kontrol edebilmek.

    4. Dilin bir blok engel oluşturmasını sağlamak.

    5. Dilin bir piston vazifesi görmesini sağlamak.

    6. Epiglottis ve küçük dilin, birbirlerinden bağımsız olarak kullanılmasını öğrenmek.

    7. Tüm aşamaların biraraya getirilmesi.



    Serbest dalış yapanlar için, Frenzel tekniğinin ileri bir safhası var. Frenzel tekniği için ağız boşluğunun bir miktar hava ile dolu olması gerekir. Belirli bir derinlikten sonra, ciğer hacminin küçülmesi ve dış basıncın etkisi ile, ciğerlerde ağıza hava almak zorlaşır ve nihayet imkansız olur. Bu durumda iniş sürüyorsa, kulak eşitlemeye devam edebilmek için, diyafram kullanılarak Frenzel tekniği uygulanır. Karnın içeri çekilmesi prensibine dayanan diyafragmatik frenzel ile, diyafram ve dolayısı ile ciğerler yukarı itilir. Bu yöntemle bir miktar hava ağız boşluğuna alınabilir. Bu noktada, dikkat edilmesi gereken, ağıza hava aldıktan hemen sonra epiglottis' in kapatılmasıdır. Böylece havanın ciğerlere geri dönüş yolu kapatılmış olur. Ancak bu teknik de, belirli bir derinlikten sonra işe yaramayacaktır. Dalıcının fizik yapısı ve tekniğine bağlı olarak 50 ile 90 metre arasında bir derinlikte diyafragmatik frenzel işlevini yitirir. Bu konu sualtı avcılığının dışında olduğu için bu yazıda yer vermiyoruz.


    1. Ağız boşluğunun hava ile doldurulması

    Yanaklarınızı bir balon gibi şişirin ve bir kaç saniye bu vaziyette tutun. Sonra, yanaklarınızı kullanarak, ağzınızdaki havayı, ciğerlerinize geri itin. Bu işlemi rahatlıkla yapabilene kadar defalarca tekrarlayın.


    2. Epiglottis' i kontrol edebilmek

    Epiglottis' in kontrol etmeyi öğrenmenin bir çok yöntemi vardır.



    Gargara yapmak
    Ağzınıza bir miktar su alın

    Başınızı geriye kaldırın, fakat suyun gırtlağınızdan geçmesine izin vermeyin, tabi ki suyu da yutmayın

    Epiglottis' i kapattığınız için su gırtlağınızdan geçmemektedir



    Verilen nefesin durdurulması
    Ağzınızı açın ve açık tutun

    Nefes vermeye başlayın ve durun. Ciğerleriniz nefes vermek için basınç uyguladığı halde dışarı hava çıkmaz, bunun nedeni, epiglottis' i kapatmış olmanızdır.



    Alınan nefesin durdurulması
    Ağzınızı açın ve açık tutun

    Nefes almaya başlayın, ve hemen ardından havanın ciğerlerinize gitmesine izin vermeyin. Diğer bir deyişle, gırtlağınızdan geçişini engelleyin.

    Epiglottis' i kapattığınız için hava ciğerlerinize girememektedir.



    Çalışma
    Ciğerlerinizi doldurduktan sonra, ağzınız açık pozisyonda, nefes verirken, havanın çıkmasına engel olun.

    Ciğerleriniz nefes vermek için basınç uygulamaya devam etsin.

    Çok kısa bir an için, havanın çıkmasına izin verin ve tekrar tutun. Ağzınızın açık olmasına dikkat edin.

    Bırakma ve tutma işlemini mümkün olduğu kadar kısa aralıklarla yapmaya devam edin.

    Kontrol ettiğiniz kas epiglottis' tir.


    3. Küçük dilin kontrol edilmesi

    Ağzınızı kapatın

    Burnunuzdan nefes alın

    Burnunuzdan nefes verin

    Tekrar nefes alın

    Ağzınızı açın

    Ağzınız açık iken sadece burnunuzdan nefes verin. Ağzınızdan hiç hava gelmemesi gerekiyor

    Aynı şekilde sadece burnunuzdan nefes alın. Ağzınızdan hiç hava girmemesi gerekiyor

    Bu şekilde ağzınız açık iken nefes alıp vermeye devam edin

    Pozisyonunuzu değiştirmeden bu defa sadece ağzınızdan nefes alıp verin, burnunuzdan hiç hava akımı olmamalı

    Ağzınız açık pozisyonda iken, isteğinize göre, burnunuzdan veya ağzınızdan ayrı ayrı nefes alıp verebiliyorsanız, sonraki aşamaya geçin

    Derin bir nefes alın

    Ağzınızı açın ve öyle tutun

    Sadece ağzınızdan yavaşça nefes vermeye başlayın

    Ağzınız açık pozisyonda, ağzınızdan nefes verirken, sadece burnunuzdan nefes vermeye başlayın

    - Aynı şekilde tekrar ağzınızdan nefes vermeye dönün

    - Yol değiştirme işlemini mümkün olduğu çabuk, arka arkaya yapın

    - Bu çalışmayı nefes alırken de yapın

    - Havanın yönünün değiştirirken kullandığınız, küçük dilinizdir. Ağzınızdan nefes alıp vermek için, küçük dilinizi yukarı pozisyona, burnunuzdan nefes alıp vermek için de aşağı pozisyon getirmektesiniz.

