ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-12-2006   #1 (permalink)
ZIPKINCI
 
Murat TÜRKOĞLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-06-2006
Nerden: AYVALIK
Mesajlar: 482
Murat TÜRKOĞLU - MSN üzeri Mesaj gönder Murat TÜRKOĞLU - YAHOO üzeri Mesaj gönder
OKUYALIM DERS ALALIM;TURGUT ÖZAKMAN RÖPORTAJI 1

Kitabınıza gösterilen olağanüstü ilgiyi nasıl yorumluyorsunuz?
Kitaba gösterilen ilgi benimle ilgili değil. Bu ilgi, atalarımıza, dedelerimize, ninelerimize gösterilen ilginin göstergesidir. Bu ilgiden hiç şımarmıyorum. Şımarmak gibi bir yeteneğim de yok. Ben yıllardır yazarak geçinen bir insandım, son 1,5 yıldır konuşuyorum. Milli Mücadele’yi anlatıyorum.

Ola ki insanımız inanmaz diye, kitabımda abartılı hiçbir ifadeye, en az iki, üç kez teyit etmediğim, doğrulamadığım hiçbir bilgiye yer vermedim. Kitabımdaki her şey gerçeklere, belgelere dayanıyor. Milli Mücadele inanılması güç bir destandır ve bu konuyu incelemiş olan, batıdaki sayıca az namuslu bilim adamları da bu mücadeleye Türk mucizesi derler.

Cumhuriyete karşı 2. Cumhuriyetçiler, siyasal İslamcılar ve Kürtçülerden oluşan bir cephe var. Osmanlı’yı yüceltmek için Cumhuriyet’i küçük görenlere ne diyorsunuz?
Osmanlı İmparatorluğu’nun doruğu Kanuni Sultan Süleyman dönemidir. O dönem her şeyiyle muhteşemdir. Kanuni’nin amirali Barbaros’tur, şairi Baki’dir, mimarı Sinan’dır. Ve bu kadronun hepsi muhteşemdir. O dönemde Akdeniz bir Türk gölü gibidir. İmparatorluğun bir ucu Viyana’da, bir ucu Basra’dadır. Peki, sonra ne oldu da o devlet bu kadar zayıfladı? Tarihte bunun başka bir örneği yok. Bunu bir tek biz başardık. 1912 Balkan Savaşı bunun örneğidir.

3.5 yıl önce kurulan, 3,5 devletin, 3,5 ordusu iki Osmanlı ordusunu evire çevire dövdü. Ne oldu da biz bu hale düştük? İşte bunu çok iyi bilmeliyiz. Avrupa medreseyi üniversiteye çevirirken, biz medreseden bilimi dışladık. Sanayi Devrimi’ni yaşayamadık.

1919’da Milli Mücadele başladığında limanlarımız, madenlerimiz, demir yollarımız hep yabancıların elindeydi. Erkeklerin yüzde 7’si, kadınların ise binde dördü okuryazardı. Bir tek üniversitemiz vardı Darülfünun. Onda da kızlar ve erkekler ayrı ayrı eğitim görüyorlardı. Toplu iğne, elbise düğmesi, zarf, silah yapamıyorduk. Ordu çağdaş savaş teknolojisinden bihaberdi. Düyun-u Umumiye yöneticisi, “1850’de imparatorluk iflas etti” diyordu. Fransa’dan alınan borçla Çırağan, Dolmabahçe gibi saraylar yapılıyordu. Osmanlı aydını batıya karşı kompleksliydi, onları taklit ediyordu. Sarayda en önemli kişi müneccim başıydı. Padişah 3. Selim gördüğü rüyaya göre karar veriyordu.

Anadolu’nun bin yıllık ihmal edilmişliğini, Cumhuriyet 20–30 yılda nasıl giderebilirdi?
Bugün de Anadolu’yu gezerseniz Osmanlı’dan kalma eserlerin ne kadar az olduğunu, sahip çıkılan ve övünülen eski eserlerin büyük bölümünün Osmanlı öncesi dönemlerden kaldığını görürsünüz. O nedenle 600 yıllık görkemli tarih bir anda sıfırlanmıştır. O dev imparatorluğun ihtişamını da talihsizliğini de, Milli Mücadele’yi de, Atatürk’ü de, yeni devletin niteliklerini de çok iyi bilmeliyiz. Çünkü Cumhuriyet bilinçli muhafızlar ister.

