Duyuru

Gizle
No announcement yet.

Vatoz ve ben

Gizle
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Vatoz ve ben

    İlk iletim buraya kısmetmiş :?

    Bir avcının av anılarını dinlemesiyle anlatması kadar zevkli birşey yok sanırım..Yakın bir tarihte başıma gelen ve çok şaşırdığım bir anımı paylaşmak istiyorum....Olayın heyecanını elimden geldiğince abartmamaya çalışacağımdan emin olabilirsiniz :lol:

    Yaklaşık 1 hafta önce forumda gezinirken görmüş olduğum avlarında etkisiyle arkadaşlarla bir av planladık...Yer ve zaman seçimi aceleci gibi olsada avın ne zaman ve hangi şartlarda karşımıza çıkacağını düşünmeden denizin yolunu tuttuk....
    8,30 civarlarında suyun bulanık olması kafamızda bazı sor işaretleri oluştursada geniş bir alana dalış yapacağımız için pekte aldırmadık...Mekanın yabancısı olmamızda rağmen hiç düşünmeden suya girdik..Arkadaşlardan uzaklaşıp görüşün netleşeceği bir yer bulma cabasıyla alanı iyice genişlettim....Giriş yaptığımız yerin az ilerisinde bir burun ve arkasında sakin bir koy vardı...O mevkiye doğru yöneldim..
    Tatmin edici bir av olmadığını düşünerekten kendime mera seçmeye başlamıştım...Küçük bir dalışla ilerlerken karşımda bir ağ gördüm ve bir anda irkildim...Biraz daha geç kalsaydım sanırım avlanacaktım :P Dalış esnasında ağdan korktuğum kadar başka birşeyden korkmadığımı düşündüğüm bir anda yerdeki parçalanmış sargoz,sokar gibi balıkları gördüm...Bu esnada aklıma türlü türlü şeyler geldi...Merakıma yenilerek parçalanmış balıkları inceledim ve bir saldırıya maruz kaldığını anladım....Fakat 10-15 tane balık neden dağınık ve parçalanmıştı anlayamadım...Ağın karşıma çıktığı anda bir kaç metre ilerisinde ağın parçalandığını ve dolaştığını farkettim....Balıkçıya kısmet olmayan balığın bana kısmet olacağını düşündüm ve sessiz sessiz kendime bir yer seçtim....İşte bu esnada bulanık olan suda bir beyazlık hissetim..Ne olduğunu seçememiştim...Tek seçebildiğim hareket ettiğiydi...zıpkınımın yetersiz kalacağını düşünerek biraz yaklaşmaya çalıştım...Fakat bir anda oda bana yaklaştı :cry: Günün balığını çıkaracağımı düşündüğüm bir anda onun bir vatoz olduğunu yaklaşınca anladım...Fakat beklemediğim bir anda beklemediğim bir tepkiyle üzerime doğru hızlı hareketlerini görünce panikledim(yalan yok) :) Birde boyutunu görüncee iyice affalladım.....O sessiz ve sakin olarak görüp geçtiğim yaratık ağda almış olduğu yarayla iyice hırçınlanmıştı....Aramızda belki 1 metre felan vardı sanırım o an tek hatırladığım hızlı kanat hareketleriyle beni ürküttüğüydü :D
    Arkama bile bakmadan kaçtığımı hatırlıyorum...
    Suyun içinde bu yaşadıklarımdan sonra tüm hevesim yıkılmıştı....Bir hevesle gittiğim avın hüsranla sonuçlandığınamı yada Az kalsın balıkçıya ve vatoza av olacağımızamı yanayım bilmiyorum ama Bu foruma yazacak bir av anısı olduğu kanaatindeyim....
    Zevkli,heyecanlı,kazasız belasız avlar geçirmeniz dileğiyle...

  • #2
    teberik ederim vazo görüp kaçışan ilk değilsiniz..ne de som

    Yorum yap


    • #3
      muhlis beyğ Nickli Üyeden Alıntı
      teberik ederim vazo görüp kaçışan ilk değilsiniz..ne de son
      muhlis beyg foruma bayağı renk katacak galiba bu gidişle.. :)

      Mehmet bey, vatos benim de cok ürktüğüm bir balık. çok karşılaşmayı sevmem ama arasıra sizin de rastladığınız gibi karşılaşılabiliyor. o büyüklükte işe yarar balıklarla karşılaşmanzı dileklerimle...

      Yorum yap


      • #4
        ...............

        Yorum yap


        • #5
          ben agaşon yapmadan önce 10 dakka cevre analizi yaparım İlkerim :)
          ağı var çaparizi var...

          tikkatli olmak lazım değil mi Muhlis beyg ? insana ahtabota (!) falan atar kalır öyle icabında 2m suda tavanda asılı ampul gibi. :)

          Yorum yap


          • #6
            ...............

