Oylama sona ermiştir. İlginiz için teşekkürler. Mayıs Ayı Birincisi en yüksek oyu alan Hüseyin KASAP olmuştur. Tebrik ediyoruz. 1- Servet KÖK-AKYA
Hikayesi
Bugün iskenderun team la beraber talış yapma fırsatımız doğdu fırtınalı bir hava olmasına rağmen üşenmeden dalışımıza başladık ve benim 23 metrelik merama vardığımda su çok kötü dip görünmüyor yanlız dibe iniş yaparken 5 metre kala dip beraklaşıyordu. 5. dalışımda dibe vardığımda karşıdan bir beyazlığın oluştuğunu gördüm ve biraz bekledikten sonra bu kuzunun zıpkınımın önüne doğru geldiğini farkettim. çat! tetiğe bastım ve 45 dakikalık sörften sonra balığı kollarımın arasına albildim. en iyi trofeler sizlerin olsun arkadaşlar sevdiler...
.................................................. .................................................. ....
2-Hüseyin KASAP-SARIAĞIZ
Hikayesi
Merhaba arkadaşlar,
Ticari bir gemide 2. Makinist olarak çalışıyorum. Fırsat buldukça da zıpkınla balık avına gidiyorum. 17.05.2008 tarihinde yine benim gibi zıpkınla balık avcılığı yapan iki arkadaşımla birlikte sandala binip her zaman Karagöz, Levrek ve Kefal avladığımız yere gittik. Beni 500 metrelik av merasında sandaldan bıraktılar ve onlar başka bir meraya doğru gittiler. Üç saat sonra beni almaya geleceklerdi
Yavaş yavaş kıyıya doğru sokuldum kayalıklara geldim. Su bayağı bulanıktı. Ama 4 metre kadar görüş vardı. Meranın Levrek ve Minakop olan av bölgesindeydim. Agaşon yapmaya başladım ama gelen giden balık göremedim. Bunun üzerine biraz daha buruna doğru ilerlemeye başladım ve bu esnada yaptığım agaşona kefaller gelmeye başladı. Bunlardan 3 tanesini aldım derken onların yanında bir tane de 1 ila 1,5 kg lik Kikla vurdum. Sonra orta burun denilen yere geldim. Kenardan 100 metre açıkta olan su üstündeki kayanın yanına gidip biraz dinleneyim dedim. Bu kaya Levrek ve Karagöz gibi balıkların geçiş noktasıydı aynı zamanda. Kayanın kıyı tarafından yanına gittim. Açık tarafına göz ucunla levrek var mı diye baktığımda iri bir balık gölgesi gördüm. Kendimi hemen geri çektim herhalde büyük bir Minakop var dedim. Çünkü üç dört gün önce o civarlarda 8 kiloluk bir Minakop vurulmuştu. Sadece kafamın ucuyla aşağı baktım. Balık öylece durmuş avını bekler gibiydi. Tahmini olarak 15-20 kg lik vardır dedim. Tabi bu esnada kalbim duracak gibi olmuştu heyecandan. Kafamda nasıl bir vuruş yapacağımı planlamaya başladım. Kıyı tarafından dalıp sadece kafanın gözükeceği yerden nişan alıp atış yapacaktım. Daldım ama kalbim hızla atmaya başlamıştı, dibe yapıştım 7 metre kadar su vardı. Kayadan yavaşça zıpkını çıkardım, balık duruyordu ama tamamı gözükmüyordu. Nişan aldım ve solungacının bitiş noktasıyla belkemiğinin birleştiği yere atışımı yaptım. Balık ufak bir titreme yaptı kımıldamadı bile. Sessizce daldığım noktadan dışarı kayanın üzerine çıktım acaba vuramadım mı dedim. Tüfeğin misinasından hafifçe çektim ağırlık hissettim. Balık asılınca misina elimden nerdeyse kurtulacak gibi oldu. Tüfeğin ucuna kadar misinayı saldım ama balık kuvvetli bir şekilde asılıyordu,150 lik misina nerdeyse kopacak gibi oluyordu balığı asılmaya devam ederken. Kayanın üzerinde dizlerimin üzerindeydim ve bu yüzden elbisemin dizleri yırtılmıştı. Dört beş dakika öyle sağa sola sürekli çekti. Kürs diye ses geldi misina koptu sandım ve hemen suya daldım balığı gördüm. Çok iri gözüktü. Balık yüzerken hafif yanlıyordu vurduğum tarafa doğru dönemiyordu. Suyun üstünden takip etmek istedim. Tüfeğin ipini toplayıp kurmak isterken göz ucuyla aşağıda tam altımda balığın yüzmekte zorlandığını gördüm. Balık uzaklaşmaya çalışıyordu ama yüzerken yanlıyordu. Tüfeği zor bela kurdum ama bu esnada da balığı kaybettim. Balığın gittiği tarafa doğru su üstünden yüzerek gidiyordum. Suyun derinliği 10 metreydi. Bu derinlik 500 metre açığa kadar aynıdır merayı iyi tanıyorum. 