ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Anketimiz: Sizce Temmuz ayının en iyi avı hangisi?
1- Ahmet KONYAR-AKYA 77 34,07%
2- Nadir ERSAN-KOFANA 17 7,52%
3- Özkan Orbay DOĞAN-SİNARİT 10 4,42%
4- Hakan MAMAOĞLU-LEVREK 4 1,77%
5- Bülent TAŞKIN-SİNARİT 3 1,33%
6- Sedat OSMANOĞLU-ÇİPURA 90 39,82%
7- Onur GÜNER-ŞEYTAN 25 11,06%
Katılımcı sayısı: 226. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-08-2008   #1 (permalink)
Yönetici
 
Aşkın YILDIRIM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-10-2006
Nerden: karşıyaka/İZMİR
Mesajlar: 2.729
Thumbs up Ayın Trofesi (Temmuz/2008) Temmuz Ayı 1. Sedat OSMANOĞLU-ÇİPURA

Oylama sona ermiştir. İlginiz için teşekkürler. Ağustos Ayı Birincisi en yüksek oyu alan Sedat OSMANOĞLU olmuştur. Tebrik ediyoruz.

1- Ahmet KONYAR-AKYA



Hikayesi

arkadaşlar tebrikleriniz için teşekkür ederim. adem bu işler kısmet işi biliyorsun, bugün bana yarın sana daha büyüğü denk gelir inşallah. Balık akyanın gelebileceğini bildiğim bir merada orta suda vurulmuştur. Su üstünde poziyonumu almış derin nefes alıp aşağı doğru inişe geçtiğim sırada yaklaşık 13-15 metrelerde büyük bir eşek istavriti sürüsünün içine düştüm. o sırada bu kadar yemin olduğu yerde her an herşey olabilr dedim ve daha aşağı gitmeden orada asılı kaldım. yaklaşık 20 saniye sonra sol tarafımdan buralar benden sorulur edasıyla bu arkadaş geldi. 95'lik espera zıpkınımı doğrulttum ve hayvana doğru süzülerek orta yüzgecin hemen arkasına atışımı yaptım(kafasına atacaktım yemedi). balık önce birşey olamaış gibi birkaç saniye yoluna devam etti sonra inanılmaz bir hızla makarayı açmaya başladı. ben hemen su üzerine çıkarak ipi tatlı sert bırakarak yeri geldiğindede çekerek balığı yormaya başladım. bu sırada botu bağırarak yanıma çağırdım. 10 dakika sonra balık yorulmaya başladı ben artık iyice yukarı çekmeye başlamıştım ve Taner arkadaşım aşağı süzülerek balığa ikinci atışı yaptıktan sonra artık hiç şansı kalmamıştı. Sonra botta bulunan ilhan'ın da yardımıyla balığı bota aldık ve işte o an derin bir nefes aldım. Bizim açımızdan çok keyifli bir av günüydü inşllah hepinize böyle güzel avlar yapmak nasip olur.
Dalın sağlıcakla....

.................................................. ....................

