ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20-11-2006   #1 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 07-06-2006
Nerden: gelibolu
Mesajlar: 422
harpoon222002 - MSN üzeri Mesaj gönder harpoon222002 - YAHOO üzeri Mesaj gönder
adamlar coştu nelere dil uzatıyo

ZIPKINCI HER ZAMAN ATATÜRKÜN ÇİZDİĞİ YOLDADIR
Zıpkıncı YÖNETİMİ

ATATÜRK EN BÜYÜK TÜRK


ÜYELERİMİZDEN GELEN SİYASİ İÇERİKLİ MESAJ UYARISI ÜZERİNE MESAJ SİLİNMİŞTİR.MESAJIN SİLİNME NEDENİ TAMAMEN PARTİ İSMİ GEÇTİĞİ İÇİNDİR.

Zıpkıncı YÖNETİMİ
__________________
deniz sevdalılarına merhaba avlarınız bereketli geçsin

İBRAHİM TANSU KİLİMCİGÖLDELİOĞLU 1976
harpoon222002 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 20-11-2006   #2 (permalink)
Birkan
Guest
 
Mesajlar: n/a
yuh yani birde bunu yapan profesör mü ? eğer bu doğruysa üzerine gidilmeli ve bizi medeni dediğimiz savaşçı bir topluluğun elinden kahramanca kurtaran yüce önderimizin rahat uyması için söyleyenlerin ve buna müsaade edenlerin cezası verilmelidir
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 20-11-2006   #3 (permalink)
Yönetici
 
Eren ATEŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09-03-2006
Nerden: Biga,Gönen,Bandırma
Mesajlar: 1.674
Eren ATEŞ - MSN üzeri Mesaj gönder
bunlara varya vercen odunu vercen odunu onun profesörlüğünün ta içine s.çiim ben :evil: :evil: :evil: :evil:
__________________
Eren ATEŞ BALIKESİR/GöneN

***Yeşil Gönen Zıpkıncıları***
Eren ATEŞ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-11-2006   #4 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 31-05-2005
Nerden: Adana
Mesajlar: 361
Gökhan PİKDÖKEN - MSN üzeri Mesaj gönder
İzmirdeki Üniversitelerde profesör mü kalmamışda Gazi Üniversitesinden bu adamı getirmişler?????..AKP nin herzamanki takiyyesi...Yaparlar sonrada "kendi görüşleri,bilmiyorduk,ifade özgürlüğü" gibi abuk açıklamalar yaparlar...Madem ifade özgürlüğüydü de neden Danimarkanın peygamber efendimiz ile ilgili karikatürlerine tepki gösterdiniz?? O nada ifade özgürlüğü deseydiniz.!!!
Papa Türkiyeye gelecek..Başbakan,Dış İşleriş Bakanı,İstanbul Büyükşehir Bld .Bşk ve diyanet ile ilgili bakan vs vs..hepsiyurtdışına gidiyor..Bahaneleride hazır..Yahu çıkın şu adamın karşısına ...deyinki " Be kardeşim sen müslümanlara şu lafı ettin.barbar dedin..bi açıkla bakalım.."
İşlerine geldimi öyle...gelmedimi böyle...!! :evil:
Elhamdülillah hepimiz müslümanız... Öte yandan Türkiyenin geleceğini Cumhuriyetten başka bir yerde aramak abesle iştigaldir..!!


