Duyuru

Gizle
No announcement yet.

Kemal Akgüner gazetede

Gizle
Bu konu kapalıdır.
X
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kemal Akgüner gazetede

    Hürriyet gazetesinin bu günki Pazar ekinde 19.sayfa (4 aralık) Kemal Akgünerle ilgili geniş bilgi yer almakta.. K.Akgüner hayranlarına duyrulur.. 8)

  • #2
    4 Aralık pazar Hurriyet gazetesi pazar ekinden alıntıdır :

    '' İskenderunlu dalgıç Kemal Akgüner, levreklerin, lahosların peşine öyle sığ sularda değil, nefes tutarak indiği 40-50 metre derinlikte düşüyor. Söylediğine göre, bu derinlikte balıklar hem bol hem de daha kolay avlanıyor. Zıpkın dalında yedi kez Türkiye şampiyonu olan Akgüner, tüm becerisini el yordamıyla geliştirip şimdi öğrenci yetiştirir duruma gelmiş.

    İskenderun’da hafta içi kurslar veriyor, zıpkın tasarımı yapıyor. En büyük üzüntüsü Türkiye’yi temsil ettiği uluslararası yarışmalarda henüz iyi derece elde edememesi.

    ‘‘Demir çelik işçisi babamın en sevdiği uğraşı oltayla balık avlamaktı. Hiçbir şeyi balık tutmaya değişmezdi. Zıpkın da kullanırdı. 10-11 yaşındayken onun maskesini, şinorkelini ve paletini alıp kaçar, balığa giderdim.’ Kemal Akgüner (38) denize ve balık tutmaya merakının yıllar önce nasıl başladığını işte böyle anlatıyor. Henüz küçük bir çocukken İskenderun gibi deniz kenarındaki bir şehirde yaşamanın avantajlarından faydalanmış. Öğrencilik günlerinde boş bulduğu her vakitte zıpkını eline alıp kendini İskenderun Körfezi’nin bulanık sularına bırakmış. şimdi Türkiye’nin en iyi zıpkınla balık avcılarından biri.

    Akgüner geçen eylül ayında İskenderun Balıkadamlar Kulübü adına katıldığı Sinop’taki Türkiye şampiyonası’nda yedinci kez birincilik kürsüsündeydi. Yaklaşık altı saat boyunca Sinop kıyısında rakiplerinden daha fazla balık vurmaya çabaladı ve yarışma sonunda bireysel kategoride şampiyonluğa ulaştı. 2550 puanla birinci olurken en yakın rakibine de 450 puan fark attı.

    Aslında Akgüner, Türkiye şampiyonası’na katılmak için yıllarca beklemiş. İstanbul ve Bodrum gibi merkezlere uzakta yaşaması nedeniyle yarışmaları kaçırmış. Üstünlüğünü kaptırmak istemeyen kimi zıpkıncılar onu yarışmalara almak istememiş. Ama yılmamış ve 1996’da Karataş’taki şampiyonada ilk kez becerisini konuşturmuş. Hatta yarışma öncesi antrenmanda sudan çıkmak bilmeyince iki kişi kolundan tutup çıkarmış. Avladığı balıklar karşısında herkes şaşkına dönmüş. Bu ilk şampiyonadan sonra Akgüner başarısını sürdürmüş.

    İLK LEVREK, YAş 13

    Tüm becerisini kendi başına, deneye deneye edinmiş. Kimseden malzeme veya dalış tekniği bilgisi almaya gerek duymamış. Birkaç yıl boşa çabaladıktan sonra ilk balığını 13 yaşında vurmuş. ‘İskenderun yakınındaki Denizciler kasabasında kamptayken zıpkını aldım suya daldım. Ama hangi yöne dönsem balıklar arkama dolanıyor. Sola dönüyorum kaçıyorlar, sağa dönüyorum kaçıyorlar. En sonunda çözümü buldum: Öne eğilip şişi bacak aramdan geriye doğru attım ve bir levrek vurdum.’ O gün eve 5-6 büyük balıkla dönmüş. Kalabalık evin akşam yemeğini neredeyse tek başına çıkarmış. Öyle ki, tüm balıkları onun vurduğuna kimse inanmamış. Uygun tekniği keşfettikten sonra her gün suya dalıp balık peşine düşmüş. Levreğin yanı sıra üç metrelik lahoslar vurmaya başlamış.