Sizin Milli Mücadele’ye olan ilginiz ne zaman başladı?
Çocukluk yıllarımda başladı. Babam Bakırköy Barut Fabrikası’nda işçiydi. Bakırköy çok güzel, çok şirin bir yerdi. Yoksul bir aileydik. Bana hem lastik, hem de potin alacak parası yoktu babamın. Sadece lastik giyerdim ben. Ama başımız dikti. Yedi düveli dize getirmiş bir ulusun çocuğu olmakla gurur duyardık hepimiz.

Okuldaki öğretmenlerimizin çoğu Milli Mücadele’yi yaşamışlardı. Öğretmenlerimizin birçoğu gaziydi. Ailem Fransız işgalini anlatırdı. Babam, Milli Mücadele’deki katkıları unutulmayan İmalat-ı Harbiye ustalarını tanımış, onların elini öpmüş biriydi.

Bayramlarda evlerden bayraklar sarkardı. O zamanlar işgali görmüş, Cumhuriyeti idrak etmiş nesiller yaşardı. Meydandaki büyük bayrağın altından geçerken, başımızı bayrağa sürterdik, bayrak bizi okşardı.

Milli Mücadele’nin o özü nasıl unutturulmaya başlandı?
Milli Mücadele’yi anlatan sayfalar gittikçe kısaldı. Günümüzde 1,5 sayfaya kadar indi. Emperyalizme karşı verilen ve zaferle taçlanan ilk ulusal savaş gerektiği gibi anlatılmadı. Emperyalizm terimini sırf solcular kullanıyor diye, Milli Mücadele’nin antiemperyalist tarafı da unutturuldu. Milli Mücadele’nin iki boyutu vardır. Bir boyutuyla, emperyalist düşmana karşı verilen mücadeledir, diğer boyutuyla ise işbirlikçi İstanbul yönetimine karşı ihtilaldir.

Ama o İstanbul yönetiminin kafasını ve ruhunu taşıyan yönetimler, Milli Mücadele’nin bu özünü unutturmuşlardır. Geride de kala kala bir Türk-Yunan savaşı kalmıştır. Bu da gençleri daha az heyecanlandırmaktadır. Ben kitabımda kendi kahramanlarımızı ve emperyalizme karşı çektiğimiz kılıcı anlatmaya çalıştım.

Dünyanın başka ülkelerinde “resmi tarih” diyerek, kendi geçmişine saldıran tarihçiler var mı?
Milli Mücadele’yi küçültmek, önemsizleştirmek, hatta aşağılamak için sahte tarihler uyduruldu. Ben çok çalışan bir insanım. Günde 12 saat çalışırım. Hakikate inanırım. Ulaştığım bilgi ve belge lehte ya da aleyhte neyse onu veririm. Ülkemizde sahte tarihler, yalan tarihler üretilerek atalarımıza, ninelerimize saldırılıyor. Toprağımız çok kahraman yetiştirdiği gibi, çok da hain yetiştiriyor. Bunu da bilelim.

Bu konuda o kadar ileri gidenler var ki, onlara göre İnönü Savaşı olmadı, Sakarya Savaşı yok, savaşta dört kişi öldü, biri de attan düşerek öldü. Bir diğeri de çıkmış diyor ki, Türkler Lozan’da Lord Curzon’la gizli bir anlaşma yaptılar. Bu Türk-İngiliz gizli anlaşmasına göre tek amaç Türkleri protestan yapmaktı. Bu görüşleri yazan da ağzından Allah’ı eksik etmiyor hiç. Bu yalanlara yanıt vermesi gereken kişi ve kurumlar susunca da pek çok insanımız bu sahte tarihlere inanıyor. Yakın tarihine bile iki farklı açıdan bakan bir millet olur mu hiç? Eğer olursa da millet olarak kalması mümkün müdür?

