ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-01-2006   #1 (permalink)
ZIPKINCI
 
Spearo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21-04-2004
Nerden: Bahr el Abyad
Mesajlar: 1.886
Ruhbilimsel savaş

..............................................
__________________
Bora Karaali
Istanbul 1973
Guney Akdeniz - Kuzey Afrika
Spearo isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2006   #2 (permalink)
ZIPKINCI
 
Can ARSLAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30-12-2004
Nerden: İSTANBUL
Yaş: 37
Mesajlar: 2.870
Paylaşım için teşekkürler, maalesef Oktay Sinanoğlu gibi dünyanın kabul ettiği bir dehayı hiç bir medya organında göremeyiz, çünkü bu memleketi aydınlatacak ışıklardan biridir.
__________________
Balık çağırmayı bilmem, onlar beni çağırır


Can ARSLAN İstanbul 13/11/1971
Can ARSLAN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2006   #3 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 25-07-2005
Nerden: İZMİR- KARŞIYAKA
Mesajlar: 803
NEJAT   35½ - MSN üzeri Mesaj gönder
kardeşim Bora ;
çok güzel bir konuya değinmişsin..son günlerde rastladığım ;en baba, cidden sohbet konusu olacak her bireyin alacağı dersler olan ve yorum yapmasını beklediğim ve geniş bir bakış açısı gerektirecek bu ilginç konuyu seçtiğin için kendi adıma teşekkürlerimi sunarım.. Can kardeşimide kutlarım bu takdirinden ötürü ...



bende Prof Dr. Oktay Sinanoğlu ile devam edeyim

Bir savaş nasıl kaybedilir ....


Savaş cephede başlamaz. Elli yıl, yüz yıl, hattâ yüz elli veya fazlası yıl öncesinden başlamıştır bile. Diyelim ki, yabancı bir ülke senin suyuna, taşyağına (neft, petrol), mâdenlerine, topraklarına göz dikmiş. Bu ard niyetleri, kendi kamuoyunda koyu bir dinî taassupla iç içe olabilir. Dinî taassubu sahici ise, çağa ve duruma göre bu da siyasal bir takım söylemlerle dünya kamuoyuna karşı örtbas edilebilir. Tarihin pek çok büyük savaşında, istilâsında çoğu kez öyle olmuştu; bugün de öyle.

Gözü dönmüş, başkalarını insandan saymayan düşman çok önceden savaşı nasıl başlatır? Düşman ülkenin evrenkentlerinde, araştırma merkezlerinde hedef ülkenin tarihi, mânevî gücünün kaynakları, gelenekleri, dili, edebiyatı, coğrafyası, ... üzerinde yıllarca çalışılır; o dile, o tarihe, o ulusun dinine son derece vâkıf uzmanlar yetiştirilir. Bunların bir kısmı, o ülkeye bilim adamı, din adamı, tüccar/iş adamı, siyâsî temsilci vb. kılıklarında bilgi toplayıcı, sonra içten düşman taraftarları derleyici, kışkırtıcı casuslar olarak gönderilir.

Hedef ülkede, özellikle dini değişik azınlıklardan yetenekli bazı çocukların ismi, kimliği değiştirilir ve bunlar yetiştirilirler. O ara hulul edilip yönlendirilebilir hâle getirilmiş basın-yayınla bu gençler alanlarında meşhur edilir; önemli mevkilere gelmeğe başlarlar.

Düşman, hedef ülkede her bakımdan vasat, kendi başına bir şey olamayacak, ama hem de ulusal duyguları zayıf, maddiyata, mevkie düşkün, çeşitli zaafları olan kişiler tespit edip, onlar vasıtasıyla bir takım gizli cemiyetler kurdurur. Cemiyet üyeleri zamanla, basın-yayından, yönetim kademelerinden, evrenkentlerden, iş çevrelerinden yenilerini bulurlar. Ağ yayılmağa başlar. Ülkenin çeşitli bölgelerine ve toplumun her kesimine ağı salmayı kolaylaştırmak için yarı gizli (görünüşte şeffaf ama gayeleri, bazı faaliyetleri gizli) dernekler de kurulur. Bunların liselerde, evrenkentlerde, ve şehirlerin her mahallesinde gençlik. kolları bile bulunur. Dernekler, gizli cemiyetler, düşman ülkedeki merkezlerin güdümü ve denetimi altındadır, ama en tepedekiler hâriç, üyelerin çoğunluğu, zâten zayıf olan bilinçleriyle, uzun süre bunun idrakinde bile değildirler. Gençler, üyeler "evrensel", "küresel" aldatmacasına kanar, git gide millî kültürlerinden, geleneklerinden, "vatan" kavramından, ulusal bağımsızlık duygularından uzaklaşırlar. Sonunda, belki bazıları farkında bile olmadan, bir "beşinci kol" oluşturmuşlardır. Rüyaları, ruhunu bilmedikleri, tanımadıkları bir hayal ürünü yabancı ülke, gayeleri, kendi halkları, uluslarıyla değil, yabancıyla (gizli düşmanla) bütünleşmektir.

Nihayet, gizli cemiyetlerin en üst kademelerinden, ayarlı basın-yayınla şişirilip duran üyelerin bazıları ülkenin en üst kademelerine (her alanda ve kamu, yarı-kamu, veya özel kesimde) yerleştirilirler. Ondan sonra gidişat hızlanır.