    Akgüner, yıllar önce İstanbul’a ilk gidişinde balık avlama malzemelerinin çokluğu ve çeşitliliği karşısında şaşırmış. Ama piyasada satılan malzemelerle yetinmemiş. Zıpkınlarda türlü modifikasyonlar yapmış. Bugünlerde ufak değişikliklerle yetinmeyip zıpkın tasarımına girişmiş durumda. Bu sayede atışlardaki sapmaları gidereceğini söylüyor.

    SU ALTINDA 6 DAKİKA

    Kemal Akgüner yarışmalarda da farklı bir özelliğiyle ön plana çıkıyor. Birçok dalgıç 20-25 metre derinlikte avlanıyor. Halbuki o balığın daha bol bulunduğu ve kaçmadığı 40-50 metre derinliğe tüpsüz inebiliyor. ‘40 metrelerde rahatlıkla balık avı yapabiliyorum. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de bu derinlikte avlanabilen kimse yok. İtalya, İspanya ve Fransa’dan birkaç sporcu var.’ Bu derinliğe tüpsüz olarak, yani oksijen desteği almadan inmek ve yüzeye geri çıkmak yaklaşık iki dakika sürüyor. Sırrı ise acele etmemek. Hedef derinliğe yavaş yavaş inip 10-15 saniye içinde balığı vurarak yine aynı yavaşlıkta geri çıkıyor. Su altında kalmak onun için sorun değil. İki yıl önce Bodrum’daki serbest dalış yarışmasında tam altı dakika su yüzeyine çıkmamış.

    Bu özelliği sayesinde mola kullanmaya bile gerek duymuyor, su altında daha uzun kalıp daha fazla balık avlayabiliyor. Örneğin birkaç yıl önce Ovacık’taki Türkiye şampiyonası’nda 9 kilo çeken yedi balık vurmuş.

    Akgüner, bir dönem tuttuğu balıkları satıyormuş. Zıpkınla avlanan balıkların satışı yasaklanınca bu işten vazgeçmiş. şimdi geçimini sağlamak için ağabeyiyle beraber gözlükçülük ve saatçilik yapıyor.

    TÜRKİYE’DE 10 BİN ZIPKINCI VAR

    Zıpkınla balık avlama Türkiye’deki en eski sualtı sporu. 1970’lerde henüz ortada bir federasyon yokken İstanbul’da ve Gökçeada’da şampiyona düzenleniyordu. 1980’de Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu kurulunca bu şampiyonalar resmileşti. 25 yıldır da Türkiye’nin çeşitli noktalarında düzenleniyor. Resmi kayıtlara göre, lisanslı balık avcısı sayısı 200. Siluet Eğitim Kursu’ndan Cem Özbakır’ın verdiği bilgiye göre, Türkiye’de lisanslı veya lisanssız 10 bine yakın zıpkınla balık avcısı var. Zıpkın avcılığının temel malzemeleri şunlar: Neoprenden yapılan dalgıç elbisesi, maske, şinorkel, tüfek veya zıpkın, palet. Bu malzemelerden oluşan bir setin ortalama fiyatı da 250 Euro yani yaklaşık 400 YTL.

    EN İYİ ZIPKINCILAR İSPANYOLLAR

    Dünya ve Avrupa zıpkınla balık avlama şampiyonaları iki gün, Türkiye’de ise bir gün sürüyor. Yarışmada puanlama avlanan balığın ağırlığına bağlı. 400 gram altı değerlendirmeye alınmıyor. Örneğin 2.5 kiloluk lahos, avcıya 2 bin 500 puan kazandırıyor. Bazı yarışmalarda avlanan her balık için ekstra 500 puan veriliyor. Türk zıpkıncılarının dünyadaki yerini kıyaslamak için 2003’te Nijerya’nın Lagos şehrinde düzenlenen Avrupa ve Afrika şampiyonası örnek verilebilir. şampiyon İspanyol Pedro Carbonel iki günde toplam ağırlıkları 97 kilo 940 gram olan 64 balık vurdu. 24. sırayı alan Türk sporcu Kemal Akgüner ise toplam 26 kilo 575 gram balık avladı. Dünyada en iyi zıpkıncılar genelde İspanya’dan çıkıyor.''