Siyasilerin bunu görmesi gerekir. Etrafta bol bol kuru kalabalık yazarı, yorumcusu, sanatçısı var. Tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkûmdur. 30–35 yıldır tarihimiz milli değildir. Milli Eğitim ne yazık ki bambaşka bir yerlerde.

Eğitimin durumu böyle de medyanınki farklı mı?
Kesinlikle değil. Bayrak, vatan, Türklük sevgisi olanlara karşı İstanbul medyasından çığlıklar yükseliyor. Aman faşizm geliyor diye bağırıyorlar. Hiç ilgisi yok. Bizim milliyetçiliğimizin özü yurtseverliğe dayanır. Bir yurttaşın yurtsever olmaması düşünülemez. Bu milliyetçiliği paylaşmamak ya derin bir gaflettir, ya da korkunç bir ihanettir.

Çanakkale’nin de önemini küçük göstermek isteyenler var. Onlara ne diyorsunuz?
Osmanlı’nın son döneminde kötü gidiş üzerine kafa yoranlar, herşeyi aynı anda düzeltmenin mümkün olamayacağını görüyor ve önce orduyu kalkındıralım diyorlar. Bu çabalar sonucunda da Çanakkale Savaşı’na az donanımlı ama olabildiğince iyi eğitimli bir orduyla giriliyor. Çanakkale’nin birkaç lütfu vardır.

Birincisi tarih sahnesine Atatürk’ü çıkarmıştır. İkincisi Türkler arasında tarih şuuru oluşmuştur. Üçüncüsü bu kahramanlık tüm dünyada Türkün geri dönüşü olarak nitelenmiştir. Dördüncüsü özgüven ve emperyalizmi yenme ümidi oluşmuştur.

O savaşa katılan komutanlar, İstiklal Harbi’nde orduyu zafere götürecek olan komutanlardır. Çanakkale Kurtuluş Savaşı’nın taç kapısı, önsözüdür. Çanakkale anlaşılmadan Milli Mücadele anlaşılamaz. Biz Milli Mücadele’de Yunanla değil, asıl emperyalizmle savaştık. Yaptığım araştırmalarda şunu gördüm, Kurtuluş Savaşı’nda tam 17 kez de İngilizlerle çarpışmışız. 1921–22 arasında ülkemizde 100 bin Fransız, 225 bin Yunan askeri vardı.

Milli Mücadele’de biz ABD ile de karşı karşıyaydık. Toplam 400 bin kişilik bir silahlı işgal gücüne karşı bizde 40 bin kişi vardı. Ve o yokluğa, yoksulluğa rağmen o 40 bin kişi, tam donanımlı 400 bin kişiyi yendi. O gün karşımızda dönemin ABD Başkanı Wilson vardı, günümüzde de Türkiye’yi parçalayan, topraklarımızı Ermenistan’a, Kürdistan’a veren haritalar yapan Amerikalı yetkililer, subaylar var.
__________________
Murat Türkoğlu 1971

www.sehitlerolmez.com

AYVALIK ZIPKINCI TAKIMI
Murat TÜRKOĞLU isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-12-2006   #2 (permalink)
ZIPKINCI
 
Ahmet TÜFEKÇİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21-08-2006
Nerden: İZMİR
Mesajlar: 402
harika devamina da bakicam
__________________
CORALWING

expect the unexpected
Ahmet TÜFEKCİ/1977
Ahmet TÜFEKÇİ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bodrum-Turgut Reis'i bilenler Emre Gec Ege Bölgesi 0 17-08-2007 19:42
OKUYALIM DERS ALALIM;TURGUT ÖZAKMAN RÖPORTAJI Murat TÜRKOĞLU Zıpkıncı Kahvesi 3 25-12-2006 12:04
OKUYALIM DERS ALALIM;TURGUT ÖZAKMAN RÖPORTAJI 3 Murat TÜRKOĞLU Zıpkıncı Kahvesi 1 22-12-2006 17:41
OKUYALIM DERS ALALIM;TURGUT ÖZAKMAN RÖPORTAJI Murat TÜRKOĞLU Zıpkıncı Kahvesi 0 22-12-2006 14:47
LÜTFEN OKUYALIM!!! deep_man Deniz Sohbetleri 2 27-07-2006 15:32

rgtcolumn




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:15 .


Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183