| ZIPKINCILAR-HAKSIZLIKLAR-KANUNLAR Arkadaşlar bence bizleri topluma ve yetkililere tanıtacak vatan hainleri olmadığımızı gösterecek kanunlara uygun adımlar atmak zorundayız. Okuduğum kadarıyla pek çok zıpkıncı sahil güvenlikten muzdarip. Daha sonra tarım il koruma ve jandarma. Niçin ? bizleri tanımadıkları için. O halde tanıtmak gerekir. Bizleri tanımayanlar suyu ve balığı da tanımıyorlar. Bazıları yüzme bile bilmezken bazıları kendi avlanma bölgelerini korumak veya zavallı balıkçıları ! korumak amacıyla bu tür yaklaşımda bulunduklarını sanıyorlar. Neredeyse bütün denizlerimizde balık avcılığı acımasız bir biçimde sürüdürülürken kimse bunlar ne yapıyor demiyor. Yıllara ait av miktarlarımıza bakacak olursanız günden güne düşmektedir. Bazı yıllarda bir miktar artış görülebilir. Nüfusumuza orantıladığınızda bunun yetersizolduğu anlaşılacaktır. Hepsinden daha önemlisi türsayımız azalmıştır. Büyük balık potansiyelimiz kalmamıştır. Büyük balık gelecek demektir. Geçmişe şöyle bir dönüp bakınız, sünger avcıları gururla anlatırlar 30-80 kglık orfozları nasıl çıkardıklarını. Günümüze bakalım Gökova nın dibi baştan başa örümcek ağı gibi paraketa ile donatılmış durumda. Kim istemez şöyle 5 kg lık bir lahoza tetik çekmeyi? Bütün gündalıyor ve balık göremeden çıkıyorsunuz, akşam restaurantın buz dolabında sergilenen paraketa lahozunu görünce içiniz cızzz etmez mi? Zıpkıncı vuramaz yasak. Niçin çünkü o sualtını görüyor, maskeyi aşağı bakınca aşağıda ne olup bitiyor ne kadar balık var hepsini görüyor. İstediğini istediği kadar vuruyor. ÖTV siz yakıt desteği, balıkçılık kredisi desteği vs vs destekleri de var. Zaten zıpkıncıların hepsinin altında son model mazotlu kamyonetleri, yatları, katları var (hepsi de ÖTV siz mazot desteği sayesinde alınmış). Ben bu insanları çok iyi tanıyorum. O nedenle neler yapıtıklarını kim olduklarını çok iyi biliyorum. Hepsi de zavallı balıkçılar, Ekmeğini denizden çıkaran zavallı balıkçılar.
Arkadaşlar birlik olmamız lazım, kim olduğumuzu vatandaşa ve yetkililere anlatmamız lazım. Bizler vatan haini değiliz. Cani değiliz. Çoğumuz meslek sahibi, maaşı olan, hepimiz saygın kişileriz. Bu işi çoğunlukla spor için, sağlıklı yaşamak kahve, bar pavyon gibi yerlere mümkün olduğunca az takılmak için yapıyoruz. Buralara da takılabiliriz, ama deniz varken şahsen beni çekmiyor. Kimse yanlış anlamasın.
Kendimizi savunmak için avukat(lar) tutmalıyız. Bilemiyorum belki de bu konu daha önce yazılmış konuşulmuş olabilir. Ama yıllardır yapmamıza rağmen aramızada bile anlaşamıyoruz. Hangi balık yasak, hangi dalışa yasak, nereler yasak, hangi belgeler gerekli vs vs.. Bunlara artık nokta konulmalı. Kardeş sitelerle de baraber hareket ederek bence sesimizi duyurmalıyız. Dalmak stresten uzak bir maneviyat ister. Ama dalışa gittiğimizde sahil güvenlik gelecek mi? birisi şikayet edecek mi? malzemeleri kaptırcak mıyız gibi bizleri strese sokan ve dalış performansımızı çok fazla etkileyecek olan düşüncelere dalıyoruz öncelikle. Bu dalıştan ne beklenir? Bakın ne güzel bir dernek var, bu derneğe ait avukat(lar) olmalı, belkide vardır bilemiyorum. Sitelerine giremedim, yoksa oray da benzer şeyleri yazacaktım. Birimiz hakızlıa uğradığında o kişiyi temsilen bu işi ve kanunları avukat savunmalı. Böylece karşımızdaki merciler bizi daha ciddiye alırlar ve hatta haksız işlem yapmaya korkarlar. Çünkü sonucunda bizlerin tazminat davası açma hakkı var. Maddi ve manevi. Böyle bu şekilde açılacak ve kazanılacak bir dava örnek teşkil edecek ve karşıdaki ister askr ister sivil memur olsun bizlere daha temkinli davranacaktır. Ayrıca açılacak davalarda avukat kanunların açık yönlerini ortaya koyacak ve ilgili hakim uygun gördüğü takdirde kanunun düzeltilmesini yürürlüğünün durdurulmasını talep edebilecektir. Çünkü burası Türkiye evet bazen gerçekten kanunları farklı farklı yorumlayan kurumlar olabiliyor. Bu kargaşaya da belki son verdirmiş oluruz.
Selamlarımla |