    Yorum yap


    • #3
      Hikayede abartılı bölümler var.
      Bir kere 40-50 metre dalıp rahat av yapılmaz. Bakılıp hemen çıkılsa neyse.
      3 metrelik lahozlarada pek inanasım gelmedi.
      Ayrıca bu kadar balık vurupta amatör seviyede kalıp balık satmıyorum demekte inandırıcı değil.

      Yorum yap


      • #4
        Haklısın ünsal ama ben bu sorunun kemal hocadan değilde röportajı yapan arkadaştan kaynaklandığını düşünüyorum böylesi bir söyleşinin bu işe vakıf biri tarafından yapılması gerekirdi bence. Bende bu yazıyı arkadaşlarım sırf bu yazıyı okumak için masraf etmemelerini istediğim için koydum çünkü bu kalitede bir yazı için gerçekten değmez...Ustalara biraz daha saygı ve özen !

        Yorum yap


        • #5
          Herşeye rağmen Kemal AKGÜNER'i tebrik etmek lazım. Hürriyet gezetesi gibi ciddi bir gazetede yer alıyor. Bunuda hak ettiğine inanıyorum. Haberdeki abartı yüzünden kişinin hakkını yememek lazım, 40-50 metre değilde 20-30 metre olsun çok mu önemli. Bu insan bu işi layıkıyla yapıyor, yarışma sonuçlarıda bunu gösteriyor Kemal Akgüner'i eleştirebilmek için kendisinin katıldığı bir müsabakda onu geçmek gerekir sanırım.HODRİ MEYDAN

          Yorum yap


          • #6
            Kemal hocayı tebrik ederim.Demek ki zıpkıncıların farkına ve varlıklarına herkez dikkat çekmeye başladı. Ayrıca abartılarının kaynağını Kemal hocada aramak anlamsız.Bu abartıları tartışmakta anlamsız.Böyle bir yazı kaç yılda bir çıkabilir ki basında.Bence abartılı yanlarıyla uğraşmayı bırakalımda böyle bir başarıyı takdir edelim.

            Yorum yap


            • #7
              Selçuk bey ve Murat bey size canı gönülden katılıyorum.Ne olursa olsun Kemal Akgüner kendini tüm Türkiye'ye kanıtlamış bir kişi kabul etmek lazım.Saygılarımla.

              Yorum yap


              • #8
                evet aynı yazıyı arkadaşım bana gösterdi gazeteyi okurken sen tanıyomusun Kemal Akgüner'i diye sordu bende güldüm hemen alıp okudum haberi, 13 yaşındaki levrek hikayesini iskenderuna gittiğimizde bize de anlatmıştı çok hoş çok güzel sohbet etmiştik, beraber dalışımızdan sonra ise bence bir numara olduğunu tekrar kanıtladı. yazılanları abartılı bulmuyorum ben çünkü daldığımız derinlik 20 metre civarıyken Kemal abinin 3 dakikaya yakın dip süresi vardı.

                Yorum yap


                • #9
                  ünsal Nickli Üyeden Alıntı
                  Hikayede abartılı bölümler var.
                  Bir kere 40-50 metre dalıp rahat av yapılmaz. Bakılıp hemen çıkılsa neyse.
                  3 metrelik lahozlarada pek inanasım gelmedi.
                  Ayrıca bu kadar balık vurupta amatör seviyede kalıp balık satmıyorum demekte inandırıcı değil.
                  İyi bir zıpkıncı abimiz olduğunu biliyoruz.Fakat bu yazıdaki abartılı bölümler
                  özellikle yeni başlayan arkadaşlarımızı yanlış yönlendirebilir.

                  Bodrum'da ki yarışmada suyun altında 6 dakika kaldığından bahsetmiş,ben o yarışmanın sonuçlarını çok iyi biliyorum,kendisi 2 günde de diskalifiye olarak hiç puan alamamıştır.2003 yılındaki yarışmada da samba yaparak diskalifiye olmuştur.(Serbestdalış yarışmaları)

                  40 metrelerde avlanan Türkiye'de benden başka kimse yok demiş.Ben en azından bu forumda 1-2 kişi olduğunu biliyorum.Kendisi sanırım bu ortamlara uzak olduğundan bilmemesi normal.

