ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16-09-2006   #1 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 08-01-2005
Nerden: datça
Mesajlar: 180
cihan - İCQ üzeri Mesaj gönder
biraz uzun ama okumaya değer!

>Konu : bir astsubaydan lutfen okuyun
>......ili kırsalında teröristlerin dur ihtarına
>ateşle karşılık vermesi
>sonucu çıkan çatışmada güvenlik görevlisi şehit
>oldu.
>>>> >
>>>> > Ya da .....ilinde devriye görevini yerine getiren
>>>> > aracına açılan ateş
>>>> > sonucu..güvenlik görevlisi şehit oldu.
>>>> >
>>>> > Ya da ......ili kırsalında teröristlerce döşenen
>>>> > mayının patlaması sonucu asker
>>>> > yaralandı..
>>>> >
>>>> > Bu nasıl başlar biliyor musunuz?
>>>> >
>>>> > Hava o kadar sıcaktır ki beyninizdeki sıvının
>>>> > buharlaşıp uçtuğunu
>>>> > düşünürsünüz. Oluştuğu anda kuruyup giden ter
>>>> > damlacıklarından geriye
>>>> > kalan tuzlar yüzünüzün ve hatta elbisenizin her
>>>> > yanını kaplamıştır.
>>>> >
>>>> > Avucunuzun içindeki ter, yüzünüzdeki gibi kolay
>>>> > kurumadığı için
>>>> > elinizdeki tüfeğinizin metal kısmı avucunuzun içinde
>>>> > vıcık, vıcık oynar.
>>>> > Ter ile ıslanan çeliğin kokusu avucunuzun içine ve
>>>> > elinizi sürdüğünüz her
>>>> > yere siner.
>>>> >
>>>> > Önünüzde yürüyen adamın, ayağının kuru toprakla her
>>>> > temas edişinde çıkan
>>>> > toz, ağzınızın kupkuru olmasına ve zor nefes
>>>> > almanıza sebep olur.
>>>> >
>>>> > Sırt çantanızın askı kayışları yüzünden omuzlarınızı
>>>> > hissetmezsiniz. Kült
>>>> > ağrıları ancak çantayı sırtınızdan çıkardığınızda
>>>> > fark edersiniz.
>>>> >
>>>> > Bastığınız her taş parçası, her çalı ve bir
>>>> > ayağınızın kaplayabildiği her
>>>> > yeryüzü parçasından çıkan sesi duyarsınız.
>>>> >
>>>> > Yürüdüğünüz yerdeki her Ağustos böceğinin sesini,
>>>> > dallardaki kuşları,
>>>> > yüzünüzün etrafında ürkütücü devriye uçuşları yapan
>>>> > arıların kanat
>>>> > seslerini, ağzınıza ve yüzünüze ya da herhangi bir
>>>> > yerinizdeki küçük
>>>> > yaraların üzerine konmaya çalışan sineklerin
>>>> > vızıltılarını, ayağınızı
>>>> > bastığınız yerden havalanan yeşil çekirgenin küçücük
>>>> > cüssesine rağmen
>>>> > çıkardığı tok kanat sesini en ince ayrıntısına kadar
>>>> > duyarsınız.
>>>> >
>>>> > Sonra, kendi teçhizatınızın ve önünüzdeki
>>>> > arkadaşınızın ve arkanızdaki
>>>> > arkadaşınızın teçhizatlarının çıkardığı düzensiz
>>>> > seslerin her birini ayrı
>>>> > ayrı duyarsınız.
>>>> >
>>>> > Ve aynı anda önünüzdeki arkadaşınızın nefes
>>>> > alışlarını duyarsınız,
>>>> > öksürmesini ve hapşırmasını da duyarsınız.
>>>> >
>>>> > Telsizinizden çıkan seslerin ve cızırtıların her
>>>> > biri ayrı ayrı katılır
>>>> > bu senfoniye.
>>>> >
>>>> > Ter ve tozun birleşmesinden oluşan kaygan çamur,
>>>> > postalın içindeki tüm
>>>> > ayağınızı kaplamıştır, çoraplar önce su toplayıp
>>>> > sonra patlayan yerlere
>>>> > adeta bir deri gibi yapışmıştır.
