ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25-10-2006   #1 (permalink)
ZIPKINCI
 
stafilococ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13-08-2006
Nerden: İzmir Bornova
Mesajlar: 685
stafilococ - MSN üzeri Mesaj gönder stafilococ - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Balık olmak ya da olmamak!

GENEL DOĞRULAR

Tüm genetik şifreleri ve mevsimselliği bir kenara atarsak, genel olarak balığa lezzetini veren, onun beslenme biçimi ve çeşitliliğidir. Etobur balıkların (belki de bu tanım ilk kez yapılıyor), yani kendisinden kaçma şansı olan diğer balık ve deniz canlılarını yiyerek beslenen balıkların (lüfer, levrek, sinarit, palamut), otobur balıklardan, yani balık yakalama şansı olmayan küçük ağızlı, ısırıcı değil emici balıklardan (kefal, sarpa, kaya balığı, ot balığı, kupes) daha lezzetli olduğu söylenebilir. İstisnalar yok mudur? Olmaz mı? Barbunya otoburdur ve çok lezzetlidir, köpekbalığı da lezzetsiz.

İkinci önemli kriter ise beslenmenin çeşitliliği ve balığın gezginliğidir. Bu noktada da yiyeceğin daha çeşitli olduğu derin suda yaşayan balıkların (mercan, fangri, karagöz, kırlangıç, lagos) ve gezerek-göçerek değişik denizlerin tatlarını vücutlarında barındıran balıkların (hamsi, sardalye, uskumru, lüfer, palamut) göreceli olarak daha lezzetli olduğu söylenebilir. Bu teorinin en basit kanıtı çiftliklerde yetiştirilen balıklar ve en uçtaki örneği ise akvaryum balıklarıdır. Çamurdan ya da betondan ya da camdan yapılmış havuzlarda tek tip yapay yemle beslenen ve hantallaşan balık lezzetini de kaybeder.

TAZE BALIK SEÇİMİ

Denizden yeni çıkmış ve dolaba girmemiş "çok taze" balık insana büyük keyif verir, "taze" balık idare eder, "bayat" balık süründürür, "çok bayat" balıksa öldürür. Dolayısıyla çok bayat balık satan balıkçı katildir ve katiller vardır. Bunlar, kırk yılda bir balık alan, tanımadıkları, gelip geçici müşterileri vururlar.
Gerçekten de tazeyken bol A, B, D vitamini ve protein içeren, kalp rahatsızlıklarına karşı koruyucu görev üstlenen ve madensel tuzlar (iyot, fosfor, kalsiyum, klor) bakımından oldukça zengin olan balık, bayatladığında aynı özellikleri göstermez, aksine tehlike arz eder. Bayatlamış balıktaki toksinler zehirlenmelere ve ölümlere yol açabilir. Ayrıca taze balık pişirildiğinde, bayat balıkla karşılaştırılamayacak kadar daha lezzetli olur. Bu nedenle taze balık almak sağlığımız ve damak tadımız açısından şarttır. Bu gerekliliği yerine getirmek ise birkaç özelliğe dikkat etmekle mümkün.

Gözlerden başlamak doğrudur. Çünkü gözler, balığın orasını burasını kurcalamadan size ilk ipucunu verir. Gözler canlı ve saydam olmalıdır. Ferini yitirmemiş olmalıdır. Sanki size "beni al" dercesine, sanki canlıymış gibi bakmalıdır. Bakmıyorsa siz de ona bakmayın, yan tezgâha geçin. Bakıyorsa, onu aşağıdaki testten geçirin.
1. Taze balığın eti serttir.
2. Derisi, pulları parlaktır. Pulları kolayca kopmaz.
3. Taze balığın solungaçları kırmızı renkli ve nemlidir. Bayat balığın solungaçlarının rengi ise turuncuya dönüktür.
4. Taze balık suya bırakıldığında dibe çöker.
5. İnanmayacaksınız ama sinekler taze balıkla daha yakından ilgilenir.

BALIĞIN SAKLANMASI

Burada da genel bir kuraldan bahsetmek mümkün. Balığı, buzdolabında ya da buzlukta ya da şokta bekletmek, onun lezzetini ve doğal dokusunu kaybetmesine neden olur. Balık, denizden çıktıktan sonra ne kadar az sürede midenize girerse o kadar keyif verir. Buzluğa giden balıktaki lezzet kaybı balık çeşitlerine göre de farklılık gösterir. Sözgelimi zargana, hamsi, sardalye gibi kendini çabuk salan balıklardaki buzluk sonrası lezzet kaybı daha fazladır.