2- Nadir ERSAN-KOFANA



Hikayesi

Geçen yıl bu tarihlerde Balıklıova yakınlarında vurduğum kofananın heyecanını daha unutamamıştım. Yıllık iznimi almışken, bir iki gün buralarda dalış planlayarak düştüm yola. Aslında günlük yemeklik balık bulabilmek için girdim suya hep. Ama içimde hep geçen yılki kofananın heyecanı, gene onlardan biriyle karşılaşacağım hissini veriyordu. İlk gün akşam suyu yaptım. Biraz mırmır ve kefal sayesinde aç kalmadık.
İkinci gün hem sabah, hem de akşam sudaydım. Artık mırmır ve kefal peşinde koşmak kesmemeye başladı. Nasıl olsa onları vurabiliyordum ya. Bir trofe ile karşılaşmalıyım diyordum kendi kendime. Bir kofana ile karşılaşsam, vuramasam bile, onun heybetini görebilsem yetecekti bana. 4-5 metrelerde eriştelerin arasındaki kayalık ve kumluk zeminde dolaşmak kesmiyordu artık. İkinci gün ciğerlerimin en küçük alveolleri bile açılmışken biraz daha derine inip, kayaların aralarına yatarsam şansımın daha yüksek olacağını biliyordum. 8-10 metrelerde denemeler yapmaya başladım. Kıyıya yakın yerlerde yemeklik balık görüp vuruyordum. Ama 8-10 metrelerde, dalış yaptığım merada pek balık yoktu. İnatla devam ettim. Her seferinde daha güzel yatılacak, koyu gölge bir taş arkası buluyordum ve çökerken son metrelerde palet vurmayı bırakarak dibe düşüyordum. Zeminde, en küçük kasımı bile çalıştırmamaya dikkat ederek, mümkün olduğu kadar konforlu bir bekleyiş ile dip zamanımı uzatmaya çalışıyordum. Bu şekilde bir çipura ile bir topan kefal (kara kefal) almıştım bile.
İki dalış arasına minimum 3 dk. vererek, 10 metrelerde dalıp çıkıyordum. Yüzeyden belli belirsiz bir karaltının, yatılabilecek güzel bir taş olduğunu tahmin ederek inişe başladım. Hafifçe eğik olan taşın gölge tarafına tamamen girerek uzandım. Önümdeki bir erişte kümesinin içinden önüme bakarak başladım beklemeye. Bir tane bile balık görmeden saniyeler geçiyordu. Neredeyse çıkışa başlamak üzereyken, orta suda sağ tarafımdan bir karaltının birden ortaya çıkıp, onun kofana olduğunu anlamam, tetiğe başmam ve balığın vurulması sanırım en fazla iki saniye sürdü. Adeta torpido gibi hareket ediyordu suda. Kendisine öyle güvenen bir asaleti vardı ki... Vurup yukarıya çıkarken, henüz nefeslenme ihtiyacı hissetmiyordum ve o kadar huzur dolu, sakin ve de bir işi başarmış bir ruh haliyle yukarıya çıktım ki... Adeta bir yıl bekleyişten sonra sanki bilerek buraya gelmiş ve tekrar bu muhteşem balıkla karşılaşmış ve bir tane daha vurmuştum. Avlanmanın hazzını ta içimde hissetim.
Balığı vurduğum an daha dipteyken makarayı açtım ve ip tırrrr sesiyle anında boşaldı. Öyle güçlüydü ki... Yormak için yüzeyde epey bir uğraştırdı. Neyse ki sonunda solungaçlarından tutarak bu lüfer azmanını söndürebilmiştim.
Ertesi gün biraz ileride bir de akya palazı alarak bu iki-üç günlük dalışı tamamladım.
Tat aldığım ve bana unutamayacağım heyecan yaşatan bu avımı sizlerle de paylaşmak istedim. Herkese trofe avlar dilerim. Bol avlı ve sağlıklı dalışlar arkadaşlar.

.................................................. .....................

3- Özkan Orbay DOĞAN-SİNARİT



Hikayesi

O bölgede sinaritlerin olduğunu anladıktan sonra son 3 ayda sıklıkla dalmaya başladım. Kıyıdan oldukça açıkta olmasına rağmen derinlik 12-13 metre civarıydı. Sinarit için elverişli dip yapısına sahip bir bölgeydi. Buna rağmen sinarit palazı, baraküda, sargoz ve kefal gibi balıkların haricinde 3 ayda çeşitli aralıklarla yapmış olduğum dalışlarda pek balık çıkartamadım. Umudumu ve hırsımı kaybetmeden aynı bölgeye dalmaya devam ettim. 20 temmuz günü yine her zamanki gibi avlana avlana ilerleyerek açıktaki meraya ulaştım. İlk agaşonumu bitirip çıkışa geçmişken sağ taraftan büyük bir sinaritin açığa doğru kaçtığını gördüm. Kaçtığı yere doğru bi kaç agaşon denemem de balık görünmeyince uğraşmaktan vazgeçtim ve normal avıma devam ettim. 30 cm lik bi sivriburuna çok düşündükten ve meranın bozulmasını göze alarak atış yaptım ve balığı çıkarttım. Aklım hala sinaritteydi.
Kaçtığı yere doğru son bi dalış yapmaya karar verdim. Satıhda iyice nefeslendikten sonra ortalama 13 metre olan derinliğe doğru yavaş yavaş süzüldüm. İyi bir kayanın arkasında agaşona yattıktan 20-30 saniye sonra sinarit göründü ve 6-7 metre yaklaştıktan sonra hızlıca geriye kaçıp uzaklaştı. Kendimi iyice gizleyerek beklemeye devam ettim. Ve işte balık bir kez daha göründü yine üstüme doğru geliyordu. Aramızdaki mesafe 3 metreye düştüğünde yan vermesini beklemeden gelişine atışımı yaptım. Resimde de görüldüğü gibi şiş ortasından girip paralel olarak kuyruğu yakın yerden çıkmış. Balık hiç çırpınamadı ve bende kucaklayıp çıkarttım. Herkese kazasız belasız avlar. Daha iyileri sizin olsun.