    - Nefesiniz, ağzınızdan ve burnunuzdan aynı anda çıkıyorsa, küçük diliniz nötr pozisyondadır.


    4. Dilin bir blok engel olarak kullanılması

    Ciğerlerinizden hava çıkışını, sadece dilinizi kullanarak durdurabilmeniz gerekir.

    - Ağzınızdan nefes vermeye başlayın

    - Ağzınızı kapatarak havanın çıkışını engelleyin,bu durumda yanaklarınız biraz şişecektir

    - Tekrar nefes alın ve bu defa ağzınız açık iken epiglottis' i kapatarak nefes vermeyi durdurun.

    - Havanın ağzınızdan çıkmasına engel olmanın iki şeklini bunlardır.

    - Üçüncü yol, dili kullanmaktır

    - Nefes aldıktan sonra, ağzınızdan yavaşça verirken, T harfini söylerken yaptığınız gibi, dilinizin ucunu üst ön

    dişlerinizin arkasında damağınıza değdirin. Havanın çıkışı, biraz engellenecektir. Bu pozisyonu bozmadan, dilin

    arka kısmını da, azı dişlerinizin iç tarafına değdirirseniz, havanın çıkışını tamamen önlersiniz.


    5. Dilin bir piston gibi kullanılması

    Yanınızda bir snorkel varsa bu antrenman için idealdir, eğer yoksa, içecek kamışı da olabilir. Snorkeli ağzınıza koyun ve burnunuzu kapatın. Ciğerlerinizi kullanmayın, havayı dilinizi kullanarak emin. Yanaklarınızı şişirdikten sonra, ağzınızı kapatın. Hava, kapalı dudaklarınız ve dilinizin arkası arasında hapsolacaktır. Dilinizin arka kısmını damağınıza doğru yükseltirseniz, içeride kalan havayı sıkıştırmış olursunuz, epiglottis' i açarsanız sıkıştırdığınız hava ciğerlerinize gider. Bu yöntem ciğerleri tam olarak doldurduktan sonra, bir miktar daha havanın depolanması için kullanılır ancak konumuz dışındadır.

    Dilimizi havayı veya bir sıvıyı emmek için nasıl kullanıyorsak, ağzımızdaki havayı sıkıştırmak için de bu şekilde kullanacağız.


    6. Epiglottis ve küçük dilin birbirlerinden bağımsız olarak kullanılması


    Genellikle bu iki kas birbirlerine bağımlı olarak çalışır. Epiglottis' i kapattığınız zaman, küçük dilinizi de yukarı pozisyona getirirsiniz. Frenzel tekniğinin başarılı olması için, epiglottis kapalı iken küçük dilin nötr pozisyonda kalmasını sağlamanız gerekiyor. Bunu yapmak biraz zordur ve alışmak zaman alır, ancak bu tekniğin de en önemli kısmıdır.


    Baş ve işaret parmaklarınızla burun deliklerini hafifçe tıkayın. Kulak eşitleme işlemindeki gibi sıkıştırmayın, öyle
    ki, biraz zorladığınızda, hava, burun kanatlarınızı şişirerek dışarı çıkabilsin.


    Yanaklarınızı tamamen şişirin

    Epiglottis' i kapatın

    Yanaklarınızı sıkıştırarak, havanın burnunuzdan çıkmasını sağlayın, burun kanatlarınız şişecek ve parmaklarınızın arasından hava kaçacaktır

    Eğer hava burnunuzdan kaçmıyor ve ciğerlerinize geri dönüyorsa, epiglottis' i kapatamamış olmanız gerekir.

    Eğer hava sıkışmasına rağmen, burnunuzdan çıkmıyor ve ciğerlerinize de geri dönmüyorsa, küçük diliniz yukarı pozisyonda, burun boşluğunun girişini kapatıyor demektir.

    Bu durumda küçük dilinizi nötr pozisyona getirebilmek için kontrol çalışmalarını tekrarlayın

    7. Tüm aşamaların birleştirilmesi ve pratiğe geçiş

    şimdiye kadar olan aşamaları deneyerek her biri için sonuç aldınız ise, Frenzel tekniğini uygulayabilecek durumdasınız demektir.


    Burnunuzu kapatın

    Yanaklarınızı çok az hava ile doldurun

    Epiglottis' i kapatın ve küçük dilinizi nötr pozisyona getirin

    Diliniz blok yapın ve arka kısmı ile havayı sıkıştırın

    Sıkışan hava epiglottis kapalı olduğu için ciğerlere geri dönemez

    Küçük dil nötr pozisyonda olduğu için girişi açık olan burun boşluğuna doğru itilecektir.

