Duyuru

Gizle
No announcement yet.

Mığrı

Gizle
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Mığrı

    Bilirsiniz arkadaşlar egede mığrıya, mıngıri derler.( en azından bizim oralarda öyle diyorlar ) Neyse, bu güne kadar okadar çok vurdumki ve olta ile yakaladım sayısını ben bile unuttum. Ama şunu itiraf etmeliyimki çok büyük cahillik etmişim. Kaçamayan zavallı bir canavar o! Aynı şeyi ahtapot içinde düşünüyorum bilesiniz. Büyüklerim bana kızabilirler tabii. Gelelim mevzuya, yine bir gün dalıştayız, acemice dalıp çıkıyoruz bir kayalıktan aşşağı süzüldüm karagöze bakıyorum taş altı. Genelde mıngriyi kuyruk ucundan büyüklüğünü hesaplayabiliriz.( bana göre yani) Yani işaret ve orta parmağımızı yanyana koyduğumuzda balığın kuyruk ucu aynı ebadlara yaklaşıyor veya hafif geçiyorsa boyu yerden kemer tokamıza kadar oluyor veya daha kısa. ( boyum 185 cm) İşte o dalış esnasında gördüğüm kuyruk ucu tam elim kadardı. İlk önce anlam veremedim. Kahramanım ya sözüm ona , onu vurursam heykelim dikilecek ve sitede sonsuz bir itibar kazanacağım düşüncesiyle başladım kayalıkta kafasını aramaya. dalıyorum ediyorum yok! Bulamıyorum. Bir süre sonra bir yarıktan vucutunu gördüm. Arkadaşlar su tahliye borusu gibi bişi! Yine anlam veremiyorum büyüklüğü hakkında. Görmemişimki. 10 saniye sonra aynı yarıktan kafasını çıkardı. Annnem annem.... Arkadaşlar öyle bir sudan çıkmışımki belime kadar.benden çıkan ses vıyklamayla karışık acaip bir şeydi. Ben hayatım boyunca ne öyle bir efe gördüm nede görebileceğime ihtimal veriyorum. Dua ediyorumda iyiki zıpkın atmamışım. Herkese sevgiler.

  • #2
    eğre mıgrının kuyrugunu görüyor fakat kafasını bulamıyorsanız size önerim (4 tefa denedim hepside işe yaradı)kuyruguna zıpkının ucuyla hafifce dokunun birkaç saniye sonra kafasını kuyrugunun oldugu delikten çıkaracaktır. gerisi size kalmış

    Yorum yap


    • #3
      bu arada o nasıl bir mıgrı mış benim vurdugum en büyük mıgrı 123 cm idi ve en kolay vurdugum mıgrı

      Yorum yap


      • #4
        vurduğu müren veya mığrı'yı yiyen varmı?

        Yorum yap


        • #5
          her vurduğum mıgrıyı yemişimdir

          Yorum yap


          • #6
            Tadı Güzelmi Mahir ? mezgite mi benziyor?

            Yorum yap


            • #7
              ben pek balık sevmem vurduğum için mecbur yerim ama mıgrının kılcık falan yok sade et tadınıda sevdiğim az balıktan biri az unlayıp az yağlı tavada yada ızgarada pişiriyoruz. en azından bir kere tatılmalı tatmadan konuşulmasın ha birde soğanda birkaç gün bekletilip yenirdiye birşey var kesin deneme tatını beğenmeyenler hep öyle pişirmiş ama hiç öyle pişirilmesini yemedim

              Yorum yap


              • #8
                ama o kalın ve sert derisini çıkartmak tam bi işkence
                UMUT ARSLAN

                Yorum yap


                • #9
                  ben babama bırakıyorum o işi

                  Yorum yap


                  • #10
                    Madem böyle bir başlık açıldı, müsadenizle ben de ilk mığrı anımı anlatayım. (Daha önce biryerlerde anlatmıştım ama şu anda hatırlayamıyorum)

                    Yer Ayvalık - Sarımsaklı, yıl 1997. Bir abimiz sabahları elinde zıpkın suya giriyor ve akşamlık nevale ile çıkıyor. Bunun görünce bir arkadaşımla birlikte biz neden yapmıyoruz deyip, klasik 75'lik 3 uçlu zıpkın, gözlük snoker ve fosforlu sarı bir çift palet alarak kendimiz öğlene yakın bir saatte üzerimizde sadece mayo ile suya atıyoruz.

