ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24-03-2006   #1 (permalink)
delimavi33
Guest
 
Mesajlar: n/a
Sinagrit BABA

“cehennem nişanı”nda beş sandaldık. güzel bir ocak akşamı. hava lodos. denize kırmızı rengin türlüsü yayılmış. çok kaynamış ıhlamur rengindeki hayvan, geniş, ölü dalgalar. sandallar ağır ağır sallanıyor, oltalar bekliyor, insanlar susuyor.
otuz sekiz kulaç suyun altındaki derin sessizliğe, dibindeki dallı budaklı kayalara yedi rengin en koyusu girer mi şimdi. sinağrit baba döner mi avdan. pırıl pırıl, eleğim sağma rengi fularıyla ağır ağır, muhteşem, bir ilkçağ kralı gibi zengin, cömert, asil ve zalim mantosu ile dolaşır mı kimbilir. altuni, zümrüdü, incisi, mercanı, sedefi lacivertliğin içinde yanıp yanıp sönen sarayını özlemiş acele mi ediyordur.
sinağrit baba ömründe konuşmamış, ömrü boyunca evlenmemiş, ömrü boyunca yalnız yaşamıştır. onun kovuğundaki zümrüt pencereden ne facialar seyretmiştir. sinağrit baba ne oltalar koparmıştır.
bu akşam kimin oltasını seçmeli de artık bitirmeli bu yorucu ömrü. daha her yeri pırıl pırılken, mantosu sırtında iken; dahi eti mayoneze gelirken bitirmeli bu ömrü. sonra hesapta bir gün pis bir “vatos”un bir sırtı renksiz, yapışkan ve parazitli bir canavarın dişine bir tarafını kaptırmak var. iyisi mi muhteşem bir sofraya kurmalı bu zaferle dolu ömrün sonunu beyaz şarapla, suların üstündeki başka dünyada yaşayan bir kıllı mahluka (yaratığa) kendisini teslim etmeli.
sinağrit baba oltalardan birini kokladı. bu balıkçı hristo’dur; kusurlu adam. gözü açtır onun. içinden pazarlıklıdır. evet, o fıkaradır ama kibirli değildir. sinağrit baba fukaralıkta gururu sever, öteki oltaya geçti. kokladı. bu balıkçı “hasan”dır. geç. cart curt etmesine bakma! korkaktır. sinağrit baba cesur insanlardan hoşlanır. bir başka oltaya baş vurdu. balıkçı yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir. ama kıskançtır. kıskançları sevmez sinağrit baba. geç. şu olta, hasisin tuttuğu olta. sinağrit baba cömertten hoşlanır. ama bu oltaya bir baş vurmağa değer. bir baş vurdu. hasisin oltasının iğnesini dümdüz etti. sinağrit baba iğneden kopardığı yarım kolyozu çiğnemeden yuttu. hasis oltasını hızla topladı.
“vay anasını be nikoli,” dedi, “iğneyi dümdüz etti.”
nikoli’nin oltasının yemini kuyruğiyle sarsmakta olan sinağrit baba, nikoli’nin bir kusurunu arıyordu. onda kusur mu yoktu. evvela sarhoştu. sonra ahlaksızdı, kendini düşünürdü ama, cesurdu, cömertti, hiç kıskanç değildi. fukara idi. kibirli idi de. sinağrit baba kibirli fukarayı severdi ama, nikoli’nin kibrini beğenmiyordu. insan oğlunda o başka bir şey, gurura benzeyen şey, yerinde bir gurur, o da değil, insan oğlunun insanlığından, ta saçının dibinden oltasını tutuşundan beliren, isteyerek olmayan, ama pek istemeyerek de gelmeyen bir gurur isterdi. öyle bir elin oltasını düzleyemez, misinasını kesemez, bedenini fırdöndüsünden alıp gidemezdi.
beş sandalın beşini de kokladı, beğenmedi.
sinağrit baba, kayasının kenarında durmuş, lacivert alem içinde hafifçe yakamozlaşan oltalarla, cıvalı zokalardan aydınlanan saray meydanı seyrediyordu. oltalar gitgide çoğalıyordu. sinağrit ve mercanlar şehrinin göbeğinde şimdi tatlı tatlı sallanan on beş tane fener vardı. ötede kovuklardan mercan balıkları çıkıyor, fenerlerden birine hücum ediyor, budalaca yakalanıyorlardı. gözleri büyümüş bir halde yukarıya çıkarlarken dönüp tekrar aşağıya kadar geliyor, yukarı ki dünyayı görmeye bir türlü karar veremiyorlardı. sinağrit babaya büyüyen gözleriyle “bizi kurtar şu lanetlemeden,” der gibi bakıyorlardı. sinağrit baba düşünüyordu. gidip o yakamoz yapan ipe bir diş vurdu mu idi, tamamdı. ama hiçbirini kurtaramıyor, hareketsiz duruyordu. sinağrit baba onları kurtarmanın bu kadar kolay olduğunu biliyordu ama, bildiği bir şey daha vardı. o da ister su, ister kara, ister hava, ister boşluk, ister hayvan, ister nebat aleminde olsun bir kişinin aklı ile hiçbir şeyin halledilemeyeceğini bilmesidir. ancak bütün balıklar oltaya tutulan hemcinslerini kurtarmanın tek çaresinin koşup o yakamoz yapan ipi koparmak olduğunu akıl ettikleri zaman bu hareketin bir neticesi ve faydalı olabilirdi. yoksa, gidip sinağrit baba oltayı kesmiş, biraz sonra sinağrit baba tutulduğu zaman kim kesecek? kim akıl edecek yakamozu dişlemeği?...
o sırada büyük büyük ışıklar saçan bir olta aşağıya inmişti. sinağrit baba ümitle koştu. bu oltayı da kokladı. hiç tanıdığı birisi değildi. yemi ağzına aldığı zaman bu olta sahibinin tam aradığı adam olduğunu bir an sandı. bu anda da yakalandı. kepçeden sandala düştüğü zaman sinağrit baba büyük gözleriyle kendisini yakalayana sevinçle baktı. sinağrit baba etrafı kırmızı, içi aydınlık siyah gözleriyle bir daha baktı. birdenbire ürperdi. hiddetinden ayaklarını yere vuran bir genç kız gibi sandalın döşemesini dövdü. belki bizim bile bilmediğimiz bir işaret görmüştü kendisini tutan oltanın sahibinde : bu adam şimdiye kadar hiç imtihan geçirmemişti. ömrü boyunca cesur, cömert, sinağrit babanın adamın ne korkunç bir iki yüzlü köpek olduğunu bizim görmediğimiz bir yerinden anlayıvermişti. bütün devirler ve seneler boyunca kendisini tutan oltanın sahibi ne cesaretini, ne cömertliğini, ne gururunu bir tecrübeye, bir imtihana tabi tutturmamış, her devirde talihli yaver gitmiş birisi idi. kimdi, ne idi: sinağrit baba da bilemezdi. ama, belki de ölünceye kadar cömert, cesur, mağrur yaşayacak olan bu adamın şu ana kadar bir defa bile imtihana sokulmadığını anlamıştı. belki de sonuna kadar bu imtihandan kurtulacaktı. sinağrit baba böylesine hiç rastlamamıştı. ölmeden evvel adama bir daha baktı. namuslu, cesur, cömert ölecek olan bu adamın hakikatte korkakların en korkağı, namussuzların en namussuzu olduğunu alnında okuyordu. bu adam, o kadar talihli idi ki daha, iki yüzlülüğünü kendi kendisine bile duyacak fırsat düşmemişti. yoksa sinağrit baba yakalanır mıydı: sinağrit baba hırsından tekrar tepindi. bağırmak ister gibi ağzını açtı. kapadı.. sinağrit baba son nefesini, böylece bir insanlık imtihanı geçirmemişin sandalında pişman ve mağlup verdi.
(bi sitede okudum cok hosuma gitti paylasmak istedim )
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 24-03-2006   #2 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 03-06-2005
Nerden: İzmir - Göztepe
Mesajlar: 259
Sait Faik'in çok güzel bir hikayesi. Kitaplarını ilkokullarda okuturlar genelde ama bence büyükler için daha iyi. Adalar, deniz, balıkçılık... çok güzel hikayeleri var okumayan arkadaşlara tavsiye ederim.
__________________
Evrim Eroglu 1980
kızılderili isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 25-03-2006   #3 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 25-03-2005
Nerden: İZMİR
Mesajlar: 2.187
Azzaro - İCQ üzeri Mesaj gönder Azzaro - MSN üzeri Mesaj gönder Azzaro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Teşekkürler paylaşım için.
__________________
ALİ ERCAN (30)
İZMİR - KARŞIYAKA

