| ZIPKINCI
Üyelik tarihi: 05-06-2006 Nerden: AYVALIK
Mesajlar: 482
| OKUYALIM DERS ALALIM;TURGUT ÖZAKMAN RÖPORTAJI 3 Lozan’ı delme girişimleri son dönemlerde çok hızlandı. Bu küstahlık, sadece ülkemizi yönetenlerin zayıflığından mı kaynaklanıyor?
Lozan’da bizden istenenler ile bugün AB temsilcilerinin söyledikleri aynı. Afrika’da her dakika 3 çocuğun açlıktan öldüğünü görmüyor, bize insanlık dersi vermeye kalkıyorlar. İki önemli dertleri var. Biri Heybeliada papaz okulu, diğeri de Ermeni meselesi. Lloyd George üslubuyla konuşuyorlar. Diplomatik nezaketleri hiç yok.
ABD Büyükelçisi Cumhurbaşkanımızın sözlerini kakofoni olarak niteliyor, hiç tepki almıyor. Ülkemizde milli bir hükümet olsa, o adam bir dakika Türkiye’de duramazdı. Bizim gençliğimizde biri böyle bir laf etse, bir dakika bile Türkiye’de kalamazdı. Kıbrıs’taki gençlerin de beynini yıkadılar.
Milli Mücadele’yi yapan kadrolar, okuma yazma bilmeyen nineler, dedeler bizden daha bilinçli, daha irfanlı insanlardı. 55 yıldır yakın tarihle ilgileniyorum ve şunu söylüyorum: Türkiye, tarihinin en kritik günlerinden geçiyor.
Yine yeni Sevr kapsamında önümüze konan sözde Ermeni soykırımına ilişkin iddialar hakkında neler düşünüyorsunuz?
Eğer Ermenilere soykırım yapsaydık, bunu hiç çekinmeden açıklardım. Osmanlı 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı’na girdi. O zamanlar imparatorluğun tebaası olan Ermeniler de orduya arkadan saldırdılar, ikmal yollarını kapadılar, kıyım yaptılar. Osmanlı yönetimi de Almanların da tavsiyesiyle Ermenileri zorla göçe tabi tuttu. O dönemde Osmanlı o kadar kötü yönetiliyordu ki, eksi 40 derecede Sarıkamış’ta savaşan askerlerimizin üzerinde yazlık giysiler, artı 40 derecede Suriye’de savaşan askerlerimizin üzerinde ise kışlık giysiler vardı. Osmanlı zorla göç ettirmeyi de başaramadı.
Bu süreçte kimi münferit olaylar, ihmaller elbette olmuştur, belki bir subay emrindeki mangaya ateş emri vermiştir. Ama bunlara kıyım denmez, cinayet denir. Osmanlı’da bu ihmaller ve münferit olaylar nedeniyle yüz kişiyi idam etmiş, binlerce kişiyi de cezalandırmıştır. Ben şunu soruyorum. Ermenileri zorla göç ettirmenin nedeni neydi? Neden bunu kimse araştırmıyor?
İngilizler, işgalci olmalarına, ellerinde tüm olanaklar bulunmasına, istedikleri arşive, kuruma rahatça girebilmelerine karşın bu konuda yaptıkları araştırmalarda, Ermeni kıyımına ilişkin tek bir belge bile bulamamışlardır. Osmanlı arşivlerinde Ermeni kıyımına ilişkin tek bir belge yoktur. İngilizler 1921 yılında ABD’ye başvurup, kıyıma ilişkin belge istemişlerdir.
Amaçları da Malta’daki Osmanlı yönetici ve aydınlarını mahkûm ettirmektir. ABD’den şu yanıt gelmiştir: “ABD arşivlerinde Türklerin kıyım yaptığına ilişkin hiçbir delil, belge, kanıt yoktur” Peki bunca yıl sonra Ermeni sorunu neden gündeme geldi?
Çünkü Batı bize şantaj yapıyor, iftira ediyorlar. Ellerinde hiçbir belge yok. Bizim kültürümüzde, tarihimizde kıyım yok. Amaçları gençlerimizi atalarından, tarihlerinden, kültürel miraslarından koparmak, bunlardan utanır hale getirmek. Onları bu yüzden televole çocuğu olarak yetiştiriyorlar. Yine de bunca çabaya rağmen çocuklarımızı bizden koparamadılar. Bizlerin hatası yok mu? Elbette var. Ama bunlar aile içi meselelerdir. Bizi bölünmeye, parçalanmaya götürmemelidir.
Demokrat olmak için Cumhuriyete saldıranlar kimin değirmenine su taşıyorlar?
Cumhuriyet, bazılarının öne sürdüğü gibi, üç beş kişi arasında kararlaştırılıp, ilan edilmedi. Milli Mücadele zaten Cumhuriyeti dikte etmişti. Bu milletin talebiydi. Yurttaş olmak istiyordu. Bir kısım hain Türklerin, kocaları milli orduya katılmış genç gelinlerin evini düşmana gösterdiklerini unutmayalım.
Yunan ordusu kaçarken yaktı, yıktı, kadınların, çocukların ırzına geçti. Dünyanın en barbar ordularından biridir. İstanbul Hükümeti Milli Mücadele boyunca Yunan ordusunu destekledi. Bu hükümetin bir bakanı, Yunan ve Fransızlara karşı savaşmanın, padişahın emrine karşı gelmek olduğunu söyledi. Yunan ordusunun başarısı için dua ettiklerini belirtti.
O adamın müsteşarı da ünlü İngiliz casusu Sait Molla idi. Kurtuluştan sonra İngilizler ona gerek kalmadığını düşünüp, parasını kesince, Ankara’ya başvurup, gerek görülürse Ankara için çalışabileceğini söylemişti. Biz Kurtuluş Savaşı’nda sadece emperyalizmi değil, onun içerdeki işbirlikçilerini, Ali Kemalleri, Sait Mollaları da yendik. Ama ne yazık ki gelinen noktada hala aşağılık duygumuz kökünden kazınmış değil. Ne acıdır ki halen aynen Osmanlı gibi Avrupa karşısında titriyoruz. Karen Fogg’lar, Kretschmer’ler her istediklerini söylüyorlar ve hiçbir tepki almıyorlar. Tüm eski güzellikleri, destanları sıfırlamamızı, millet olmaktan vazgeçmemizi, bizden üçüncü sınıf bir topluluk olmamızı istiyorlar. Ninelerimizin, dedelerimizin, atalarımızın torunları olduğumuzu kanıtlamanın zamanı geldi. |