Ancak çoğu kez balığı günü gününe tüketmek mümkün olmadığı için buzlukla ilgili birkaç öneri sunmakta da fayda var. Balığı mümkünse temizleyerek buzluğa kaldırın. Çünkü ölü bir balığın iç organlarının tadı, zaman içinde onun etine nüfuz edebilir. Balığı buzluğa koyarken mümkün olduğu kadar kuru olmasına özen gösterin ve gazete kâğıdına sarın. Balıkları toplu halde (birbirine değecek biçimde) buzluğa atmaktan ve ani şoklamalardan kaçının. Donmuş balığı çözerken de aynı mantık geçerli. Hızla çözülen balık kendini bırakır ve gevşer. Bu yüzden su ve özellikle ılık su kullanmayın. Balığı oda sıcaklığında yavaş yavaş çözün. Tuz balığı sertleştirir, bu yüzden buzluğa atmadan önce asla tuzlamayın.

BALIĞIN TEMİZLENMESİ

Balığın temizlenmesi, en az pişirilmesi kadar önemlidir. Formunu bozmadan, gerekli temizliği yapmak, iyi bir balık yemeğinin ilk aşamasıdır.

1. Öncelikle işe pulları temizlemekle başlayabilirsiniz. Pulların kabarması için bir miktar suyun içinde bekletebilirsiniz. Balığın yüzeyini pulların tersi yönünde (çok sert hareketlerden kaçınarak) bıçakla kazıyarak temizleyin. Özellikle sırta, karına, başa ve kuyruğa yakın yerlere özen gösterin. Çünkü en çok bu bölgelerde pul kalır. Balığın pullarını tamamen temizlediğinizden emin olmak için, tıpkı sakal tıraşı sonrasında olduğu gibi, balığın bedeninde pulların çıkma yönünün tersinde parmak uçlarınızı gezdirin.

2. Pulları temizledikten sonra, ikinci aşama, balığın iç organlarını çıkarmak. Keskin bir bıçakla balığın solungaçlarından başlayarak karnındaki deliğe kadar tek ve sert bir hareketle yarın. Balığın solungaçları dahil iç organlarını, (başparmağınızla destek alarak) işaret ve orta parmak yardımıyla çıkarın. İsteğe göre yüzgeçleri de keskin bıçakla kesin. Balığın etine zarar vermemeye dikkat edin.

3. Son aşama olarak balığı bol suyun altında iyice yıkayın. Yıkarken dikkat etmeniz gereken nokta, kılçık kısmının üzerine yapışık olan siyah zarı da parmağınızla sıyırarak almak ve yine kılçık üzerinde birikmiş kanı bıçak ucuyla yararak akıtmak. Aksi takdirde balığınız tam olarak temizlenmiş sayılmaz.

4. Küçük balıkları temizlerken elinizden kaymamaları için, balıkları geniş bir kabın içine koyun ve üzerine bir miktar mısır unu serpip balıkları una bulayın. Böylece hem balıkları daha kolay temizlemiş hem de ellerinizde kalacak olan balık kokusunu azaltmış olursunuz.

BALIĞIN PİŞİRİLMESİ

Balık pişirirken de genel bir kuraldan bahsetmek mümkün: Izgara, balığın öz lezzetine en az müdahale eden pişirme biçimidir. Dolayısıyla lüfer, levrek, sinarit, çipura, palamut, mercan, kalkan, kılıç gibi "makbul balıkları" ızgara yapmanız daha doğru olur. Aynı şekilde yağlı olduğu zamanlarda ızgarası yapılırsa balık lezzet kazanır. Izgara kısık ateşte yapılmalıdır. Mangalda yapacaksanız korun üzerine bir miktar tuz atarak etkisini azaltmak ve balığın yanmasını engellemek doğru olur. Bu noktada kızartma, buğulama, pilaki gibi pişirme biçimlerinin, göreceli olarak daha az lezzetli balıklara "ek kaynaklarla" (yağ, domates, patates, soğan, maydanoz vs) lezzet kattığı söylenebilir.