            Yorum yap


            • #7
              antalyanın lara kıyılarında 1 metre suda ben de bir vatozla karşılaştım. kanatlarının arası bir metreden biraz fazlaydı . zıpkınımın ucunu iki gözünün ortasına 10cm kadar yaklaştırmama izin verdi.herhalde onu vurmayacağımı hissetmiş olmalı ki kaçmadı. daha önce etraftan vatoz etinin yenmediğini, çok sert ve lezzetsiz olduğunu,çok fazla sinir bulunduğunu duymuştum.bu yüzden yemeyeceğim bir balığı vurmanın pek doğru olmayacağını düşünerek atış yapmadım.yaklaşık 20 saniye kadar birbirimizi süzdükten sonra yavaşça havalanarak uzaklaştı.ancak balık çeşitlerinin anlatıldığı bölümde etinin ticari değerinin olduğundan bahsedildiğini okudum.nedir,bu balık yenir mi furayım mı oni?

              Yorum yap


              • #8
                antalyanın lara kıyılarında 1 metre suda ben de bir vatozla karşılaştım. kanatlarının arası bir metreden biraz fazlaydı . zıpkınımın ucunu iki gözünün ortasına 10cm kadar yaklaştırmama izin verdi.herhalde onu vurmayacağımı hissetmiş olmalı ki kaçmadı. daha önce etraftan vatoz etinin yenmediğini, çok sert ve lezzetsiz olduğunu,çok fazla sinir bulunduğunu duymuştum.bu yüzden yemeyeceğim bir balığı vurmanın pek doğru olmayacağını düşünerek atış yapmadım.yaklaşık 20 saniye kadar birbirimizi süzdükten sonra yavaşça havalanarak uzaklaştı.ancak balık çeşitlerinin anlatıldığı bölümde etinin ticari değerinin olduğundan bahsedildiğini okudum.nedir,bu balık yenir mi furayım mı oni?

                Yorum yap


                • #9
                  antalyanın lara kıyılarında 1 metre suda ben de bir vatozla karşılaştım. kanatlarının arası bir metreden biraz fazlaydı . zıpkınımın ucunu iki gözünün ortasına 10cm kadar yaklaştırmama izin verdi.herhalde onu vurmayacağımı hissetmiş olmalı ki kaçmadı. daha önce etraftan vatoz etinin yenmediğini, çok sert ve lezzetsiz olduğunu,çok fazla sinir bulunduğunu duymuştum.bu yüzden yemeyeceğim bir balığı vurmanın pek doğru olmayacağını düşünerek atış yapmadım.yaklaşık 20 saniye kadar birbirimizi süzdükten sonra yavaşça havalanarak uzaklaştı.ancak balık çeşitlerinin anlatıldığı bölümde etinin ticari değerinin olduğundan bahsedildiğini okudum.nedir,bu balık yenir mi furayım mı oni?

                  Yorum yap


                  • #10
                    antalyanın lara kıyılarında 1 metre suda ben de bir vatozla karşılaştım. kanatlarının arası bir metreden biraz fazlaydı . zıpkınımın ucunu iki gözünün ortasına 10cm kadar yaklaştırmama izin verdi.herhalde onu vurmayacağımı hissetmiş olmalı ki kaçmadı. daha önce etraftan vatoz etinin yenmediğini, çok sert ve lezzetsiz olduğunu,çok fazla sinir bulunduğunu duymuştum.bu yüzden yemeyeceğim bir balığı vurmanın pek doğru olmayacağını düşünerek atış yapmadım.yaklaşık 20 saniye kadar birbirimizi süzdükten sonra yavaşça havalanarak uzaklaştı.ancak balık çeşitlerinin anlatıldığı bölümde etinin ticari değerinin olduğundan bahsedildiğini okudum.nedir,bu balık yenir mi furayım mı oni?

                    Yorum yap


                    • #11
                      Benim başıma 2 tane üzücü olay geldi. Sarozda av yaparken milyarda bir olacak bir olaydır ki geçen sene çok kıyıda, 50cm. suda yattığımda gelen ispendek sürüsünden iri olana çekmiştim, balık önce debelenmeye başladı, şiş te biraz oynadı tabii ki. Ardından şiş havalandı ve ucu yüzeye çıktı. Dehşet bulanık bir suda ne olduğunu anlamamıştım, levreği de bıraktım ve şişin ucuna gittim bi baktım vatos. Levreğin doğrultusunda kumun altında yatan bir de vatoz varmış. Neyse ki iç organlarını deşmeyen zıpkını balığı kıyıya çıkarıp şiştren çıkarıp suya geri attım ve yüzüp gitti. O anda dalışa girişimin belki 3. dakikası olduğundan kıyıdaki ahali de bayaa ilgiyle karşılamıştı, vatozu geri yüzme alanına bıraktığımda da bayağı laf söylemişlerdi, bendeki cevap da şu idi, "Kimi kimin yerinden kovuyorsunuz?..."