Birde o konuşmayı yapan profesörün geldiği Üniversiteye bakın..Gazi Üniversitesi..Hakaret ettiği Ulu önderimizin adının verildiği fakülteden maaş alıyor..!! :evil: :evil:
__________________
Gökhan PİKDÖKEN / 1968
Lokar TEAM
Bizi birleştiren deniz..
Gökhan PİKDÖKEN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-11-2006   #5 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 07-06-2006
Nerden: gelibolu
Mesajlar: 422
harpoon222002 - MSN üzeri Mesaj gönder harpoon222002 - YAHOO üzeri Mesaj gönder
bugün işine son vermişler ama yönetime ne zaman radikaller gelse ki menderes zamanıda buna en güzel örnek hep uygulamalar tam tersi olmuş filistin lübnan olaylarında müslümanlara yardım etmek yerine hristiyan ve yahudilerin tarafını tutmuşlar cezayir katliamı sırasında fransaya destek vermiş tayiiep te farklımı davranacak o karikatür olayında
__________________
deniz sevdalılarına merhaba avlarınız bereketli geçsin

İBRAHİM TANSU KİLİMCİGÖLDELİOĞLU 1976
harpoon222002 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-11-2006   #6 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 02-02-2005
Nerden: İzmir
Mesajlar: 1.437
İmBat - MSN üzeri Mesaj gönder
İdamın kaldırılmasına karşıydım halada karşıyım bu adamı sallandırmak lazım Cumhuriyet meydanında
Görevine son verilmesi az bence
__________________
Taygun Kocabıyık
İmBat isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-11-2006   #7 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 29-12-2004
Yaş: 34
Mesajlar: 120
ycan - MSN üzeri Mesaj gönder
bir de çıkmış benim şahısla ilgili degil konuşmam diyor çıldırdım haberlerde görünce........
__________________
YALIN CAN/İSTANBUL 1974
ycan isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-11-2006   #8 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 07-06-2006
Nerden: gelibolu
Mesajlar: 422
harpoon222002 - MSN üzeri Mesaj gönder harpoon222002 - YAHOO üzeri Mesaj gönder
aslan yönetin en büyük yönetim kim rahatsız oldusa özelden gelsin de sebebini söylesin
__________________
deniz sevdalılarına merhaba avlarınız bereketli geçsin

İBRAHİM TANSU KİLİMCİGÖLDELİOĞLU 1976
harpoon222002 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 27-11-2006   #9 (permalink)
ZIPKINCI
 
Fatih Boran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20-10-2006
Nerden: istanbul
Yaş: 35
Mesajlar: 349
Fatih Boran - MSN üzeri Mesaj gönder
farklı bir bakış hasan cemalden geldi

Kışla kültürü, demokrasi kültürü!


Bir açık mektup!
Demokrasi kültüründen değil, 'kışla kültürü'nden beslenenlere. ..
Bir açık mektup!
Eleştirel düşünceden değil, 'ezber imalathaneleri' nden nemalananlara. ..
Bir açık mektup!
'Düşünce polisleri'ne yazılan...
Bir açık mektup!
Kendi doğrularını herkese dayatmak isteyen dinci ya da laik yobazlara...
Bir açık mektup!
Entelektüel olan her şeyden ya da 'entelektüalizm' den nefret edenlere...
Evet, bir açık mektup.
Ben yazmadım. Amerika'nın en önde gelen üniversitelerinden Columbia'nın Rektörü Prof. Dr. Jonathan R. Cole tarafından kamuoyuna yazıldı.
Rektör, İsrail'e karşı bir siyasal eyleminden dolayı Prof. Edward Said'in üniversiteden atılması için Amerika'da kampanya başlatan Yahudi Lobisi dahil bazı çevrelere karşı akademik özgürlüğü savunuyor.
Prof. Atilla Yayla'ya yönelik olarak kaynatılmaya başlatılan cadı kazanı dolayısıyla 2000 yılında yazılan bu mektubun bir özetini köşeme alıyorum, belki işe yarar diye...
* * *
Columbia Üniversitesi' nde akademik özgürlüğün anlamı nedir? Üniversite yönetmeliğinin 70. maddesi şöyle der:
"Akademik özgürlükten kasıt, bütün öğretim görevlilerinin, sınıflarında konularını tartışırken özgür olmalarıdır. Bu özgürlük, araştırma ve bu araştırmaların sonuçlarını yayımlama özgürlüğünü de içerir. Öğretim görevlileri fikirlerini ifade etmelerinden veya özel ya da kamusal alanda kurdukları ilişkilerden dolayı üniversite tarafından cezalandırılmaz."
Columbia'da bir ifade yasası olduğuna inanmadığımız gibi, ifade polisi gibi davranmayı da reddederiz. Üniversite, bir görevlisinin fikirlerini açıklamasına veya davranışlarına karşı, bunlar yargının alanına girse bile müdahale etmeyebilir.
Bir üniversite için, bireyin siyasi olarak egemen bir ideolojinin titretici, felç edici etkisinden korkmaksızın, görüşünü ifade etmekte kendisini özgür hissetmesinin güvencede olmasından daha önemli birşey yoktur.

