07-02-2007
|
#41 (permalink)
|
| ZIPKINCI
Üyelik tarihi: 30-01-2007
Mesajlar: 149
| Bir tane aptal tas la ilgili topikte 3 sayfa mesaj olmasi ve tarihle ilgili topikte 8 tane msj olmasi ne kadar düsündürücü . Arkadaslar tas yukarıymıs asagiymis faso fiso bunlar , aklınızı bilimden yolunuzu Atatürk yolundan , ibrenizi İNSANLIKTAN ayırmatın , bilimi tarihi tartisalim , hayatı politikayi tartisalim ama aptal bir tasi tartismak anlamsız . Alıntı:
Avrupa' da ilk araştırma enstitüsü 1600' lü yıllarda (sanırım 1630' larda) kurulmuştur. Bu enstitünün adı "Vaşak" konulmuştur. Vaşak karanlıkta gören bir hayvan olduğundan, karanlıkları aydınlığa taşıyan bir enstitü olması dileğiyle anlamlı bir isimdir. Bizim kökenimizi oluşturan insanlar ise o zamanlarda kılıç elde toprak genişletme derdiyle uğraşıyordu. Aslına bakarsanız, bizim geçmişimiz, çok daha önceleri, dünyanın en medeni yaşamına sahip topluluklardan oluşuyordu. Ama batı dünyası daha erken davranarak ülkelerini akılcı bir yönetim ve geliştirme çabasıyla bizden daha ilerilere taşıdılar.
Türkiyede ise araştırma konularıyla ilişkili enstitüler, kurumlar 1930' larda Atatürk devrimleriyle birlikte gerçek anlamda hayata geçti ve batıdan çok daha büyük bir hızla ilerleme kaydetti. 1900' lü yıllar ile 1600' lü yıllar arasında 300 yıl fark var. Avrupa, bilim açısından bizden 300 yıl ileridedir. Bu fark, iletişim araçlarındaki önü alınamaz gelişmelerin sayesinde belki 200 yıla indirgenmiş olabilir. Ama yine de her şey apaçık ortadadır.
Burada dikkat edilmesi gereken konu şudur;
Batı dünyası, hayat kalitesini arttırmak, bilimde, sanatta ilerleyebilmek için bu tür konulara dinini alet ettirmemeye çalışmıştır. Bunu yanında, dünyaya yön veren tüm bilimsel çalışmalarının yanında, bir çok alanda hıristiyanlığı kullanmışlardır. Bizler tıbbi hastalıkların, bitki türlerinin, entomoloji konularının hemen hemen hepsinde Latince ve İngilizce ibareler kulanmak zorundayken (Tüm dünya bu dilleri kullanmak zorunda), izlediğimiz her sinemada bir kilise görmekteyiz. Aklını rasyonel kullanan batı dünyası, tüm taşları yerli yerince oturtmuştur.
Gelelim yürürlükteki (Gerçek olmayan) İslamiyete...
Adımını atsan günahla başlarsın!
Şu Arap ülkelerinde petrol olmasaydı, Afrika' nın geri kalmış, ya da bıraktırılmış ülkeleri gibi Fransız sömürgesi olmaktan başka yapacakları çok az şey olurdu.
Dünyaca ünlü bilim insanlarının, satranç ustalarının, cerrahların, ressamların, heykeltraşların, mühendislerin, tiyatrocuların, bilgisayar programcılarının, serbest dalışçılarının kaçı müslüman?
Şimdi düşünün bakalım taş yukarıda mı, aşağıda mı?
Yukarıdaki kimin taşı?
| Aynen katılıyom hocam .
__________________ Ahmet Mete
1980
Tekirdağ |
| |