                  Bu yazıyı sadece bazı gerçeklerin doğru bilinmesi amacıyla yazıyorum ve gerçekler bu şekildedir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Berkara katılıyorum. Kemal Akgüner bu ülkenin en iyi dalgıcı olabilir ama kendisini bu kadar abartmaması lazım.
                    Ayrıca Sinop yarışmasındada durumu bilmeden konuşuyorsunuz. Kemal Akgüner derin suda yırtındı tek balık alamadan döndü kıyıya bizim yarışma dışı diye dalmadığımız bölümden kendisine gösterilen hoşgörü sonucumu yada başka birşeymi bilemiyorum 2 ispendekle Türkiye şampiyonu oldu.
                    Berkarın anlatıığı yarışma olayını bende duydum sığ su bayılması ile diskalifiye olmuştur. bırakın av yapmayı 50 metreye tüfeksiz skin bile inip çıkamıyor adam.
                    Verilen rakamlar kötü örneklerdir. bu tip sitelerde dikkat edilmesi gereken konudur. müdahale edilmelidir.
                    Daha önceden Müjdat beyin makarasız aldığı 50 kg akya olayına müdahalemiz gibi amacımız bu siteden birşeyler öğrenmek isteyenleri yanlış bilgi ve av tekniklerinden haberdar etmektir. Gerekli anlayışı gösterin lütfen. Müjdat beyle aramızda bir sorun yok Kemal beylede olamaz. Ama eğitici mesajlarla devam edelim.
                    Kendimlede kıyaslıyor değilim ben en fazla 18 metreye dalıp çıktım. Ama 40 metreye benden başka dalıp avlanan yok demekle kendisi bu camiadaki iyi avcılar tarafındanda sevilmiyor.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Bende gazeteyi alıp hayran hayran okumuştum. Demek ki kandırıldım verdiğim praya yazık.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Kemal Bey Ve Müjdat Beylerin konuştugumuz av olayları gerçekten çok güzel kendilerini tekrar buradan tebrik ediyorum. Diğer arkadaşlarında bu iki arkadaşımızın avlarına getirdiği yorumlar bu işi bilenler acısından çok mantıklı ve eğitici -öğretici ve gerçek örnek almalar içinde yanlışlardan uzaklaştırıcı. Arkadaşlar bu av ve derinliklerle ilgili daha geniş bilgi için tarafımıza bizlerden daha tecrübeli bir iki hocamızda yorumlarını katarsa gerçekten çok memnun oluruz. Çok teşekkür eder sağlıcakla dalışlar dilerim. Ne kadar yorum getirilsede Müjdat ve Kemal beyleride biz hepsini gerçek sayarak yine tebrik edelim . Saygılarımla.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Diğer yorumcu arkadaşlarında daha gerçekçi yaklaşım ve yorumlarından dolayıda kendilerine teşekkür ediyorum. Biraz dalıyorsak bile bazı şeyleri daldıkça daha iyi yorumlayabiliyoruz.Hep beraber iyi avlar ögretici eleştirilerede devam.İyi akşamlar.

                          Yorum yap


                          • #14
                            arkadaslar dikkat ettinizmi serbest dalıştan acık bır bıcımde SPOR olarak bahsedılmış bu yazıda benım hosuma gıden en guzel seyde bu.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Kemal akgünerle tanışmış ve dalmış bir kişi olarak bu konuda görüşlerimi sunmak isterim.. ilk olarak Kemal Akgünerin çok mütevazi ve alçak gönüllü bir insan olduğunu söylemek isterim.. Kemal Beyle şampiyonalar ve diğer şampiyonlar hakkında da sohbetlerimiz oldu..Kendisinin 40 metrelerde avlandığını anlattı ancak Türkiyede yalnızca bu derinlikte ben avlanırım diye bir kavram kullanmadı.. Kendisinin su altından 3 dakika çıkmadığına şait oldum.. 3 metrelik lagos , 6 dakika dip süresi, yalnızca kendisinin 40 metrede avlanması vb. yazıların basının abartması veya röportajı yapan kişinin yanlış yazmasından kaynaklandığını düşünüyorum.. Eminim ki sizler de K. Akgünerle tanışmış olsanız onun böyle sözler söyleyecek bir insan olmadığını anlarsınız.. Selamlar..

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X