Hamsi,istavrit ve mezgit gibi küçük balıkları kızartırken, tavaya yağ koyup kızdırdıktan sonra, unladığınız balıkları tavaya aralıksız olarak, düzgünce dizin. Balıkları tek tek çevirmek yerine tıpkı mücver yapıyormuşsunuz gibi, tavanın üzerine bir tabak kapatarak, tek bir hamlede tüm balıkların pişen ve pişmeyen tarafını ters yüz edin. Böylece balıkları dağıtmadan pişirmiş olursunuz ve hepsini aynı sıcaklık seviyesinde servis yapabilirsiniz.

BALIĞIN AYIKLANMASI

Temel prensip soğutmadan ayıklamaktır. Buğulama ve pilakide işiniz kolay çünkü balık bir anlamda haşlandığı için parçalanarak kılçıklarından çok çabuk ayrılır. Küçük balıkların, ya da küçük parçalara ayrılmış (fileto, halka) büyük balıkların tavasında da sorun yok. İsterseniz bütün bütün yutun.
Ama büyük balıkların ızgarası ve tavasında bazı noktalara dikkat etmekte fayda var.
Balığın başı ve kuyruğuyla pişirildiğini varsayarsak önce kuyruğu etin başladığı yerden kesin. Çatalınızla destek olup bıçakla balığın sırt kılçığını çıkarın. Balığın bir yüzünü yatay olarak, baştan kuyruğa doğru bıçakla (bıçak orta kılçığa değecek şekilde) çizin. Çizdiğiniz yere bıçağı sokarak sırtına kadar olan kısmı kaldırın. Sırt kılçığını aldığınız için balığın o kısmında kılçık yoktur. (Dikkat ederseniz şu ana kadar balığın dörtte birine müdahale ettiniz, dolayısıyla balık soğumadı)
İkinci aşamada balığın kuyruğuyla "göbek deliği" arasındaki blok kılçığı çıkartın. Yine bıçakla orta kemikten destek alarak balığın diğer dörtte birlik kısmını açın. Burası balığın en kılçıklı (tane tane kılçıklı) ama en lezzetli yeridir. Özellikle balığın göbek deliğiyle başı arasındaki bölgedeki kılçıkları (ki burası balığın adeta ana iskeletine bağlanan kaburgası gibidir) iyi temizleyin.
Gördüğünüz gibi, balığın daha yarısını yediniz ve orta kılçığı henüz çıkarmadınız, dolayısıyla soğumasını da büyük ölçüde engellediniz. Şimdi artık işiniz daha kolay. Orta kılçığı kuyruktan başlayıp kafaya doğru (kafa da dahil) sıyırın. Tabakta kalan balık ilk iki etapta yediğinizin simetriği aslında.

LİMON TARTIŞMASI

Son olarak "Balığa limon sıkılır mı?" sorusunu yanıtlamakta fayda var. Soruya kesin bir yargı ile yaklaşmanın doğru olmadığına inanıyorum. Aslında bu, size ve damak zevkinize bağlı... Ben her zaman sıkarım, ama "balıktan iyi anladığını iddia edenler", "Balığa limon sıkmak cinayettir" diyebilir. Limon olayının II. Dünya Savaşı sırasındaki yiyecek kıtlığı sırasında Fransa'da çıktığına dair söylentiler var. Balıklar genelde bayatlamak üzere olduğu için, Fransızlar hem biraz lezzet katmak hem de doğal bir dezenfektan görevi görsün diye balığın üzerine limon sıkarlarmış. Ancak dediğim gibi bu tamamen zevk ve alışkanlık meselesi...

BALIK ÇEŞİTLERİ

Evet, gördüğünüz gibi balığı aldınız, sakladınız, temizlediniz, pişirdiniz, ayıkladınız ve yediniz. Ama bunları hangi balığa yaptınız? İsterseniz şimdi de Türkiye'deki belli başlı, en bilinen ve bulunabilen balık çeşitlerine bir göz atalım. Bakalım hangisi size ve damak zevkinize uygun.

BARBUNYA: Kırmızı ve morumsu rengiyle bilinir. İnce derili ve iri pullu oluşuyla kolay temizlemeye uygundur. İri olanlarının ızgarası iyi olur.

