1- Rıdvan UYSAL - LEVREK
Hikayesi
Eşkinalar her zamanki taşlarımda aldığım balıklar, levreğin hikâyesine gelince 11 metrede bir eşkina taşım vardı. Sabah 10 gibi o taşa bakmak için merama geldim. Direk o taşa yüzdüm hiçbir yere bakmadan. Taşın üzerine geldiğimde biraz gerisinden sessizce kule ile yuvanın dışında balık var mı diye bakmak için dibe süzüldüm. O arada 1 tane eşkinanın taşın içine girdiğini fark ettim. merayı bozmamak için biraz ters tarafa dipten yavaşça yüzerek yüzeye çıktım. Nefeslendikten sonra güzelce direk mağaranın içine bakmak için yuvanın girişine sessizce indim ve beklemeye başladım. Gelen giden olmayınca ufak bir gırtlak sesi yaparak tekrar beklemeye devam ettim. İşte o anda bu levreğin kafa kısmı taşın karanlık tarafından çıktı. Fakat taş çok derin yarık olduğundan balık bana uzaktı ve yavaşça taşın içine süzüldüm. O anda o da bana doğru yöneldi ve tam beynine bir atışla balığı aldım. Herkese rast gelsin.
.................................................. .....................
2- Engin - GRiDA & TOMBİK
Hikayesi
Bu sabah babamla beraber güzel bir dalış günü geçirdik..
Hava ve su çok güzeldi..
Tombik orta suda 10lu sürü halinde geldi..Tekine atış yapıp aldım..Gerçekten çok kuvvetli ve pes etmeyen bir balık..
Gridayı ise derin suda yuva dışında vurdum ama vurulduktan sonra derinde kovuğuna girince 4,5 dalış yapıp anca çıkartabildim..
Bu arada Levent abiye tüfek için teşekkür ederim gerçekten sanat eseri olmuş
Darısı başınıza rastgele ..
Herkese güzel yorumları için teşekkür ederim..
.................................................. .....................
3- Serdar ÇALIŞKAN - AKYA
.................................................. .....................
4- Nazım YILMAZLAR - AKYA
Hikayesi
Denizin canlı oldugu bir gündü her çeşit balık gözüküyordu.kayalık bir bölgede avlanırken sıglık bir topuga geldik.Nefeslenip aşagı taşların arasında yatmaya başladım ve suyun altında hiç bir hareket yoktu sağı solu kolladıktan sonra arka tarafıma bakmaya karar verdim gene bir şey yoktu önüme döndügümde iri birey gelmiş beni izliyordu ne oldugumu çözmeye çalısıyordu hemen tüfegi kaldırıp atışı beynine yaptım şiş beynini ordan girip gövdede ki sarı çizginin ordan çıkmıstı balıkta hiç bir hareket kalmamıstı sadece gözlerini oynatabiliyordu yavasca balıgı alıp yukarı cıktım ve tekneye bıraktım...
.................................................. .....................
5- Ali TÜRKER - KOFANA
.................................................. .....................
6- Hakan - ŞEYTAN
.................................................. .....................
7- Onur GÜNER - CEYLAN
.................................................. .....................
8- Erdem TAŞBAŞI - KOFANA
.................................................. .....................
9- Feridun ÖZDEMİR - SİNARİT
.................................................. .....................
10- Çağatay Kemal KURNUÇ - AKYA
Hikayesi
Cumartesi sabahı ekibi toparladık ve yola koyulduk. Birkaç parça çupra, sargoz aldıktan sonra sinarite bakmak için uygun bir yere inip beklemeye başladım. Kısa bir süre sonra kalabalık bir ekip halinde akya sürüsü sağımdan bana paralel süzülmeye başladı. Her zamanki gibi sakin hareketlerle tüfeği çevirdim ve seçmece işine girmeden ilk gözüme kestirdiğim bu akyaya nişan aldım. Tetiğe basarken nasıl zaptedebileceğimin planlarını anlık olarak kafamdan geçirdim. Ve atışımı yaptım... Şiş tam sarı çizgiden girip omurgayı kırınca koca gövde tek bir tepki vermeden yavaşça dibe oturdu.
Yukarı çıkıp ağır ağır çekmeye başladım. Sürünün kalan üyeleri arkadaşlarını herzamanki gibi yalnız bırakmamış ve veda turları atmaya başlamıştı. Akyayı kucağıma alana kadar da gitmediler, ben de bir süre etrafımda turlayan muhteşem sürüyü büyülenmiş bir şekilde izledim.
Tekne yakında sayılırdı ve arkadaşlarım birşeylerle uğraştığımı farketmiş olacak ki işaretleşmeye başladık. Akyanın kafasını çıkarıp gösterince hızla yanıma gelip beni akyayı taşıma yükünden kurtardılar. Ve sonra fotoğraf faslı başladı...




LinkBack URL
About LinkBacks








Alıntı ile Cevapla



Paylaş