O devrin siyasal yapısına göre, üst yönetime, veya siyâsî fırkalara kamu üst kademelerine getirilmiş "üyeler", bir yandan, dost postuna bürünmüş düşmanla tek taraflı gümrük anlaşmaları [Örn. 166 yıl önceki ve sonrakilerle ayrıntılı karşılaştırılması için Bkz. Attila İlhan, "Hangi Küreselleşme" kitabı, (Bilgi Yayınevi, Ankara. 1996)] imzalarken, "çok iyi dost"larına her konuda tâviz üstüne tâviz vermeye başlarlar. Bu sözde anlaşmalarda düşman sana her şeyi gümrüksüz satacak, ama senden bir şey almayacak veya yüksek gümrük duvarları, kotalar koyacak. Böylece hedef ülkenin öz üretimi, sanayii kısa sürede çöker.

Bir yandan da hedef ülke, başta hiç ihtiyacı olmayan borçlar almaya zorlanır. Önceleri düşük olan faiz zamanla tefeci faiz oranlarına dönüşür. Faiz ödemek için, bu sefer düşmanın paravanası sözde 'uluslararası' kuruluşlardan her üç ayda bir yeniden borç alınır. 'Yardım' pozundaki her borç, bankacılıkla hiç ilgisi olmayan yeni dayatmalar, ve gözünü kırpmadan ülkeyi teslim etmek mânâsını taşıyan, çoğu halktan gizli, tâviz 'yasa'larını ve tasarı metni görülmeden basılan ihânet imzalarını beraberinde getirir. Artık ülke batağa saplandırılmıştır. "Özelleştirme" aldatmacası edebiyatı yapılıp durur, ve bu, cemiyet üyelerince ve ayarlı basın-yayınla körüklenip dururken, ülkenin uzun ve meşakkatli bir yoldan gelmiş birikimleri, kamu ve özel sanayi, ve erke (enerji) üretim tesisleri, altyapısı, ulaştırma, iletişim şebekeleri yok pahasına yabancılara, aslında örteneğe bürünmüş düşmana 'satılır'. Sonra tarım, hayvancılık, hattâ ekmek, su gider. Halkta açlık baş gösterir. "Üyeler"de "en iyi dostumuz"a muhabbet o derece büyüktür ki, gecenin ikisinde apar topar çıkarılan dayatmalı ithal kanunlarla, ülkenin toprakları da sonunda sessiz sedâsız, 'yatırım yapacaklar' bahanesiyle bedavadan düşmana teslim edilir. "Vatan" kavramı unutturularak (hattâ gözden düşürülerek), "toprak", ticâri bir metâ imiş gibi gösterilir olmuştur. Tabii, yatırım falan da yapılmayacaktır. Düşman ancak eline beleşten geçirdiği topraklarda kendi için basit tesisler kurup orda da, getirdiği kendi işçilerini, mühendislerini, yöneticilerini kullanacaktır. Ülkenin öz evlâdı için, işçi olsun, meslek sahibi olsun, artık ne meslek hayatı, ne iş kalmıştır. Yabancı ülkede kölelik için muhacerete başvuranların sayısı artar.

Bütün bunlar olurken ve zemini yumuşatmak için, ruhbilimsel ("pisikolojik") savaş ta son sürat yürümekte, düşmanın 'toplum ve kültür mühendisleri' yıllardır çalışmaktadırlar.


umarım size birşeyler çağrıştırmıştır bu yazı, arkadaşlar kardeşler, ağabeyler....

işte böyle gidiyor elimizde olanlar.......

saygılarımla.
__________________
Nejat .AUygur - 1967-KARŞIYAKA/İZMİR

CMAS 2** DIVER / 70 'lik Yenirakı Team
NEJAT   35½ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 24-01-2006   #4 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 27-07-2005
Nerden: izmir
Mesajlar: 31
alirıza - MSN üzeri Mesaj gönder
OKTAY SİNANOGLU, bu ulkedeki iki yuzlululugun en iyi temsilcilerinden biridir. Turkceyi bu kadar savunacaksın, bunun kalemsorlugune soyunacaksın; sonrada sana inanmıs, bir suru genc insanı arapcanın, farscanın kucagına atacaksın..
Sinanoglunun yazdıklarına bir bakın; arapca farsca furyası.. Ama bunun dısında olanlara ver'yansın...
Bunu lahanayla tursuyla perhizle toparlayıp siz anlayın...
*bu arada gereksiz olacak ama; ruhiyat Turkce degildir..
__________________
Alirıza Yildirim
1973
izmir/ aliağa
sea storm bringer...
alirıza isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 24-01-2006   #5 (permalink)
ZIPKINCI
 
Spearo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21-04-2004
Nerden: Bahr el Abyad
Mesajlar: 1.886
..........................................
__________________
Bora Karaali
Istanbul 1973
Guney Akdeniz - Kuzey Afrika
Spearo isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

« slm | garip »


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
JAK BOENO VE SAVAŞ KARAKAŞ İZMİR'DE! TURKUAZ'DA SOHBET! Murat ÜNAL Belgesel: İçimdeki Düşman Senkop - Ozan Yıldırım Anısına 12 28-09-2007 17:18
DENİZİ KİRLETENLERE SAVAŞ AÇIN Oktay UZDİYEM Duyuru 0 15-12-2006 18:59
Savaş Aktaş adına... Azzaro Photo - Fotoğraf Albümü 28 18-05-2006 14:34
Savaş ve kardeşi IşıL arkadaşlarımız adına... Azzaro Photo - Fotoğraf Albümü 31 18-05-2006 14:09
vampirler ve kurtadamlar arasındaki savaş Main event Zıpkıncı Kahvesi 1 23-04-2006 19:39

rgtcolumn




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:02 .


Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180