ÇİPURA: İstanbul ve Marmara'da "alyanak" adıyla bilinir. Bence balıkların şahıdır. Hem göçmen, hem yerleşik, hem etobur hem otobur bir balıktır. Hem derin hem de alçak su da yaşar. Bu özellikleriyle şahsına münhasırdır. Tabii bütün bu sayılanlar artık nadiren bulunan deniz çipuraları için geçerlidir. Değerli olduğu için çiftliklerde er çok yetiştirilen balık türüdür. Deniz çipurası çiftlik çipurasına göre daha açık renkte olur ve başı biraz daha büyüktür. Beyaz etlidir, ızgarası iyi olur. Kafası da ayıklanarak yenebilir, özellikle yanakları lezzetlidir. Küçüğüne lidaki denir. Porsiyonluk yani 200-500 gr arasında olanların en lezzetli olduğu söylenir.

DİL BALIĞI: Ayıklaması son derece kolay lezzetli bir balıktır. Pişirirken kıvrılmaması için iki yerinden kırılır.

DÜLGER BALIĞI: Kılçıkları kemik halinde olduğundan balıkçıya ayıklatılmalıdır.

GELİNCİK BALIĞI: Musevi vatandaşlarımız arasında "gaya balığı" olarak da bilinir. Musevilerin Sina Çölü'nde aç kaldıktan sonra ilk yedikleri balık olduğu inancıyla kutsallık kazanmıştır. Musevilerde cuma günleri gelincik balığı pişirme geleneği vardır. Az çıkan bir balıktır. Ekşi erikle, buğulama usulü pişirilen balık çok lezzetli olmasına karşın pek bilinmez.

GÜMÜŞ: Siyah etli bin balıktır. Tavası iyi olur.

HAMSİ: Kış mevsiminde yağlı ve lezzetlidir. İlkbahar ve yaz aylarında, yumurtasını ve spermlerini dökmüş olduğundan yağsız durumdadır.

İSKORPİT: Lipsos ile çok benzer. Lipsos daha az çıkar. Dikenleri zehirli olduğundan kesinlikle balıkçıya ayıklatılmalıdır.

İSTAVRİT: Denizlerimizde 3 çeşit istavrit vardır. Bunlar sarıkanat istavrit, karagöz istavrit ve Karadeniz istavritidir. Her üçünün de yavrularına kraça denir. En lezzetli cinsi sarıkanat istavrittir ve kasım ayından itibaren Marmara'da görülür.

İZMARİT: Yaz aylarında sahillerde ve rıhtım kenarlarında avlamak mümkündür. İrilerine kanal veya pabuç istavriti, küçüklerine kancur ismi verilir. Derisi kalın, eti tatlımsıdır.

KALKAN: Asıl yaşadığı yer Karadeniz'dir. Omurgası ve kılçıkları çok kalın olduğundan balıkçıya temizletmek gerekir.

KARAGÖZ: Sularımızın eti beyaz ve lezzetli balıklarından biridir. Kışın daha yağlı olur. Derin sularda yaşar.

KAYABALIĞI: Sindirimi kolay, beyaz etli bir balıktır.

KEFAL: Ülkemiz sularında 6 tür kefal yaşar. Bunlar haskefal, altınbaş kefal, topbaş kefal, pulaterina, ilarya, dudaklı kefaldır. Haskefaldan balık yumurtası çıkarılır. Pulaterinadan da
likorinos denilen tütsülü balık yapılır.

KILIÇ: En lezzetli olduğu dönem, Karadeniz'den Marmara'ya göç devresidir. Marmara'da ilkbahar sonuna kadar zıpkınla avlanır.

KIRLANGIÇ: En az kokusu olan balık türüdür. Çorbasını yapmak için en uygun balıktır. Buğulaması da iyi olur.

KOLYOZ: Uskumruya benzese de daha lezzetsizdir. Mavimtrak renktedir. Tuzlama yapmak için uygun bir balıktır.

LAGOS: Beyaz etli lezzetli bir balıktır. Ege ve Akdeniz'de boldur. Grida adı da verilir.

LEVREK: Beyaz etli, sindirimi kolay bir balıktır. Alçak sularda yaşar. Pişirmede sonsuz seçenek sunabilir. Küçüğüne ispendek ya da Ege'de palaz denir.