Özgürlük üzerine...
John Stuart Mill, 'Özgürlük Üzerine' adlı eşsiz makalesinde, bize hoş gelmeyen fikirlerin ifade edilebilmesini desteklememizin özgürlük kavramı açısından niye çok önemli olduğunu açıkça ortaya koyar ki; o fikirler bizim fikrimize aykırı olabilir veya fikrimizi tehdit eder görünebilir:
"Eğer tüm insanlığın, farklı düşünen tek bir kişiyi susturmasını haklı buluyorsanız, gün gelip o tek kişinin iktidarı ele geçirdiğinde tüm insanlığı susturmasına karşı çıkmaya da hakkınız olmaz."

Çirkin de gelse...
Bazı fikirler bize çirkin gelebilir. 'Doğruluk' anlayışımıza aykırı düşebilir. Yargılarımıza veya kabullerimize meydan okuyabilir. Ama ne olursa olsun akademik düzenimizin temel yapısını tehdit etmedikçe güvence altında olmaları gerekir.
Akademik özgürlük temel esastır.
Bu nedenle, Profesör Edward Said'in çevresinde süregiden son tartışma da bizi rahatsız etmemelidir. Yeter ki bu tartışma, özgür fikir alışverişine zincir vurmasın veya Said'e yaptırım uygulama çanlarını çalar hale gelmesin!

Asıl tehdit!
Hepimizi ve akademik özgürlüğü tehdit eden, Said'in ifade özgürlüğünü ya da eleştirilerini sınırlama düşüncesinin ta kendisidir.
Öğretim üyelerimizin görüşlerine yönelik bu tür kısıtlamaların, bu üniversitenin saygın bir özelliği açısından uzun süreli olumsuz etkileri olabilir. Bu özellik, çoğunluğun kabul edilemez görebileceği fikirlere karşı hoşgörü göstermektir.

Özgürlüğün güvencesi
Columbia olarak biz, McCarthy döneminde bile, diğer kurumların yaptığı gibi, farklı siyasi görüşleri bulunan profesörlerimize kısıtlama uygulamak veya onları işten uzaklaştırmak yolundaki baskılara ve telkinlere boyun eğmedik. Bugün de ifade özgürlüğünü güvence altına alan tutumumuzdan geri adım atmayız.
Said, bir Columbia Üniversitesi profesörüdür. Bu bizim en yüksek akademik derecemizdir ve kendisi bu mevkiye sadece bilimsel ve eğitsel katkıları nedeniyle gelmiştir.
Onun politik görüşlerine atıfla, Columbia'daki sıfatının uygun olup olmadığını, çalışmalarının değerini sorgulamak, Said'i üniversitemizin önde gelen akademisyenlerinden biri olarak görmemize dair bakış açısını yitirmekten başka bir anlama gelmez.
Eğer Said'in özgürce yazma ve konuşmasını güvence altında tutmayı reddedeceksek, bir sonraki bastırılanın kim olacağını da, kimin fikirlerini çekinmeden ifade edeceğini belirleyen engizisyon üyesinin kim olacağını da şimdiden düşünmeye başlamamız yerinde olmaz mı?

