Duyuru

Gizle
No announcement yet.

Sualtında nefes süremizi nasıl uzatabiliriz?

Gizle
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Sualtında nefes süremizi nasıl uzatabiliriz?

    Hangi canlılar ne kadar derine dalıyor?

    Derinlik Süre

    İnsan 120m 7,5 dak.

    Kuzey fil foku 1550m 125 dak.

    Sperm balinası 2100m 75 dak.

    Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi deniz canlıları bu kadar derine dalabilmeleri, bu kadar fazla süre sualtında kalmaya adapte olmuş vücutlarıyla insandan farklıdırlar. Oksijenin doku ve organlardaki kullanımı ve depolanması, oksijenin dağıtımından kaynaklanan farklar rakiplerimizin bize karşı sağladığı üstünlüğün kaynağıdır. Tüm sualtı canlılarının vücut yapıları suyun sürtünme katsayısını minimale indirecek şekildedir. Diğer bir deyişle kusursuz bir aerodinamiğe sahiptirler. Dalıcı memelilerin hemen hepsi ya tüysüzdür ya da çok kısa tüylüdür. Vücutlarının oksijen dağılımı ve depolanması açısından yüksek verime

    sahiptirler. Bu dalış uzmanlarının kanlarındaki oksijen taşıyan hemoglobin proteinin konsantrasyonu kara canlılarına oranla şaşılacak düzeyde yüksektir. Yaklaşık 3-10 katıdır. tüm bu özellikler deniz canlılarının sualtına adaptasyonunu kolaylaştıran faktörlerdir.

    Akciğer solunumu yaparak sualtında uzun süre kalabilen balina, yunus gibi memelilere bir göz attığımızda kan yapıları, kanda oksijen taşıma ve diyafram özelliklerinin insandan çok farklı olduğunu görürüz. Bu canlılar 18-20 dakika nefes tutabilirler. Kalp atışlarını dakikada 7 defaya indirebilirler. Böylece vücudun oksijen ihtiyacı ve tüketimini azaltırlar. Oksijeni kanda taşıyan hemoglobin miktarı insandan çok fazladır. Kasta oksijeni depolamaya yarayan miyoglobinin miktarı ise insandan % 140 fazladır.
    İnsanda oksijen kullanma belli kurallara göre düzenlenmiştir. Bu özellikleri geliştirip düzenlersek nefes tutma süresi uzatılabilir. Kurallar ve çözümler şöyle sıralanabilir:

    Birinci kural: Kalp atışlarını minimum seviyede tutmak
    Kalp atışlarının normali dakikada 70-75 iken, sporcularda 50-55 kadar inebilmektedir. Böylece oksijen tüketimi minimum düzeye indirilebilir.

    İkinci kural: Sinir ve kas kontrolünün önemi.

    Bir olayı zihinsel olarak düşünmek de aşırı efora neden olur. Yapılan iş düşünmeden yapılabilmelidir. Yani reflex hale getirilmelidir. Bunun için ani, gereksiz hareketlerden kaçınmalı ve sakin, güçlü hareketler yapılmalıdır.

    Üçüncü kural: Solunumla akciğerlere alınan havanın arttırılması.

    Dinlenme halinde insanın bir nefeste aldığı ve verdiği soluk hacmi 500 ml.dir. Birkaç kez derin nefes alıp verdikten sonra alınacak derin bir nefes, inspiryum ve expiryum yedeğiyle ergin bir erkekte soluk hacmini 5000 ml.ye çıkarabilir. Böyle biri 40 sn. solunum yapma gereği duymaz.

    Dördüncü kural: Kandaki karbondioksit basıncının düşürülmesi.

    Solunum gereksinimi kandaki karbondioksit basıncına göre düzenlenir. Kandaki karbondioksit ne kadar düşerse solunum o kadar geç uyarılacak ve dokular da o oranda geç oksijene kavuşacaktır. Normalde kandaki karbondioksit miktarı 35-40 mmHg’dir. Fazla miktarda hiperventilasyon ile karbondioksit bu sınırların çok altına düşebilir. Bu hipokapni (karbondioksit miktarının azalması) solunum merkezini uyarmaya yetmeyeceğinden tehlikelidir.

    Tüm bu saydığım kurallara bağlı yapılan egzersiz ve çalışmalar dipte nefes tutarak kalış süremizi arttırır. Fakat bilinçsizce yapılırsa hayati tehlikeler de söz konusudur.