LÜFER: Yavru halinden itibaren iriliğe ulaşana dek, defne yaprağı, çinakop, lüfer ve kofana isimlerini alır. Çinakopun ızgarası iyi olur. Lüferin ise ilkbaharda yağsız olduğu için ızgarası iyi olmaz.

MERCAN: Lezzetli, beyaz etli bir derin su balığıdır. Saroz Körfezi'nden başlayarak tük Ege sahillerinde görülür. Kendine özgü yosunumsu bir kokuya sahiptir. Mandagöz mercan, fangri isimleriyle anılan türleri vardır. Yavrularına litrinoz denir. Karadeniz'de avlanmaz.

MEZGİT: Trol ağlarıyla avlandığı için pazarlarda sık sık bulunabilir. Ege'de bakkalyaros ismiyle anılır.

ORFOZ: Beyaz etli bir derin su balığıdır. Kafasından çorba yapılabilir.

PALAMUT: Toriğin yavrusu olan palamut, geçici balıklardandır. Eylülün ikinci haftası Karadeniz'den Marmara'ya iniş ve ilkbaharda Marmara'dan Karadeniz'e çıkış yapar. Küçüğüne çingene palamudu ya da deniz bıldırcını denir. Karadeniz'in az tuzlu ve bol gıdalı sularında büyüyerek eylül ortalarında normal birer palamut olurlar. A ve D vitamini açısından diğer balıklara göre daha zengindir.

SARDALYE: Ateş balığı olarak da bilinir. Kasım ayı ortalarından ertesi senenin haziranına kadar lezzetli olmaz.

SİNARİT: Çok lezzetli beyaz etli bir balıktır. Saros Körfezi'nde bolca bulunur. Kafasından çorba yapılabilir.

TEKİR: Barbunya ile aynı familyadandır. Derisi pembemsidir ve üzerinde kırmızı lekeler taşır. Barbunyadan daha lezzetlidir.

USKUMRU: Yağlı ve lezzetli bir balıktır. Yaz mevsiminde yağlı olmadığı için lezzetini kaybeder.

ZARGANA: Uzun, ince, yeşilimsi renktedir. Buğulaması dışında pişirilen yemekleri çok kılçıklı olduğu için iyi olmaz. Ama çok taze olduğunda tavası da yapılabilir.

Rauf Baysal
__________________
Fikret Yenidünya
fyenidunya@hotmail.com
1978-izmir
stafilococ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 25-10-2006   #2 (permalink)
ZIPKINCI
 
muhlis beyğ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07-11-2005
Nerden: ankara-didim
Mesajlar: 909
Bilgiler için teşekkürler. Bir şey eklemek isterim. Balık kesinlikle deniz suyuyla temizlenmelidir. Mümkünse deniz kıyısında değilse evde bulunduracağımız deniz suyuyla. Tatlı su balığın lezzetinde kayba yolaçmaktadır. Hem avdan sonra tazeyken kıyıda temizlediğiniz balık deniz suyunun doğal tuzunu alacaktır. Ayrıca denize attığımız balığın iç organları doğal yaşama besin olacaktır. Hem de mutfak balık pullarıyla batmamış olacaktır. Lavabo da tıkanmayacaktır. Etrafta kokmayacaktır.. vs .. vs.. saymakla bitmez
__________________
kule yaptım..kafamla güselce bir kaya vuldum o güm.. trofimi kucakladım çıktım sahila.. tarttıysam ne görim? ibra 380 külo+1
bahadır özdemir
muhlis beyğ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 31-10-2006   #3 (permalink)
ZIPKINCI
 
Kudret DİKMEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-11-2005
Nerden: manisa
Mesajlar: 2.655
Fikret bey, paylaşım için teşekkürler. Çok güzel ve tatmin edici bir yazı olmuş.
__________________
Kudret DİKMEN
1972

