| Cevap: Şöyle bir göz atın... Aslında insan duyduğu, gördüğü, dokunduğu ve hissettiği kısacası duyu organları ile algıladığı, yaşadığı hiçbir olayı unutmuyor. Yaşanan bütün anılar saklanıp, muhafaza ediliyor taaki ihtiyaç anında bir gün onlara başvuruluncaya kadar.
Yaşanan olayların, anıların saklandığı yer bilinçaltı yani hafızadır. Muhtemelen de insanın iradesinin geçerli olmadığı, beynin karanlık kısımlarından biridir. Farkına varmadan da bilinçaltına attığımız birçok bilgi ve anı mevcuttur. Bunlar bilinçaltının serbest kaldığı rüya, hipnoz, narkoz etkisi gibi süreçlerde ortaya çıkar. Pek çoğumuz yasamıştır; sohbet esnasında daha önce hatırlayamadığı ve kendisine bile orijinal gelen bilgiler ağzımızdan dökülüverir. Konuşan kişi de ‘Bu bilgiler nereden geliyor?’ diye şaşırır. Bilgiler irademiz dışında bilinçaltında depolanan o gizli yerden akıp gelmektedir. Daha önce farkında olarak ya da farkına varmadan gelen bilgiler sentezlenerek dışarı çıkmaktadır.
Bazen de öyle olaylar olur ki, az önce yaşananları hatırlayamayız. Bu iki durum birbirine zıt gibi görünse; Hatırlama bilincimize çıkarabildiğimiz bilgiler için geçerli olan kavramdır. Bilincimize çıkaramadığımız anılar ise unuttuklarımızı yani bilgilerimizin daha büyük bir kısmını teşkil ederler. Unutmak bazen büyük bir nimettir. Eğer acıları, yaşanan üzüntüleri sürekli hatırlayacak olsak hayat yaşanmaz bir hal alırdı. Bunu da unutmamak da fayda var sanırım.
__________________ emre baş 05.02.1965 |