                      2. Anım ise gene geçen sene bodrumda başıma geldi. İlk defa gittiğim, tatlı bir meille 10m. ye inen bir tershane önü merada dalarken 7-8m. civarlarında çupra umuduyla kendime yosunların arasında ufak, tam bedenime göre bir kumluk seçmiştim. Yukarıda iyi nefeslenip aşağıda muhtemel çupra/sinarit avlarının uzun apnea süresine kendimi hazırladım ve dalışa geçtim. 2m. kala belimi bükerek dip ile paralel oldum ve yavaş yavaş dibe oturmaya başladım. Tam indiğim anda altımda bir kıpırtı, o anda hayatımın en heyecanlı anını hyaşadım. Feci bir refleks ile kendimi ellerimle yukarı attım ve bir o kadar korkan vatozu gördüm. yaklaşık bir kol boyundaki vatosun rina olmadığını anladığımda bir sevindirik oldum ve yukarı çıktım, zıpkın vatoza doğrultulmuş, sanki en ufak hareketinde vuracakmış gibi, istemdışı gelişen bir olay. Yukarıda başıma geleni hazmedene kadar 5 dakika bekledim ve dalış boyunca hep yosunların üstüne yattım :) Halen de dalarken o korku ile dalarım, emin olun agaşonda insanı öldürmeyen ama dalıştan nefret ettiren bir olgudur bu :)

                      Yorum yap


                      • #12
                        Benim başıma 2 tane üzücü olay geldi. Sarozda av yaparken milyarda bir olacak bir olaydır ki geçen sene çok kıyıda, 50cm. suda yattığımda gelen ispendek sürüsünden iri olana çekmiştim, balık önce debelenmeye başladı, şiş te biraz oynadı tabii ki. Ardından şiş havalandı ve ucu yüzeye çıktı. Dehşet bulanık bir suda ne olduğunu anlamamıştım, levreği de bıraktım ve şişin ucuna gittim bi baktım vatos. Levreğin doğrultusunda kumun altında yatan bir de vatoz varmış. Neyse ki iç organlarını deşmeyen zıpkını balığı kıyıya çıkarıp şiştren çıkarıp suya geri attım ve yüzüp gitti. O anda dalışa girişimin belki 3. dakikası olduğundan kıyıdaki ahali de bayaa ilgiyle karşılamıştı, vatozu geri yüzme alanına bıraktığımda da bayağı laf söylemişlerdi, bendeki cevap da şu idi, "Kimi kimin yerinden kovuyorsunuz?..."

                        2. Anım ise gene geçen sene bodrumda başıma geldi. İlk defa gittiğim, tatlı bir meille 10m. ye inen bir tershane önü merada dalarken 7-8m. civarlarında çupra umuduyla kendime yosunların arasında ufak, tam bedenime göre bir kumluk seçmiştim. Yukarıda iyi nefeslenip aşağıda muhtemel çupra/sinarit avlarının uzun apnea süresine kendimi hazırladım ve dalışa geçtim. 2m. kala belimi bükerek dip ile paralel oldum ve yavaş yavaş dibe oturmaya başladım. Tam indiğim anda altımda bir kıpırtı, o anda hayatımın en heyecanlı anını hyaşadım. Feci bir refleks ile kendimi ellerimle yukarı attım ve bir o kadar korkan vatozu gördüm. yaklaşık bir kol boyundaki vatosun rina olmadığını anladığımda bir sevindirik oldum ve yukarı çıktım, zıpkın vatoza doğrultulmuş, sanki en ufak hareketinde vuracakmış gibi, istemdışı gelişen bir olay. Yukarıda başıma geleni hazmedene kadar 5 dakika bekledim ve dalış boyunca hep yosunların üstüne yattım :) Halen de dalarken o korku ile dalarım, emin olun agaşonda insanı öldürmeyen ama dalıştan nefret ettiren bir olgudur bu :)