Akademik özgürlük
Columbia'da öğretim üyeleri ile öğrenciler için farklı farklı belirlenmiş davranış kuralları vardır. Ne var ki, ifade özgürlüğünü içeren akademik özgürlük söz konusu olduğunda, bir öğrenciye sunulanla Said'e sunulan güvenceler açısından bir fark yoktur.
Nasıl Said meselesinde ifade ve eylem özgürlüğünü savunuyorsam, öğrencilerin haklarını da aynı şekilde savunurum. Ve Said hakkında üniversitenin uygulayacağı herhangi bir yaptırım olduğuna inanmadığımı da ifade etmek isterim.
Öğrenciler ve öğretim görevlileri, benim de pek doğru bulmayabileceğim şeyler yapabilirler. Ancak bir üniversite yöneticisi olarak kendi otoritemi, onların fikirlerini üniversite idaresinin bakış açısına uydurmak için asla kullanmam.
Prof. Dr. Jonathan R. Cole,
Columbia Üniversitesi Rektörü.

h.cemal@milliyet. com.tr
Fatih Boran isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 27-11-2006   #10 (permalink)
ZIPKINCI
 
Fatih Boran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20-10-2006
Nerden: istanbul
Yaş: 35
Mesajlar: 349
Fatih Boran - MSN üzeri Mesaj gönder
ilgili köşe yazıları

Atatürk ve eleştirel düşünce


YIL 1930; Atatürk "Cayır cayır yanıyoruz" diyor; "Her taraf derin bir yoksulluk, maddi manevi perişanlık içinde, memleketin hakiki durumu ne yazık ki bu" diye yakınıyor, çare arıyor.
Temmuz ayında Türkiye'ye gelen Paris Büyükelçisi Ali Fethi Bey'le görüşen Atatürk, "Dışarıdan nasıl görünüyoruz?" diye soruyor. Ekonominin çok kötü olduğunu, dışarıdan yardım almak gerektiğini, diktatörlük görüntüsünün Batı'da iyi izlenim bırakmadığını konuşuyorlar.
Gazi diyor ki:
- Ben çaresini buldum. Memlekette muhalif bir parti kurdurmak lazımdır!
Muhalif parti aksamaları eleştirecek, farklı çözümler önerecek... Programında 'liberal' yazan Serbest Fırka böyle kuruluyor; umuluyor ki 20-30 milletvekiliyle küçük bir parti olsun. Ama halk oraya akıyor... Ve parti kapatılıyor.
Dahası, basın üzerindeki sıkı denetim artırılıyor. Türk Ocağı, Türk Kadınlar Birliği, Mason Locaları gibi rejim yanlısı kuruluşlar bile kapatılıyor; sırf 'bağımsız' oldukları için.

Tek fikirli toplum
Yoksul ve bitkin toplumun devrimleri anlayamadığı düşüncesiyle sıkı bir ideolojik disiplin kuruluyor: Toktamış Ateş Hoca'nın bugün "zırva" dediği dil ve tarih teorilerine mesafeli duran tarihçiler susturuluyor. 'Üniversite reformu'nda yüzden fazla öğretim üyesi tasfiye ediliyor... YÖK'e kadar uzanacak bir gelenek!
Prof. Emre Dölen, özerk Ziraat Enstitüsü'nün hızla geliştiğini ama hizaya getirilmiş üniversitede akademik gelişmenin yavaş olduğunu yazar.
Ekonomik ve toplumsal durum da pek farklı değildir. 1920'lerdeki inkılaplar hariç, Tek Parti devrinde, Şevket Süreyya'nın deyimiyle, "Çarklar boşlukta dönüyor."
Atatürk ve İnönü'nün bakanlarından Hilmi Uran'ın "tek parti uyuşukluğu" terimi toplumsal yapı durgunluğunun da fotoğrafıdır, 1950'lere kadar devam etmiştir.
Prof. Şevket Pamuk'un bulgularına göre, 1923-1950 arasında Türkiye'nin kalkınma hızı, bütün 'mucize' anlatımlarına rağmen, ancak dünya ortalaması düzeyinde, hatta hafif altındadır; İkinci Cihan Harbi'nin ölüm ve yıkımını biz yaşamadığımız halde.
Şimdi, inkılapları överken, bir "toplumsal gelişme" sorunu olduğunu göz ardı etmenin Türkiye'ye ne faydası var?!