    Eğer nefes alma ihtiyacımız doğduğu halde sualtında kalmaya devam edersek bir süre sonra anoksi (oksijensiz kalma) durumu olur. Belirtileri baş dönmesi, kas seyirmesi, bilinç bulanıklığı şeklindedir. Herşey kontrolden çıkabilir. Böyle bir durumda hızla yukarı çıkarız. Yüzeyde nefessiz kaldığımızdan hiperventilasyona (sık ve derin solunuma) başlarız. Bunu gereğinden fazla sayıda yaparsak bayılabiliriz. Çünkü gazların kısmi basıncı toplam basınçla orantılıdır. Dipte oksijen miktarı azalmıştır fakat basınç altında olduğu için çözünürlüğü ve kullanımı iyidir yani hayatı tehlikeye sokacak düzeye inmemiştir. Yukarı çıktıkça ortam basıncıyla birlikte oksijen parsiyel basıncı da düşer, bu da kandaki oksijenin çözünürlüğünü azaltır. Bu azalan oksijen miktarına rağmen, karbondioksit miktarı hiperventilasyon sonucu düştüğü için solunum merkezini uyarmaya yetmez ve solunum uyarılmaz. Karbondioksit artmaya oksijen azalmaya devam eder, oksijensiz ortamda çalışamayan beyin de fonksyonlarını azaltır, sonuçta bilinç bulanıklığı ve bayılma gerçekleşir. Bu olaya sığ su bayılması denir. Bu yüzden:
    Baş dönmesine yol açacak seviyede hiperventilasyondan kaçınılmalı Nefes alma ihtiyacı doğduğunda su yüzüne çıkmalıyız.Zorlandığımızı hissettiğimizde ağırlık kemeri çıkarıp atılabilir. Maske boyuna indirilip su üstünde sırt üstü yüzerlik sağılayıp dinlenilebilir.

    not:teknikler kısmına pranayama ile ilgili kısa bir açıklama yaptım ama uygulamanızı tavsiye etmem bunun yanında hiperventilasyonuda şiddetle tavsiye etmiyorum.Gerçi ben yapıyorum ama benim yaptığım değişik bir hiperventilasyon ilk yazdığım yazınında arkasındayım ama SİZ KESİNLİKLE YAPMAYIN!!!

    hoşçadalın

  • #2
    Dostum sen Barakyuda'yı en başa koymayı unutmuşsun :D

    Yorum yap


    • #3
      Üstadım bi de SPERM BALİNASI da ne ola ki? :shock:

      İspermeçet olmasın ? :) :D

      Yorum yap


      • #4
        doğrudur kuzeyli :
        diğer ismi İspermeçet balinasıdır

        Yorum yap


        • #5
          diğer ismi ise kaşalot
          kafasinda yaklaşık 2 ton yağ bulunur .
          mum yapmakta kullanilan beyaz yağı
          diger bircok yagdan farki yanarken is yapmamasidir.
          birde en ilginci ,hayvanin bagirsak sisteminde olusan ve amber olarak adlandirilan maddedir. bu madde baharat ve parfumlerin koku sabitlestiricisi olarak yogun olarak kullanilir.yuzyillarca asiri olarak avlandiklari icin soyu tukenme tehlikesi ile karsi karsiyadir.bildiğim kadarıyla 30-40 ton olmalarına rağmen sperm balinası neden denmiş bir türlü anlamıyorum.sanırım denizlerde yaşıyan en büyük balina türü

          Yorum yap


          • #6
            mehmetozturk1971 Nickli Üyeden Alıntı
            Dostum sen Barakyuda'yı en başa koymayı unutmuşsun :D
            yahu yazmiyim diordum ama hakketten yarıldım buna ya !çay boğazıma kaçtı gülerken Mehmet abi öldüm burada :D :D

            Yorum yap


            • #7
              ya sanırım yanlış yazmışım
              şöyle hesaplıyalım
              pipin FERRARES 500 feet e inip çıkmıştı .
              süre 7.5dak
              şimdi bir hesap yapalım 1feet=30.48 cm
              500feetx30.48cm=152m yapar...
              sanırım yanlış yazmışım 152m 7.5 dak olacaktı...
              aslında 180 metreye inmeyi başardığı bir dalışıda mevcut ama yukarı çıkarken son 70 metrede spair air kullanmak zorunda kalmış vurgun yemiş ama gel gelelim adam yukarı çıkmayı başarmış.toplam süre 8.25 dak tabii bu dalışı geçersiz sayılmış yukarda bahsettiğim insanoğlunun şu ana kadar başarabildiği limitler.bir yerde okumuştum insan bünyesinin 600 metre derinliğe kadar basınca dayanabileceği ile ilgili ama şu ana kadar scuba(tüple)330 metrede sınırlı kalındı.buda yaklaşık 2-3 ay önce gerçekleşen bir rekordu sanırım

              Yorum yap


              • #8
                ortada komik bir şey varsa hep beraber gülelim

                Yorum yap


                • #9
                  GAFF yazdiklarin cok ilginc ve guzel seyler gercekten :shock: Saolasin.
                  Arkadaslar barakyuda arkadasimizla olan muhabbete gulduler.(bende dahil) :D malum arkadas 35 dakka filan su altinda kalmaktan bahsediyordu ya... Olayin senin yazdiklarinla bir alakasi yok yani. sakin ol...