                        Yorum yap


                        • #13
                          Benim başıma 2 tane üzücü olay geldi. Sarozda av yaparken milyarda bir olacak bir olaydır ki geçen sene çok kıyıda, 50cm. suda yattığımda gelen ispendek sürüsünden iri olana çekmiştim, balık önce debelenmeye başladı, şiş te biraz oynadı tabii ki. Ardından şiş havalandı ve ucu yüzeye çıktı. Dehşet bulanık bir suda ne olduğunu anlamamıştım, levreği de bıraktım ve şişin ucuna gittim bi baktım vatos. Levreğin doğrultusunda kumun altında yatan bir de vatoz varmış. Neyse ki iç organlarını deşmeyen zıpkını balığı kıyıya çıkarıp şiştren çıkarıp suya geri attım ve yüzüp gitti. O anda dalışa girişimin belki 3. dakikası olduğundan kıyıdaki ahali de bayaa ilgiyle karşılamıştı, vatozu geri yüzme alanına bıraktığımda da bayağı laf söylemişlerdi, bendeki cevap da şu idi, "Kimi kimin yerinden kovuyorsunuz?..."

                          2. Anım ise gene geçen sene bodrumda başıma geldi. İlk defa gittiğim, tatlı bir meille 10m. ye inen bir tershane önü merada dalarken 7-8m. civarlarında çupra umuduyla kendime yosunların arasında ufak, tam bedenime göre bir kumluk seçmiştim. Yukarıda iyi nefeslenip aşağıda muhtemel çupra/sinarit avlarının uzun apnea süresine kendimi hazırladım ve dalışa geçtim. 2m. kala belimi bükerek dip ile paralel oldum ve yavaş yavaş dibe oturmaya başladım. Tam indiğim anda altımda bir kıpırtı, o anda hayatımın en heyecanlı anını hyaşadım. Feci bir refleks ile kendimi ellerimle yukarı attım ve bir o kadar korkan vatozu gördüm. yaklaşık bir kol boyundaki vatosun rina olmadığını anladığımda bir sevindirik oldum ve yukarı çıktım, zıpkın vatoza doğrultulmuş, sanki en ufak hareketinde vuracakmış gibi, istemdışı gelişen bir olay. Yukarıda başıma geleni hazmedene kadar 5 dakika bekledim ve dalış boyunca hep yosunların üstüne yattım :) Halen de dalarken o korku ile dalarım, emin olun agaşonda insanı öldürmeyen ama dalıştan nefret ettiren bir olgudur bu :)

                          Yorum yap


                          • #14
                            Benim başıma 2 tane üzücü olay geldi. Sarozda av yaparken milyarda bir olacak bir olaydır ki geçen sene çok kıyıda, 50cm. suda yattığımda gelen ispendek sürüsünden iri olana çekmiştim, balık önce debelenmeye başladı, şiş te biraz oynadı tabii ki. Ardından şiş havalandı ve ucu yüzeye çıktı. Dehşet bulanık bir suda ne olduğunu anlamamıştım, levreği de bıraktım ve şişin ucuna gittim bi baktım vatos. Levreğin doğrultusunda kumun altında yatan bir de vatoz varmış. Neyse ki iç organlarını deşmeyen zıpkını balığı kıyıya çıkarıp şiştren çıkarıp suya geri attım ve yüzüp gitti. O anda dalışa girişimin belki 3. dakikası olduğundan kıyıdaki ahali de bayaa ilgiyle karşılamıştı, vatozu geri yüzme alanına bıraktığımda da bayağı laf söylemişlerdi, bendeki cevap da şu idi, "Kimi kimin yerinden kovuyorsunuz?..."

                            2. Anım ise gene geçen sene bodrumda başıma geldi. İlk defa gittiğim, tatlı bir meille 10m. ye inen bir tershane önü merada dalarken 7-8m. civarlarında çupra umuduyla kendime yosunların arasında ufak, tam bedenime göre bir kumluk seçmiştim. Yukarıda iyi nefeslenip aşağıda muhtemel çupra/sinarit avlarının uzun apnea süresine kendimi hazırladım ve dalışa geçtim. 2m. kala belimi bükerek dip ile paralel oldum ve yavaş yavaş dibe oturmaya başladım. Tam indiğim anda altımda bir kıpırtı, o anda hayatımın en heyecanlı anını hyaşadım. Feci bir refleks ile kendimi ellerimle yukarı attım ve bir o kadar korkan vatozu gördüm. yaklaşık bir kol boyundaki vatosun rina olmadığını anladığımda bir sevindirik oldum ve yukarı çıktım, zıpkın vatoza doğrultulmuş, sanki en ufak hareketinde vuracakmış gibi, istemdışı gelişen bir olay. Yukarıda başıma geleni hazmedene kadar 5 dakika bekledim ve dalış boyunca hep yosunların üstüne yattım :) Halen de dalarken o korku ile dalarım, emin olun agaşonda insanı öldürmeyen ama dalıştan nefret ettiren bir olgudur bu :)

                            Yorum yap

                            Hazırlanıyor...
                            X