Çoğulcu fikirler
İnsanlık tecrübesi gösteriyor ki, tek fikirli toplumlar dinamik ve yaratıcı olamıyor. Onun için çağımız, "toplumu sarsan, rahatsız eden fikirlerin bile" serbest olmasını gerekli buluyor.
Atatürk'ün nihai amacı da elbette buydu. Ancak, dönemin şartlarında gerekli sayılarak yapılan otoriter uygulamalar ve bunları haklılaştırmak için geliştirilen ideolojik kalıplar, zamanla katı bir resmi ideoloji haline geldi!
Askeri darbelerle anayasalara, kurumlara, üniversitelere enjekte edildi. Öyle bir resmi ideoloji ki, Atatürk'ün çeşitli konuşmalarını bile sansürledi!
Liberal Prof. Atilla Yayla'yı görüşlerinden dolayı "ders vermekten yasaklamak" da aynı egemen zihniyetin bir sansür uygulamasıdır, akademik sansürdür!
Yayla'nın görüşlerine katılmayabilirsiniz. Atatürk'ü ve dönemini öven yüz binlerce yayın, tez, ders yanında Yayla'nın sözleri devede kulaktır. Bu telaşa ne gerek var?
Atatürk için "o adam" sözü gerçekten yakışıksızdır. Ama akademik eserleri için bir şey diyemediğiniz Prof. Yayla'yı yasaklamanız, akademik değerlere ve hürriyetlere bir saldırıdır. Bağdat'tan dönecek bir yanlıştır.

t.akyol@milliyet. com.tr

http://www.aksam. com.tr/yazar. asp?a=59616, 10,2
Kemalizm'in Türkçe çevirisi



Ben şimdi çıkıp herhangi bir siyasi partinin düzenlediği bir panelde şöyle desem, ya da lafı döndürüp dolandırmaya hiç gerek yok, aha buracığa kafadan yazsam:

'Önümüzdeki yıl muhalefet partilerine oy verecek olan seçmen 'bu adamın başbakanlık koltuğunda ne işi var' diye soracak'...

Ben şimdi başbakana 'bu adam' mı dedim?

Hayır, demedim. Seçmen dedi!

Seçmen de demedi, diyeceğini varsaydım, onun ağzından cümle kurdum.

Kaç gündür, Profesör Atilla Yayla'ya yöneltilen suçlamaları ibret ve dehşetle izliyorum. Kimisi adamın yüreğine indirmek üzere, kimisi de onu savunuyor. Ancak, ister hırt Kemalist olsun ister gevşek liberal, hiçkimse 'bu adamın bu adam demediğini' farketmiyor!

Atatürk'e bu adam diyeceği varsayılanlar, Yayla'nın kafasında canlandırdığı 'muhayyel' Avrupalılar!

Profesör Yayla, kendini Avrupa Birliği'nin perspektifine yerleştirip konuya oradan, o açıdan, onların gözüyle bakmaya çalışmış, onların ne diyebileceği hakkında tahmin yürütmüş, bir tür 'muhayyel tercümanlık' etmiş.

Ama kafasında perspektif kavramı olmayan, okumuşu minyatür, köylüsü de halı kilim deseni kültüründen gelen toplum, bunu göremiyor.

Bu insanlar, roman kahramanlarını da suçlamış insanlardır.