Kudret DİKMEN isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 31-10-2006   #4 (permalink)
Yönetici
 
cuneytakay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30-10-2005
Nerden: BALÇOVA/İZMİR
Mesajlar: 2.882
cuneytakay - MSN üzeri Mesaj gönder
Fikretçim zahmet etmiş ,iyi de etmişsin sağolasın.. Faydalı bir yazı.
Sen _mangal ,tava diye yazdıkça gözümün önüne geldi,çupiler,levrekler,mis gibi kızarmış Barbunlar...gel hafta sonu gel :lol:
__________________
CÜNEYT AKAY/7-EKİM-1958/İZMİR
***HEP RASGELSİN***
cuneytakay isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 31-10-2006   #5 (permalink)
ZIPKINCI
 
stafilococ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13-08-2006
Nerden: İzmir Bornova
Mesajlar: 685
stafilococ - MSN üzeri Mesaj gönder stafilococ - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Alıntı:
cuneytakay´isimli üyeden Alıntı
Fikretçim zahmet etmiş ,iyi de etmişsin sağolasın.. Faydalı bir yazı.
Sen _mangal ,tava diye yazdıkça gözümün önüne geldi,çupiler,levrekler,mis gibi kızarmış Barbunlar...gel hafta sonu gel :lol:
az kaldı abi sabret :lol: :lol:
__________________
Fikret Yenidünya
fyenidunya@hotmail.com
1978-izmir
stafilococ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-11-2006   #6 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 31-05-2005
Nerden: Adana
Mesajlar: 357
Gökhan PİKDÖKEN - MSN üzeri Mesaj gönder
Balık

Alıntı:
muhlis beyğ´isimli üyeden Alıntı
Bilgiler için teşekkürler. Bir şey eklemek isterim. Balık kesinlikle deniz suyuyla temizlenmelidir. Mümkünse deniz kıyısında değilse evde bulunduracağımız deniz suyuyla. Tatlı su balığın lezzetinde kayba yolaçmaktadır. Hem avdan sonra tazeyken kıyıda temizlediğiniz balık deniz suyunun doğal tuzunu alacaktır. Ayrıca denize attığımız balığın iç organları doğal yaşama besin olacaktır. Hem de mutfak balık pullarıyla batmamış olacaktır. Lavabo da tıkanmayacaktır. Etrafta kokmayacaktır.. vs .. vs.. saymakla bitmez

+1000
__________________
Gökhan PİKDÖKEN / 1968
Lokar TEAM
Bizi birleştiren deniz..
Gökhan PİKDÖKEN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-11-2006   #7 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 18-03-2005
Nerden: eskişehir
Mesajlar: 148
Alıntı:
muhlis beyğ´isimli üyeden Alıntı
Bilgiler için teşekkürler. Bir şey eklemek isterim. Balık kesinlikle deniz suyuyla temizlenmelidir. Mümkünse deniz kıyısında değilse evde bulunduracağımız deniz suyuyla. Tatlı su balığın lezzetinde kayba yolaçmaktadır. Hem avdan sonra tazeyken kıyıda temizlediğiniz balık deniz suyunun doğal tuzunu alacaktır. Ayrıca denize attığımız balığın iç organları doğal yaşama besin olacaktır. Hem de mutfak balık pullarıyla batmamış olacaktır. Lavabo da tıkanmayacaktır. Etrafta kokmayacaktır.. vs .. vs.. saymakla bitmez
+1
__________________
Gökhan TEMİZ
nester77 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-11-2006   #8 (permalink)
ZIPKINCI
 
ZAFER ÖNAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-11-2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 56
SÜPER

Bilgiler müthiş.. Kış günü iyi geldi buğulama,ızgara bilgileri falan.. teşekkürler..
__________________
ZAFER ÖNAL (1977)
EN GÜZEL HASTALIK...BALIK
ZAFER ÖNAL isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-11-2006   #9 (permalink)
ZIPKINCI
 
Can ARSLAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30-12-2004
Nerden: İSTANBUL
Yaş: 37
Mesajlar: 2.870
bilgiler için teşekkürler.
__________________
Balık çağırmayı bilmem, onlar beni çağırır


Can ARSLAN İstanbul 13/11/1971
Can ARSLAN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

« help | benim fikrim »


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
baba olmak 2 levent gezgin Üye Haberleri 20 06-03-2008 00:17
baba olmak levent gezgin Üye Haberleri 17 15-11-2007 01:12
Avcı Olmak Oktay UZDİYEM Zıpkıncı Kahvesi 10 20-07-2007 20:01
Avcı Olmak Oktay UZDİYEM Zıpkınla Balık Avı Ve Nefesli Dalış Teknikleri 2 20-07-2007 08:23

rgtcolumn




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:22 .


Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180