Visita İnteriora Tellus Rectifacando İnveniens Occultam Lapidem.
Azzaro isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-07-2006   #4 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 22-07-2006
Mesajlar: 41
harika bir yazı,yeni okudum.Paylaşımın için sağol
Uzm.Dr.Rastgele isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 31-07-2006   #5 (permalink)
ZIPKINCI
 
muhlis beyğ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07-11-2005
Nerden: ankara-didim
Mesajlar: 909
teşekkürler. bu imtihan duygusuna her denize çıkışımda kapılırım.
__________________
kule yaptım..kafamla güselce bir kaya vuldum o güm.. trofimi kucakladım çıktım sahila.. tarttıysam ne görim? ibra 380 külo+1
bahadır özdemir
muhlis beyğ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 31-07-2006   #6 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 24-04-2005
Nerden: istanbul
Mesajlar: 1.142
DicentrarchuslabraX - MSN üzeri Mesaj gönder
güzel bir hikayeydi ellerine saglık,buaraya vunları yazıgın için
__________________
GÖKHAN TURAN
19.07.1981
GİRESUN/ESPİYE
DicentrarchuslabraX isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sinağrit Baba Murat ÜNAL Deniz ve Biz 11 29-09-2008 17:42
baba olmak levent gezgin Üye Haberleri 17 15-11-2007 01:12
baba çupra srdrç Photo - Fotoğraf Albümü 23 13-11-2006 22:57
Orfoz ve Sinagrit delimavi33 Av Anıları 14 10-11-2005 01:19
irişka sinagrit baracuda Photo - Fotoğraf Albümü 21 14-01-2005 00:19

rgtcolumn




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:13 .


Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183