>>>> >
>>>> > En çok yapmak istediğiniz şey ayaklarınızı yıkayıp,
>>>> > çoraplarınızı
>>>> > değiştirmektir. Ama bu çok büyük bir lükstür o anda.
>>>> >
>>>> >
>>>> > Çünkü...
>>>> >
>>>> > Çünkü hangi çalının dibinde, hangi kayanın arkasında
>>>> > sizi beklediğini
>>>> > bilmediğiniz ihaneti arayıp bulmanız ve yok etmeniz
>>>> > gerekmektedir.
>>>> >
>>>> > Bütün masumların hayatı ve huzuru size emanet diye,
>>>> > öğretmenler bayrak
>>>> > direğine asılmasın diye, kundaktaki bebekler
>>>> > kurşunlanmasın diye,
>>>> > binlerce yıllık emanete halel gelmesin diye
>>>> > kahpeliği ve ihaneti yok
>>>> > etmeniz gerekmektedir.
>>>> > Çünkü bunun için bayrağın, silahın, namusun ve
>>>> > şerefin üzerine yemin
>>>> > etmişsinizdir.
>>>> >
>>>> > Çünkü önemli olan ayağınız değil, ülkeniz,
>>>> > bayrağınız ve onurunuzdur.
>>>> >
>>>> > İşte bu yüzden lükstür ayak yıkamak, çorap
>>>> > değiştirmek. İşte bu yüzden
>>>> > senfoniye dönüşmüştür bütün o düzensiz sesler
>>>> > güruhu.
>>>> >
>>>> > Sonra!..
>>>> >
>>>> > Sonra birden tüm sesler kesilir, bıçağın dalı
>>>> > kestiği gibi, makasın
>>>> > kâğıdı, pensenin bir hoparlör kablosunu kestiği
>>>> > gibi... Bir anda...
>>>> > Kuşların sesleri, arıların ve sineklerin
>>>> > vızıltıları, çekirgenin kanat
>>>> > sesleri hepsi bir anda biter.
>>>> >
>>>> > Gözlerinizi açtığınızda önünüzdeki arkadaşınızı
>>>> > değil, gökyüzünü
>>>> > görürsünüz, yere düşmüş olduğunuzu anlamanız birkaç
>>>> > saniye sürer.
>>>> >
>>>> > Tek hissettiğiniz kesif bir barut ve yanık et
>>>> > kokusudur, yüzünüzün toprak
>>>> > parçalarıyla kaplandığını fark edersiniz, temizlemek
>>>> > için çalışmazsınız.
>>>> >
>>>> > Arkadaşlarınızın bağırarak koşuşturduğunu görür ama
>>>> > kulağınızdaki çınlama
>>>> > ve uğultudan seslerini duyamazsınız. Sesleri yavaş
>>>> > yavaş duymaya
>>>> >
>>>> > başladığınızda ayağa kalkmaya çalışırsınız ama
>>>> > başaramazsınız.
>>>> >
>>>> > Yine birkaç saniye sonra arkadaşlarınızın sesleri
>>>> > arasında "mayın"
>>>> > kelimesini ayırt eder ve kalkmaya çalıştığınızda
>>>> > ayağınızdaki yoğun
>>>> > ağrıyı fark edersiniz.
>>>> >
>>>> > Ayağınız yoktur ama yine de ağrıdığını
>>>> > hissedersiniz.
>>>> >
>>>> > Ne olduğunu anlamak için baktığınızda ise
>>>> > parçalanmış pantolonunuzun ve
>>>> > kopmuş ayağınızın farkına varırsınız. İşte her şey o
>>>> > anda başlar.
>>>> >
>>>> > Avazınız çıktığı kadar bağırırsınız. Sonra,
>>>> > nefesiniz biter. Sonra,
>>>> > yeniden nefes alırsınız ve yeniden bağırmaya
>>>> > başlarsınız. Sonra yine
>>>> > nefesiniz biter ve yeniden, yeniden ve yine...