.................................................. ......................

4- Hakan MAMAOĞLU-LEVREK



Hikayesi

Avın hikayesi 5 Temmuz günü’ne aittir.
Akşamdan havanın sabah sakin ve güzel olacağı belliydi. Akşamdan malzemeleri hazırladım ve sabah 7 gibi meramda suya girdim. Denizin üstü hafif hafif pırpır yapıyordu ve görüş kıyıda tamamen bulanıktı fakat açığa doğru eriştelerin üzerinde fena sayılmazdı. Girerkende bugün güzel bir levrek vurmak istiyorum, oyüzden başka balıklarla uğraşma Hakan diye kendi kendime telkim yaptım ve ava başladım. Kıyıda kumluk yerlerde agaşona kefal ve mırmırlar geliyordu fakat arkalarında levrek görünmüyordu. Yavaş yavaş kıyıdan eriştelerin üzerine çıktım ellerimle erişteleri aralayarak ve palet çıpmadan elle tutunarak sakin ve sessiz ilerlemeye başladım.Arasıra durup ileriye ve etrafıma bakıyorum, beni takip eden bir gölge varmı diye. Bunun faydasını çok görüyürum niyemi, çünkü hayvanların bazen ben ilerlerken 4-5 metre önümde suda asılı olarak beni izlediklerini görüyorum. O zaman balığı yaklaştırma şansınız daha fazla oluyor ve sığdaysanız nefesinizi bırakmanız ve saklanacak iyi biryerinizde varsa balığın üzerinize gelmesi saniyeler sürüyor.
Böyle ilerlerken, erişteleri aralarken arası bir iki tane ispendek görüyorum, bu iyiye işaret nede olsa balık var, abileride yakında olabilir. İstikameti açığa verip uygun yerlerde yatmaya başlıyorum ve iri kefaller, mırmırlar ve arkasından ispendekler geliyor, bekliyorum,bekliyorum. abileri yok. Gelen kefal ve mırmılar iri ve güzel ama ogün niyetim levrek vurmak. Merayı bozmamak için hiç tetik düşürmüyorum.Yaklaşık bir-birbuçuk saat bu şekilde devam ediyorum. İçimden umudunu kaybetme oğlum , biraz daha sabır ava devam bu balık buralarda bugün diyorum.
Açığa doğru yüzerken ,yaklaşık 2,5 -3 metre civarı derinliğin olduğu, eriştelerin v şeklini aldığı 4-5metre açıklık ve ortasında kum tavası olan biryere yaklaşıyorum. Ben eriştelerin sağ tarafında yüzerken, kumtavasının diğer tarafında da eriştelerin üzerinde uzaktan bir hareket görüyorum. Hiç istifimi bozmadan ağır ağır aynı yönde yüzüyorum ve abiyle karşı karşı karşıya geliyoruz.O benim 3 metre solumdan ters yöne dipden ilerlerken ,bende su üstünde yavaş yavaş balığın gittiği yöne dönmeye başlıyorum ve paralel yüzüp düello öncesi birbirimizi gözucuyla süzüyoruz.
Levrek abi hafif hafif kıyılırken, hızını da yavaş yavaş arttırıyor ve bende ilk hamle olarak yüzerken yavaş yavaş nefesimi verip düşmeye başlıyorum. Ama levrek abi aradaki mesafeyi koruyup atış şansı vermiyor. O hafif gözden kaybolurken bende eriştelerin üzerine düşüyorum ve bekliyorum. Gelen giden yok, yükselmeye başlıyorum ve 2-3 metre önümde bir erişte kümesinin arkasında görüyorum ve yine göz göze geliyoruz Benim önümden sol tarafa yüzüyor ve yine kayboluyor.Sanki film çeviriyoruz ve karşılıklı ağır hareketlerle birbirimizi tartıyoruz. Ama benim gitmeye hiç niyetim yok.
Plan değiştirip tam tersi iskamete yüzüp 5-6 metre uzaklaşıp tekrar yatıyorum ve bekliyorum gelmiyor. Tekrar dönüp karşılaştığımız yere geliyorum ve eriştelerin ortasındaki kum tavasına yüzümü kıyıya dönüp ve onun gittiği istikamete doğru yatıyorum Ne bir ses, ne bir nefes, denizdeki çıt çıt sesleri sanki saatin tık tık sesleri gibi geliyor kulağıma, 5 saniye, 10 saniye 15 saniye ve ileriden bir gölge beliriyor. Hiç istifini bozmadan buranın efesi benim edalarında bodoslamadan üstüme doğru salına salına gelmeye başlıyor ve aramızda mesafe iyice kapanmaya başlıyor, gelişine atışımı yapıyorum. Şişi yeryemez kendisini eriştelerin içine atıyor ve saklanıyor. Nefeslenmeye çıktığımda kelebeğin açılmış olduğunu ve sağlam yerinden girdiğini görüyorum ve rahat nefes alıyorum. Daha sonra söndürüp, dizgiye takıp avı bitirip mutlu ve keyifli bir şekilde denizden çıkıyorum.
Akşam ailecek 7-8 kişi afiyetle yendi.. Tartmadım ama 2,5-3 kilo arasındaydı. Daha önce vurduğum en büyük levrek 2 kilogram gelmişti , ona göre mukayese ettim.
Sonuç olarak arkadaşlar 7’de girip saat 10 gibi sudan çıktım. O gün güzel bir balık vurucam diye suya girdim ve hakikaten denizin altını üstüne getirdim ve buldum. Başka balıklarda vurabilirdim ama tetik düşürmedim. Denizde kısmetimi verdi, Allah sizlere de nasip etsin.