    Burnunuzu kappattığınız için dışarı kaçamayan havanın gidebileceği tek yer östaki kanalıdır

    Kulaklarınız eşitlenir.

    Dilinizle uyguladığınız basınç, kulak zarlarınızı dışarı itip eşitlemeye yetecek güçtedir. Basınç uygulamaya devam ederseniz, zarların bu defa dışarı doğru itildiğini hissedersiniz. Çalışırken zarar verecek kadar ileri gitmeyin.


    Frenzel tekniği, kontrollü basınç uygulama imkanı verdiği için hem hava tüketiminin çok daha az olması hem de kulak zarlarına zarar vermeden eşitleme sağladığı için çok avantajlıdır. Maske eşitlemek için de aynı tekniği burnunuzu kapatmada kullanabilirsiniz.


    Saygılarımla

    Jak Boeno

  • #2
    gerçekten çok açık ve anlaşılır olmuş öncelikle sn Boenoya ve Ozana teşekür ederim.ancak bu işlemi hangi sıklıkta ve hangi derinliklerde yapmamız gerekiyor_?şimdiden teşekkürler

    Yorum yap


    • #3
      Fırat bey
      Bu işlemi dalmaya başlar başlamaz ilk metrelerde yapmaya başlamanız gerekir..Zira basınç zaten bunu yapmaya zorlayacaktır sizi
      İlk metrelerden iştibaren başladınzmı ihtiyaç hissetikçe tekrarlamanız gerekir
      İyi dalışlar

      Yorum yap


      • #4
        saol kerem abi

        Yorum yap


        • #5
          teşekkür ederim. benim için çok iyibir açıklama oldu.

          Yorum yap


          • #6
            ben esitlemeyi henuz satihtayken yapmaya basliyorum cunku 1 metreden itibaren zorlanma basliyor daha sonra 5 metre civarinda tekrar istiyor. ancak bu derinlikten sonra esitleme ihtiyacim oldukca azaliyor hatta sadece yutkunmam yetiyor diyebilirim

            Yorum yap


            • #7
              elinize sağlık çok açık ve net bir anlatım olmuş teşekkürler

              Yorum yap


              • #8
                abilerim şimdiden hepinize verdiginiz bilgiler için cok tesekkur ederim :)))

                Yorum yap


                • #9
                  sn. jak boeno'ya bu güzel anlatım ve çok değerli bilgileri bize sağladığı , sn. ozan yıldırım'a da bunları bizimle paylaştığı için çok teşekkür ederim ...

                  benim bu tekniği öğrenmem bu yazıyı daha önce başka bir yerde okumam saysesinde oldu ve kulak eşitlemek için bu tekniği kullanıyorum ... her ne kadar antremanlar sırasında çevremdeki insanlar bana acaip acaip bakmış olsa da vazgeçmedim ve hem Epiglottis'imi hemde küçük dilimi kontrol etmeyi öğrenebildim ...

                  dostane sevgi ve saygılarımla ...

                  Yorum yap


                  • #10
                    ya baktınız olmuyo en basiti yutkunmanız yeterli arkadaşlar.

                    Yorum yap


                    • #11
                      ellerinşze sağlık değerli ustalar ancak ben bu tekniği bir türlü başaramadım.alen arkadaşın dediği gibi yutkunma yeterli olacak mıdır?yoksa başka neler yapmamız gerekir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Murat bey bende başaramamıştım bu seneye kadar.Kulağımda kesin bir problem var zannediyordum.Fakat benim sorunum kulağım iyice çınladıktan sonra açmaya çalışmakmış.Basıncı hafif hissettiğinizde açmayı deneyin.Ben önce kulağıma yavaş hava verip yutkunduktan sonra açıorum.Bunu yaptıkçada daha pratik hale geliyor.İnşallah sadece yutkunacak dereceye ulaşabilirim. :)

                        Yorum yap


                        • #13
                          yazıda ikinci şemanın sözü geçiyor ama sanırım kendisi yok...

                          dilin ucunu "t" sesi çıkarır gibi ön dişlere dokundurup arka tarafını yukarı doğru kaldırıp azı dişlerine değdirmek ip cambazlığından zor.

                          basit teknikler üretmeliyiz biz de ... basit.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Sitenin yeni üyesiyim ve bu tekniği ilk kez burda duydum
                            Zıpkınla avlanmayı çok seviyorum lakin para yetersizliğinden hala oyuncak yılmazla dalıyorum. Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim en yakın fırsatta deneyeceğim

                            Yorum yap


                            • #15
                              okudum ama biraz enteresan geldi.aacıkcası anlayamadımda.bunun daha kolay yöntemi varmı acaba?varsa lütfen anlatabilirmiyiz?

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X