                  Yorum yap


                  • #10
                    Sn.GAFF , dostum ya sen çok alıngansın , ya da çok ciddi geçen bir hayatın var , yazdıklarına hiçbirşey demiyorum hatta çok güzel bilgiler ama biraz espiri herşeyi daha güzel gösterir. Fazla ciddiyet bu formu bozar, sıkıcı olur, bir süre sonra da kimse gelip gitmez.

                    Yorum yap


                    • #11
                      yorumsuz:
                      Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
                      Dante gibi ortasındayız ömrün.
                      Delikanlı çağımızdaki cevher,
                      Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
                      Gözünün yaşına bakmadan gider.
                      şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
                      Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
                      Ya gözler altındaki mor halkalar?
                      Neden böyle düşman görünürsünüz,
                      Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
                      Zamanla nasıl değişiyor insan!
                      Hangi resmime baksam ben değilim.
                      Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
                      Bu güler yüzlü adam ben değilim;
                      Yalandır kaygısız olduğum yalan.
                      Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
                      Hatırası bile yabancı gelir.
                      Hayata beraber başladığımız,
                      Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
                      Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
                      Gökyüzünün başka rengi de varmış!
                      Geç farkettim taşın sert olduğunu.
                      Su insanı boğar, ateş yakarmış!
                      Her doğan günün bir dert olduğunu,
                      İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
                      Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
                      Her yıl biraz daha benimsediğim.
                      Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
                      Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
                      Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
                      Neylersin ölüm herkesin başında.
                      Uyudun uyanamadın olacak.
                      Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
                      Bir namazlık saltanatın olacak,
                      Taht misali o musalla taşında.

                      CAHİT SITKI TARANCI

                      Yorum yap


                      • #12
                        Çok güzelde yorumsuz kısmını anlayamadım , yani yaş 35 bu yaştan sonra espiri kaldıramam diyorsan bende o yaştayım.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Barakyuda artık sitede yazı yazmamasına karşın daha önce yazdıklarıyla ortalığı hala germeye devam etmekte yazdığı saçma sapan şeyler hala yazılmış olan ciddiyetli konulara bile malzeme olmakta buda sapla saman karışmasında ciddi boyutta sorun teşkil ediyor.

                          Ben GAFF'a şurada katılıyorum yorumların içerisinde yarıldım gülmekten diye bir ifade var ne anlama geliyor anlamış değilim yani Türkçeyi temiz kullanmak varken böyle bir cümle kurmak esasında elit muhabbet kurmak isteyen insanları bu gibi ortamlardan kaçırmakta. şaka tabiki yapılmalı espiri olmalı ama bunu her zaman kişiye göre yapmak bence en iyisi yazı dilini kullandığımız için mimik ve haraketler görülmediğinden mümkün olduğunca anlaşılacak kelimeler kurmak özellikle forum da daha iyi anlaşılmamıza neden olur.İki kelime daha fazla yazmanın ne demek istediğimizi tam olarak anlatmakta daha faydalı olacağını düşünüyorum.

                          Mehmet bey'in Barakyuda yı yazmamışsın demekle nedemek istediğini anladığımdan bende çok güldüm.

                          Ve bu yazımda genelleme yaparak konuştuğum için kimseyi hedef alarak yazmıyorum yazımdan dolayı alınacak veya kırılacak olan arkadaşlar var ise şimdi den affola.

                          Yorum yap


                          • #14
                            gaff ne demiş:

                            ortada komik bir şey varsa hep beraber gülelim


                            cidden hala anlamış değilim komik olan ne?
                            güldüğünüz ne?

                            Yorum yap


                            • #15
                              Güldüğümüz şey şu : Barakyuda nikli arkadaş bundan 1 ay kadar önce foruma ilk girdiğinde 8 dk. kadar nefes tutabildiğini , paletle balıkların peşinden koşarsa bu sürenin 6-7 dk. indiğini ve niçin apnea süresinin kısaldığını sormuştu, bizde hep beraber arkadaşa dünya şampiyonluğuna aday olduğu konusunda tezahuratta bulunduk. İlk önceleri 8 dk. su altında kalmasına karşın balık vuramadığını söylüyordu, sonraları orkinoslarla, 60 kg.luk baracudalarla , köpek balıkları ile resimlerini gönderdi. Ve bizde forumca bu olaya çok güldük.
                              şimdi anlayabildin mi neden benim başa barakyudayı koymayı unutmuşsun dediğimde milletin güldüğünü ? Bu kadar açıklamadan sonra anlayamadıysan barakyuda 'nın mesajlarını bi okuyuver de bizi bu zahmetten kurtar. Bir cümlenin yanlış anlaşılmalarla nereye gelebileceği konusunda iyi bir örnek oldu esasen. şimdi koca koca ülkelerin bir hiç uğruna savaşmalarını anlıyorum. Olay kartopu etkisiyle büyüyüveriyor.
                              İsterseniz bu konuyu burda kapatalım. Siz gerekli gördüğünüz ciddi ve ilginç bilgileri yine forumla paylaşın ben de espiri yapmaktan vazgeçeyim.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X