>>>> >
>>>> > Yanınıza ilk gelen arkadaşınız size, "fazla bir şey
>>>> > yok, sadece küçük bir
>>>> > yara" gibi telkinlerde bulunur. Ama siz arkadaşınız
>>>> > konuşurken de,
>>>> > helikopterle hastaneye götürülürken de artık bir
>>>> > ayağınızın olmadığını
>>>> > biliyorsunuzdur. Hep bir soru çınlar kafanızın
>>>> > içinde "neden ben, neden
>>>> > ben, neden ben ?"
>>>> >
>>>> > Hastanede geçen aylar, tedavi ve terapilerde geçen
>>>> > yıllar sonunda,
>>>> > diz kapağınızın on iki santim altından takılı olan
>>>> > ve her akşam yatarken
>>>> > veya banyoya girerken çıkarıp kenara koyduğunuz
>>>> > takma bacak artık bir
>>>> > uzvunuz olmuştur.
>>>> >
>>>> > Ama bunun önemi yoktur çünkü bu fedakârlığınız
>>>> > sayesinde vatan var
>>>> > olacaktır. Sizin bir bacağınızın ne önemi vardır ki!
>>>> >
>>>> >
>>>> > Artık koşamayacak olmanızın, yazın herkes gibi
>>>> > havuza, denize giremeyecek
>>>> > olmanızın da hiç önemi yoktur. Vatan sağ olsun
>>>> > yeter.
>>>> >
>>>> > Sonra birilerinin, sizin ödediğiniz vergilerle
>>>> > Fransız televizyonlarında,
>>>> > uğruna yarım kaldığınız vatan hudutlarını hiçe sayan
>>>> > programlara finans
>>>> > sağladığını okursunuz. Aynı dillerin bundan
>>>> > pişmanlık duymadıklarını
>>>> > söylediklerini de okursunuz.
>>>> >
>>>> > Pamuk'ları, Dink'leri, okursunuz, Bizans çocuğuyum
>>>> > diyenleri duyar, Ali
>>>> > Kemallere tanık olursunuz, "koçlar gibi satanları
>>>> > "görürsünüz. .
>>>> >
>>>> > Türk Bayraklarının yakıldığını, görürsünüz.
>>>> > Başlarına çuvallar geçirilip
>>>> > aşağılanarak elleri arkalarından bağlanan Türk
>>>> > askerlerini görürsünüz.
>>>> >
>>>> > Bu aşağılanmaya cevap verecek tankların motor
>>>> > seslerini, helikopterlerin
>>>> > kanat seslerini, piyadelerin intikam yeminlerini
>>>> > duymayı beklersiniz ama
>>>> > duyamazsınız.
>>>> >
>>>> > Onun yerine hainlerin cesetlerinin üstüne örtülen
>>>> > çaputlara "bayrak"
>>>> > diyenleri görürsünüz, "uçaklarını çek", "valiyi çek"
>>>> > diyen başkanları ve
>>>> > karşılarında kekeleyen riyaseti görürsünüz.
>>>> >
>>>> > Bu da yetmez Türk askerlerinin kendi mahkemeleriniz
>>>> > tarafından,"çete"
>>>> > diye suçlandığını, yargılandığını görürsünüz.
>>>> >
>>>> > Yok, yok bu da yetmez. Askere, polise, öğretmene
>>>> > ateş eden, yol kesip
>>>> > soygun yapan, köy yakan, okul yıkan, mayın döşeyen
>>>> > teröristlerin sadece
>>>> > "ben bir şey yapmadım" demelerinin esas kabul
>>>> > edilip, "suçsuz" sıfatıyla
>>>> > serbest bırakıldığını görürsünüz.
>>>> >
>>>> > Susanları, konuşması gerektiği halde susanları
>>>> > görürsünüz, konuşanlar her
>>>> > konuştuğunda, kekeleyenler her kekelediğinde ve
>>>> > susanlar her sustuğunda
>>>> > siz yeniden vurulursunuz, yeniden ölürsünüz her
>>>> > defasında.
>>>> >
>>>> > Gövdenizden o toprağa akan kan, bu defa içinize
>>>> > akar, inandıklarınıza,
>>>> > uğrunda savaşarak kendi kanınızı akıtmak pahasına
>>>> > tertemiz tuttuğunuz
>>>> > değerlerinize akar.