                    Yaklaşık 2.5 - 3 saatlik bir kıyı turunun sonuna doğru 1.20 m derinlikte kayanın altında bir siyah bir kafa ve kocaman iki tane göz bana bakıyor. Arkadaşı çağırıp çağırmamakta tereddüt ediyorum. Üçlü ucu kafasına yaklaştırmama rağmen balıkta tepki yok. Bu arada balığın ne olduğu konusunda da en ufak bir fikrim yok.

                    Tetiğe basıp basmama konusunda baya bir düşündükten sonra "ne olacak ya" deyip tetiği çektim. Bir anda zıpkının 90 santimlik şişi kayanın altında yok oldu. Ulan ne oluyo falan derken ortalık sakinleşti. Demirin ucunu el yordamı ile bulup çektim, gelecek gibi değil. Biraz zorladım şiş yamulmaya başladı. 5 - 6 dakika bekleyip yine denedim. Bir baktım şiş geliyor. kayanın altından çıkan balık bir anda şişe ve oradanda çıplak kol ve omzuma kadar dolandı. Hayatımda yaşadığım en büyük korkuyu yaşıyordum. Aklıma ilk gelen ya zıpkının ucundan kurtulursa oldu ve can havli ile kafasına girmiş olan 3'lü ucu bir kayaya dayayıp olanca gücümle bastırdım ve balık kolumdan sıyrıldı ölmüştü.

                    Vurduğum ilk balık 1.85 cm boyunda 7.2 kg'lık bir mığrıydı. Kıyıya çıktığımda acayip karizmam olmuştu. Zıpkıncı abimizin yardımıyla balığı yüzüp flato çıkarttık. Tam 4 kg fileto et çıktı ve akşam afiyetle yedik.

                    Bu arada sırtımız da 2. derece yanık olmuştu.

                    Sevgiler.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Mığrı ile tanışmam geçtiğimiz kurban bayramında da Didim de oldu. 2m derinde kaya ovuğu içinde iri gözlerle bana bakıyordu. hava lodosa dönmekte idi. balığı ortasından bir yerden vurdum zıpkını çekmeye başladığımda zıpkından kurtulduğunu gördüm bayağı üzüldüm çünkü ne balığı olduğunu anlamamıştım, sonradan tarifler üzerine mığrı olduğunu öğrendim.
                      ahtapot ve bu balık üzerine düşüncem şu; bi daha vurmayacağım. çünkü kaçamayan canlıya atış yapmak benim hoşuma gitmiyor. ama atanları da kınamıyorum tabii ki. isteyen istediği gibi avlanır.
                      herkese bol trofeli avlar.

                      Yorum yap


                      • #12
                        ben i bir mığrıyla 1986 yılında bodrum turgutreis'te,ilk kez bir müren ile karşılaşmamdan 2 sene sonra karşılaştım.Tıpkı müren'de olduğu gibi bir kayanın kovuğundan cesur bir tavırla bana bakıyordu.Kendi dünyasında doğal düşmanları bildiğim kadarıyla çok az olan bu kuvvetli ve cesur balık,herhalde dış dünyadan gelen 13 yaşında bir yeni yetmenin elindeki kısacık yılmaz ile kendisi için ne kadar tehlikeli olabileceğini tahmin etmiyordu.2 sene önce Alanya incekumda müren'e yaptığım gibi hiç zorlanmadan,çok yakın bir atış sonrası sudan çıkarttım şişe dolanan yaklaşık 1 metrelik mığrıyı.Bir daha ne müren ne de mığrıya atış yaptım.

                        Yorum yap


                        • #13
                          biraz fazla duygusal olmuş galiba :)