.................................................. .......................

5- Bülent TAŞKIN-SİNARİT



Hikayesi

Bozcaada'ya bir haftalık tatil için gitmiştim. Orada tanıştığım genç zıpkıncı arkadaşım Semih'le güzel dalışlar yaptık. Uzun süredir süren şanssızlıklar geçen gün gene devam etti. Tam suya girerken ACID'in 2x16 lık lastiklerinden biri elimden kurtuldu ve lastiki güldiken şiş parçaladı. Sonuçta 110 tüfek ve tek 16 lık lastikle suya girdim. Kısmet bu kez benden yanaydı.Tabi bunda Gökhan Çetin'nin son Sinarit taktiği süper iş yaptı. ( Gökhan'cım seni seviyorum). Sonuçta ilk gün 2 tane sinariti almıştım. Ertesi sabah aynı yerde gene bir sinarit ve bir sargoz alıp gene çıktım. Taktik gene aynen süper işliyor. Geçen sene aynı merada 2dk üzeri bekleme yaparak alamadığım sinaritleri bu kez en fazla 50sn ile 1.15dk arasında almıştım.
Herkese saygılar.

.................................................. .......................

6- Sedat OSMANOĞLU-ÇİPURA



.................................................. ........................

7- Onur GÜNER-ŞEYTAN

__________________
OZAN YILDIRIMIN ABİSİ-1970

Konu Aşkın YILDIRIM tarafından (01-09-2008 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir.
Aşkın YILDIRIM isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-08-2008   #2 (permalink)
ZIPKINCI
 
levent gezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18-07-2007
Nerden: ANTALYA-İZMİR
Mesajlar: 287
levent gezgin - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

hepinizi tektek tebrik ederim karar verirken zorlandım ama sonuca ulaştım (oda bende kalsın).........................saygılar
__________________
levent gezgin 21.07.1966 bu siteye katılmamdaki amaç deniz avı tutkusu ve bimediklerimi öğrenmek bildiklerimi paylaşmaktır.
levent gezgin isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-08-2008   #3 (permalink)
Kuzey Ege Avcısı
 
sedatosmanoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-04-2005
Nerden: EDREMİT
Mesajlar: 380
sedatosmanoglu - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

hikayesi
Nedendir bilemem şu alyanak cıpra yokmu ah ah agzında deniz kestanesi koca bi kafa kestaneyi almış agzına bırakmadan gelmiş benden başka kim var diye denizde bir okadarda cesaretli.
Cıprayı anlatmaya gerek yok o bazen hiç ummadınız kadar kolay avdır salına salına gelir tetigi cekersiniz bazende gecer gider fırlar ama ne varki iri bir cıpra bence herkesin belinde istedigi bir av olsa gerek balıkları 12 m lerde vurdum bu balıgı derinden kıyıya dogru beklerseniz her zaman sanslısınız ses cıprayı cok cezbeder ben sahsen böyle avlanıyorum özellikle bu avda cok faydasını gordum karşıdan gelen bir cıpra kafası bence dünyadaki en güzel vesikalık herkese hiç ummadıgı yerde ummadıgı balıgı vurma dilegiyle
__________________
sedat.osmanoglu@hotmail.com
TAVUKCU SEDAT & KUZEYEGE AVCILARI