>>>> >
>>>> > Sizin kaya arkalarında, çalı diplerinde aradığınız
>>>> > ihanet gelir aklınıza,
>>>> > o mayınları yerleştiren eller gelir. Sorgulamaya
>>>> > başlarsınız: "Biz bu
>>>> > ihaneti doğru yerde mi aradık, kuyruğunda
>>>> > dolaştığımız yılanın başı, hep
>>>> > gözümüzün önünde miydi yoksa?"diye sorarsınız
>>>> > kendinize.
>>>> >
>>>> > Onlara verilen maaş'ın sizin vergilerinizden
>>>> > ödendiğini, içinize
>>>> > sindiremezsiniz, uykularınız kaçar, neden bu vatanı
>>>> > sizin kadar
>>>> > sevmediklerini düşünürsünüz.
>>>> >
>>>> > Bu vatan onların da vatanı değil mi?
>>>> >
>>>> > Onlar da, tıpkı benim gibi namusun ve şerefin üstüne
>>>> > yemin etmedi mi?
>>>> > diye sorarsınız kendi kendinize.
>>>> >
>>>> > Sinirlenirsiniz, üzülürsünüz, on beş yaşında bir
>>>> > askeri okul öğrencisi
>>>> > iken her adımda söylediğiniz, beyninize ve
>>>> > yüreğinize nakşettiğiniz
>>>> > sözler gelir aklınıza": VATAN, SANA CANIM FEDA"
>>>> >
>>>> > Geri kalan tüm hayatınızın ilk beş dakikası, böyle
>>>> > başlayacak işte ve
>>>> > hayatınız böyle devam edecektir. Son nefesinize
>>>> > kadar savaşacaksınız
>>>> > ihanetle, her şeye ve herkese rağmen, bu yolda ölene
>>>> > ya da bu ihaneti
>>>> > bitirene kadar.
>>>> >
>>>> > Siz diyorum, çünkü bu vatan için bedel ödeyen
>>>> > insanların neler
>>>> > yaşadığını, neler hissettiğini, size rağmen ve sizin
>>>> > için neler
>>>> > yaptıklarını, neler yapabileceklerini bilin
>>>> > istiyorum. Okuduğunuz ya da
>>>> > televizyonda duyduğunuzdan daha fazladır yaşananlar.
>>>> >
>>>> > Yani aslında gazetelerin iç sayfalarındaki, minicik
>>>> > karelerde okuduğunuz;
>>>> >
>>>> > "...ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının
>>>> > patlaması sonucu, bir
>>>> > güvenlik görevlisi yaralandı!" haberi aslında o
>>>> > kadar da kısa değildir.
>>>> >
>>>> > Sizin, daha okuduğunuz gazetenin arka sayfasına
>>>> > geçerken unuttuğunuz,
>>>> > falanca mankenin otel odası maceralarına, ya da
>>>> > uyuşturucu komasından
>>>> > ölen oğluna "şehit" deyip Türk bayrağı "örten
>>>> > kadının haberine
>>>> > ayırdığınızdan daha uzun zaman ayırmadığınız bu
>>>> > küçük haber, birileri
>>>> > için bir ömür boyu sürecek ve asla unutulmayacaktır.
>>>> >
>>>> > Ve siz unuttuktan sonra da başka birileri, "ne
>>>> > için?" dendiğinde "vatan
>>>> > için" diyecekleri fedakârlıklarını size rağmen
>>>> > yapmaya devam
>>>> > edeceklerdir.
>>>> >
>>>> > Sizin uyuşmuşluğunuza, duyarsızlığınıza rağmen,
>>>> > sizin rahatlığınıza,
>>>> > sizin vicdanlarınıza rağmen bu kahramanca
>>>> > fedakârlıklar ve bu ilk beş
>>>> > dakikalar yaşanmaya devam edecektir.
>>>> >
>>>> > Asla unutmayınız başınızın üstündeki egemenlik
>>>> > örtüsünün payandası kopan
>>>> > bacaklar, bedeli ise size rağmen bu vatan için akan
>>>> > kanlar, feda edilen
>>>> > canlar, sıcak yuvalarını, babalarının yüzlerini
>>>> > unutan küçücük
>>>> > çocuklarını düşünmeden vakfedilen hayatlardır.