                          Yorum yap


                          • #14
                            DEVASA MIĞRILAR

                            Aranıza yeni katıldım.Bütün arkadaşlara selamlar.
                            Bugüne kadar o kadar iri mığrılar gördüm ki,sizin de görmenizi isterim.
                            Mığrı avlayan arkadaşlara tavsiyem, bahsettikleri mığrıları fazla gözlerinde büyütmesinler.Büyük bir mığrıyı gördüğünüzde kuyruk ölçmeye gerek kalmaz.Zaten onun devasa bir yaratık olduğunu anlarsınız.Gerçi 1 - 2 m derinliklerdeki sularda o büyüklükteki bir mığrıya rastlayacağınızı sanmıyorum.Devasa mığrılarla karşılaşmak için 20 m ve daha derin sularda olmalısınız.Yuvada yaşayan nadiren yuvalarından çıkan canlılardır.Bu derinlikte 3 metre boyunda 40 kg lık bir mığrıya zıpkın atmak pek akıl karı değildir.Büyük ihtimalle tüfeğinizden olursunuz.şanslıysanız sadece şişiniz gider.Çok dirençli,mukavemet gösteren, kolay teslim olmayan ve geç ölen bir hayvandır.Mığrıyı vucağınız nokta ve açı önemlidir.Kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebileceğim, kafadan vurmalı.Ama bu atış dik değil yatay olmalı.Gözün hemen arkasından giren şiş kafayı çapraz geçip karın altından çıkmalı.Bu atış şekli solungaçları da dağıttığı için yoğun kanamaya sebep oluyor ve hayvan fazla direnemiyor.
                            İsabetli bir atıştan sonra makaranızdan ip salıp satha çıkın,yarım saat geçmeden balığı almayı denemeyin.Bu arada teknede veya kıyıda dinlenin.Yarım saat sonra mığrı pelte vaziyetine gelmiş olacaktır fakat yuvadan çıkarmak yinede kolay olmayabilir.Birkaç dalış yapmak gerekebilir.Balığı tekneye almadan önce teknedeki insanları duruma alıştırın.Birkeresinde böyle bir mığrıyı tekneye verdiğimde insanların kamaranın üstüne zıpladığını hatırlıyorum.Balık canlıysa bir bıçak yardımıyla öldürün.Mığrının öldüğüne emin olmadan sakın ola elinizi ağzına falan sokmaya balığın dişlerini incemeye kalkmayın hala çok kuvvetli ısırabilir.
                            Mığrıyı tekneye alırken kakıç kullanırsanız daha rahat edersiniz.Eğer 2 kişi varsa kayıkta ikisi beraber almalıdır.Bir kişinin gücü yetmeyebilir.Zıpkın şişinden tutarak balığı tekneye almaya çalışmak tehlike yaratabilir ya da şişiniz deforme olabilir.
                            Balığı bir çengele asarak pense yardımıyla kolayca derisini yüzebilirsiniz.Kuyruk tarafı çok kılçıklı olur.Kuyruk tarafından balığın üçte birini kesip atın.Kalanını fileto çıkartıp terbiye ederseniz,afiyetle yersiniz.Mığrı çok lezzetli bir balıktır.Avının zor olması,yılan soyundandır denilip önyargılı bakılması sebebiyle makbul sayılmaz.Ama değerini bilen bilir.
                            Mığrıların istakoz,pavurya gibi kabuklularla beslendiği söylensede bugüne kadar hiçbir mığrının içinde bu kabuklulara rastlayamadım. Midelerinden hep balık çıkmıştır.Bilakis daldığınız merada istakoz görürseniz bu yakınlarda mığrı olabileceğine işarettir.Mığrıyı aynı yuvanın içinde eşkinalarla birbirine sürtünürken görebilirsiniz.şişinizden yaralı kurtulan balığı da 5 dakika sonra bir mığrının ağzında görebilirsiniz.
                            Mığrılar pek tekin hayvanlar değildir.Yuvasının önünde fazla kalırsanız cezbolup kösteğinizden balık çalmaya kalkabilir.Bu telaş edilecek bir durum değildir.Zaten siz farkına varana kadar o alacağını alır.Ama emek verip avladığınız balığıda mığrıya ikram etmek insanın biraz moralini bozar,çünkü genelde köstekteki en iri balığa musallat olurlar
                            Gelelim ziyafet kısmına.Avladığınız mığrının yiyebileceğiniz kadar kısmını ayırıp gerisini derin dondurucuya atın.Yiyeceğniz kısmı önce terbiye etmeniz gerekiyor.Terbiye için değişik tarifler olsada. ben kendi yaptığım terbiyeyi size anlatayım.
                            Malzemeler :
                            2 adet soğan rendelenecek
                            2 adet domates rendenecek
                            1 yemek kaşığı salça
                            1 çaybardağı sızma zeytinyağ
                            1 çaybardağı yoğurt
                            5 diş sarımdak dövülecek
                            yarım demet maydanoz ince kıyılacak
                            1 limon suyu
                            kırmızı toz biber,karabiber ve tuz eklenecek

                            yaptığımız bu terbiyeyle fileto etleri iyice harmanlayıp saklama kabına alın.Buzdolabında 48 saat bekletin.Sonra atın mangalın üstüne.Yanında rakıyı ihmal etmeyin.Afiyet olsun.

                            Hepinize sevgiler saygılar. Nice keyifli avlara.......

                            Yorum yap


                            • #15
                              benim vurduğum mığrının ağzından ,bütün olarak yutulmuş ve canlı bir yengeç çıkmış ve kaçmıştı.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X