05353053111
05552780000
sedatosmanoglu isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-08-2008   #4 (permalink)
ZIPKINCI
 
Onur_GÜNER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-09-2004
Nerden: Akdeniz'den
Mesajlar: 2.656
Onur_GÜNER - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

Düz bir alan üzerinde bir taş var, balıklar taşın yaklaşık 5 m gerisinde, taşa her inişimde balıklar uzaktan bana bakıyor ve kesinlikle gelmiyor, derinliğinde biraz fazla olmasından dolayı taşın arkasına hamle yapmak çok güç. Bu sefer değişik bir teknik uygulamaya karar veriyorum...

Hikaye

Önümdeki taşın ( bir buzdolabının yan yattığını düşünün ) 5 m kadar arkasına yatıp kendimi balıklara gösteriyorum ve göz temasını kesip tabana yapışmış bir şekilde taşa gidiyorum, mesafeyi koruma isteyen balıklar bu sefer kaçmıyorlar, bir kaç palet darbesinden sonra taşın üzerinden bir çıkıyorum ki yaklaşık 30 parça şeytan ile zıpkının arası 2 - 3 metre, bu sefer oldu bu iş diyip en irisine net bir atış yapıyorum. Balık şişte, gürz yarıda karşılıyor beni, mutlu son
__________________
Onur GÜNER / Akdeniz

e-mail: ispendek@mynet.com
Onur_GÜNER isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-08-2008   #5 (permalink)
ZIPKINCI
 
Adem ŞEKER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-02-2006
Nerden: istanbul Eyüp
Mesajlar: 607
Adem ŞEKER - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

hepside güzel avlar ama badim Ahmetin akyası cüssesiyle ben burdayım kral benim diyor badimi burdan birkez daha tebrik ediyorum
__________________
ADEM ŞEKER
İSTANBUL-EYÜP
YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL
Adem ŞEKER isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-08-2008   #6 (permalink)
Yönetici
 
Çağatay Kemal Kurnuç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12-01-2007
Nerden: İZMİR / ŞİRİNYER
Yaş: 32
Mesajlar: 1.012
Çağatay Kemal Kurnuç - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

Herkesin hastası olduğu bir balık vardır. Benim için de kofana bir numaradır. Gerek lezzet, gerek şekil şemal, gerek süratli ve zevkli avı açısından benim gıymatlımdır kendisi Henüz avlamak nasip olmadı ama herşey kısmet!

Diğer arkadaşları da çok tebrik ediyorum ama Nadir Bey'in KOFANA benim favorimdir.
__________________
ÇAĞATAY KEMAL KURNUÇ
...............
~ RESPECT THE NATURE ~
Çağatay Kemal Kurnuç isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-08-2008   #7 (permalink)
ZIPKINCI
 
DRACULA 1907 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16-09-2007
Nerden: BODRUM / MUĞLA
Mesajlar: 32
DRACULA 1907 - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

Ellerinize saglik ustalar bigun bizde boyle trofeler aliriz insallah..!!!
__________________
TOLGA SİPAHİ 1982
KUŞADASI - AYDIN
DRACULA 1907 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-08-2008   #8 (permalink)
Kuzey Ege Avcısı
 
suhamizrak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30-04-2007
Nerden: burhaniye-karşıyaka
Yaş: 24
Mesajlar: 189
suhamizrak - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

oyum sedat abiye. çipuralar harika. darısı başımıza. tebrikler sedat abi
__________________
Süha MIZRAK
11.09.1984
burhaniye-karşıyaka
suhamizrak isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-08-2008   #9 (permalink)
ZIPKINCI
 
ILKNIL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-10-2006
Nerden: İZMİR
Mesajlar: 109
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

Akyadir abİ, darisi baŞimiza..
__________________
NEŞENİZ EKSİK OLMASIN-İLKER -İZMİR-1970
ILKNIL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-08-2008   #10 (permalink)
Kuzey Ege Avcısı
 
savasbalikesir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13-11-2005
Nerden: Edremit
Yaş: 44
Mesajlar: 3.084
savasbalikesir - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ayın Trofesi (Temmuz/2008)

hepsi güzel ama oyum tabiki sedata) tebrikler kardeşim
__________________
KUZEYEGE AVCILARI
SAVAŞ-Edremit Körfezi - 1964-
savasbalikesir@hotmail.com
savasbalikesir isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

rgtcolumn




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:55 .


Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183