Elif Şafak adında, romancılık yeteneği sınırlı bir kız, bu yüzden yargılandı ve neyse ki tek celsede aklandı da büsbütün rezil olmaktan kurtulduk. Romanında, kahramanları Ermeni meselesini tartışıyor ve Türkiye'yi suçluyorlar.

Bizim perspektif özürlü beyinler, Orhan Pamuk'un bir gazeteye aynı konuda demeç vermesiyle bir romanın kahramanlarının bunu 'sanal' tartışması arasındaki farkı göremiyorlar.

1922 yılında geçen bir roman yazsam, ve bu romanda General Trikupis, Gazi Mustafa Kemal Paşa için 'bu adamı yeneceğim, mahvedeceğim' dese, Atatürk'e hakaret etmiş olur muyum olmaz mıyım?

Tam tersine, asıl 'şu Kemal Paşa ne büyük bir adam, ne müthiş bir komutan, bu savaşı onun kazanması gerekir, en iyisi ben ona yenileyim bari' derse rezil olurum... Yazar olarak beni tefe koyarlar, arkamdan teneke çalarlar...

Yani düşünebiliyor musunuz, 'Suç ve Ceza' romanında Raskolnikov tefeci kadını baltayla öldürdüğü için Dostoyevski 'cinayete teşvik' suçundan Rus mahkemelerinde sürünüyor!... Romanın sonunda katil Sibirya'ya sürüldüğü için de 'hafifletici nedenlerle' beraat ediyor!...

Peki, tut ki dedi... Takiyye yaptı... Aslında kendisi Atatürk'e bu adam demek istiyordu da, lafı Avrupa'nın ağzına verip onlar söylemiş ayağına yattı...

'Bu adam' tanımının küçültücü bir tanım olduğu hangi kitapta yazıyor?

Kimlere bu adam denilebilir, kimlere denemez? Örneğin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e bu adam denilebilir mi? Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a bu adam denilebilir mi? Peki, Fetullah Hocaefendi Hazretleri'ne bu adam denilebilir mi?

('Sayın' lafını geçiniz bir kalem, o merhum Ecevit'in 'eğitimini tamamlamamış özentili aydın' yaklaşımıyla icat ettiği, toplumun günlük hayatında mevcut olmayan yapay bir sözcüktür. Yalnızca Ankara ilimizde ve basında kullanılır.)

Ama Vahdettin'e de, Damat Ferit'e de gönül rahatlığıyla denilebilir, değil mi? Hatta 'eşşoğlueşşek' bile derseniz hesabını kimse sormaz. Oysa biri devlet başkanı, öteki başbakandır.

Peki... Bir Amerikan profesörü, 'George Washington, that man...' adını taşıyan bir kitap yazsa, 'Amerikan büyüklerine hakaret' suçundan yargılanacak mıdır?

Yazık... Çok yazık... Kemalizm'in Türkçe tercümesini 'öküzlük' haline getirenler bunun hesabını vermeliler.. .
Fatih Boran isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bu Adamlar Bazı Şeyleri Çoktan Aşmışlar.. Serkan ULUYURT Zıpkıncı Kahvesi 10 12-04-2007 00:30
ADAMLAR NELER YAPMIŞ Hakan ceyhan( kyocera) Zıpkıncı Kahvesi 14 21-08-2006 16:41
karadeniz coştu sansayna Photo - Fotoğraf Albümü 34 29-05-2006 11:30
eldiven alırken nelere dikkat etmeli? ilgar Serbest Dalış Malzemeleri - Genel 15 18-04-2006 18:21
KALKAN AVINDA NELERE DİKKAT ETMELİYİZ VATOS Deniz Sohbetleri 15 19-10-2005 18:10

rgtcolumn
Sualtı avcılığının kapsamı sizce ne olmalıdır?

Anketimize katılmak için tıklayınız


ÇOK ÖNEMLİ!!! HAKKIMIZI ARAYALIM





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:46 .


Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192