>>>> >
>>>> > Ne kadarını anlayabilirsiniz veya anlamak sizin
>>>> > umurunuzda mı bilmiyorum,
>>>> > ama birileri bunları yaşadı, birileri hala yaşıyor
>>>> > ve emin olun yaşlı
>>>> > dünya döndükçe, Türk vatanı ve Türk Bayrağı için
>>>> > birileri daha tüm
>>>> > bunları yaşayacak.
>>>> >
>>>> > Gördüğünüz gibi size bir hayli uzak bir yaşam biçimi
>>>> > bu. Masalarda oturup
>>>> > "aydınca" sohbetler etmeye hiç benzemiyor değil mi?
>>>> >
>>>> > Bir an için bile olsa kendinizi onların yerine
>>>> > koyasınız diye "siz"
>>>> > diyerek yazdım, sizin onlardan biri olamayacağınızı
>>>> > biliyorum.
>>>> >
>>>> > "Siz" kim misiniz?
>>>> > Siz kendinizi çok iyi biliyorsunuz!
>>>> > Biz de, biz de sizi çok iyi biliyoruz.
>>>> > "Siz" de bilin ki biz asla unutmayacağız.
>>>> >
>>>> > "VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN"
>>>> >
>>>> > Oktay Yıldırım / Emekli Astsubay
>>>> >
__________________
H O R O Z TEAM
Cihan COŞKUN 1975
cihan isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-09-2006   #2 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 16-06-2005
Nerden: Bandırma
Mesajlar: 1.404
TORİK - MSN üzeri Mesaj gönder
Ben şanslıydım, yaralanmadım bir uzvumu kaybetmedim ama bu yazıyı okuyunca gerçekten yaşamış gibi oldum.
__________________
Tarık Pehlivan
37
24 hours in a day , 24 beers in a case. Coincidence ?
TORİK isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-09-2006   #3 (permalink)
gallipoli
Guest
 
Mesajlar: n/a
çok uzun zamandır bir yazıdan bu kadar etkilendiğimi,hıçkırıklarımı koyvermemek için gırtlağımı bu kadar yorduğumu, ne kadarda haklı deyip sessiz çoğunlukta olmaktan utandığımı hatırlamıyorum. :cry: :cry: :cry: :cry: :cry:
çok teşekkürler cihan. ÇOK HARİKA PAYLAŞIM.
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-09-2006   #4 (permalink)
ZIPKINCI
 
Yasin AKTAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13-07-2006
Nerden: istanbul - ç.kale
Yaş: 20
Mesajlar: 143
Yasin AKTAŞ - MSN üzeri Mesaj gönder
gerçkten çok etkileyici ben daha askerliğe gitmedim belki bunları bilemem ama yaşamış gibi hissettim sanki ordaymışım arkdaşım yaralanmış gibi duygulandım. Allah vatanımızı hainlerden korusun Şehit ve Gazilerimizi cennetiyle ödüllendirsin.
__________________
Yasin AKTAŞ 1988
İstanbul / Çanakkale / Gönen
Yasin AKTAŞ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 17-09-2006   #5 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 25-03-2005
Nerden: İZMİR
Mesajlar: 2.187
Azzaro - İCQ üzeri Mesaj gönder Azzaro - MSN üzeri Mesaj gönder Azzaro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Çok güzel paylaşım defalarca dile getirdiğim gibi tüm gazilerimizin ve vatanımız için canını veren şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.
__________________
ALİ ERCAN (30)
İZMİR - KARŞIYAKA

Visita İnteriora Tellus Rectifacando İnveniens Occultam Lapidem.
Azzaro isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
saygı değer astoklu Rıdvan LALE Uzmanına Danışın 7 09-05-2008 01:43
Biraz Karışık Biraz da Minekop DEMİR Photo - Fotoğraf Albümü 50 08-05-2006 13:34
500 km gitmeye değer mi... altemur Photo - Fotoğraf Albümü 40 16-02-2006 22:17

rgtcolumn




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:26 .


Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180