10 dakika kadar onu aradım ve birden bir karaltı görmemle birlikte hemen dalışa geçtim. Zemine yaklaştım bir baktım balık üzerime doğru geliyor. Çok ağır ama kafa kafaya geçecek vaziyette bana yaklaşıyordu. Vurduğum noktadan kanların aktığını gördüm. Vurduğum yer bembeyaz olmuştu. Heyecanlandım ve biraz da korktum açıkçası. Elimdeki zıpkın kafadan batmayacakmış gibi geldi. Kendimi 1 metre yukarı aldım balık o kadar yakındı ki atmaya çekindim. Kuyruğuna atmak istedim ama balık çok heybetli görünüyordu ve atamadan yukarı çıktım. Kıyıya doğru ağır ağır yüzüyordu. Zıpkını ikinci kademeye kurdum ve üstüne doğru ağır ağır dalmaya başladım. O anda atışı yapsam ne olur dedim; en fazla tüfek elimden gider başka da bir şey olmaz dedim. Bu sırada balıkla aramızda bir iki metre kalmışken üstten balığın başına atış yapmaya karar verdim ve atışımı yaptım. Balık beni 10 saniye kadar çekti biraz daha çekse tüfeği bırakacaktım. Su üstüne çok zorlanarak çıktım nefes alayım derken bir daha beni içeri çekti. İşte o zaman balığın ne denli büyük ve güçlü olduğunu anladım ama yine de bırakmadım. Balığın istediği tarafa doğru yüzüyordum en ufak bir çekme hareketi yaptığımda hemen beni iki üç metre dibe çekiyordu bende kendimi ona bıraktım. 45 dakika ile 1 saat arası kadar öyle gittik. Daha sonra balık ilk defa su üstüne doğru ters olarak çıktı. Onu çekmek istediğimde tekrar daldı ama beni bu defa fazla zorlamıyordu. Balığı kenara doğru ağır ağır çekmek istedim ama olmuyordu. Yanına gittiğimde yanlamış duruyordu. Elimi solungacına sokup öyle çekmek istedim fakat solungacını öyle bir sıktı ki canımı yaktı ve hemen elimi çektim. Bu sefer şişten çekerek götürmeye kalktım ama yine olmadı. Sonra misinadan çekerek kenara doğru gitmeye başladım. Ara ara balık asılıyordu ama suya dalamıyordu artık. Yarım metre kadar kıyıya geldim şişten çekip kayaların arasından onu tamamen kenara kadar çektim. Balık ölmek üzereydi ama bir türlü kıyıya çıkaramadım. Yanına oturdum ve 1 saat kadar sandalın gelmesini bekledim. Bulunduğumuz yer kan olmuştu, balık ölmüştü. İlk atış yaptığım yere baktım parçalanmıştı. Gırtlağının orada şişin kulağı açmıştı o yüzden şişi çıkaramadım.
Balığa şöyle bir baktım. 50 kg vardır dedim. Biraz bekledikten sonra iki arkadaşım hayretler içinde balığa ve bana bakarak yanıma geldiler. Balığı sandala koyduk ve Karabiga limanına gittik. Balığı tarttığımızda 65 kg olduğunu gördük.
Bu benim vurduğum ve belki de vuracağım en büyük balıktı. Torunlarıma anlatacağım bir maceram oldu. Yine aynı balığı görsen atar mısın deseler belki çok düşünür ve balığı kaçırırdım.
Bir gün sizin de anlatacak böyle bir anınız olması dileğiyle tüm zıpkıncı arkadaşlara rastgele diyorum.
HÜSEYİN KASAP
.................................................. .................................................. ....
3-Metin TOPAL-MİNEKOP
Hikayesi
Benim balık takvimi yine işe yaradı arkadaşlar ..
Hava 3-5 dalga epey kıyıları dövüyor su da boza gibi ama ...... :evil:
Yine her zaman ki meramda suya istemiyerekte olsa giriyorum ,su çok bulanıkta olsa açıktaki kofanaları,levrekleri eşkinaları vurduğum taşımı bulup yine her zamanki gibi yatıp başlıyorum beklemeye ,taş doğal bir ...V... biçiminde ben bana özel yerime iniyorum ,görüş 1-2mt.var yok kısa sürede balıklar benim varlığımı kabullenip olağan hareketlerine dönüyorlar uzun bir beklemeden sonra sol tarafımda bir hareketlilik hissedip hafifçe kafamı cevirdiğimde bulanıklıkta kaybolan devasa bir kuyruk gördüm .. :shock: Biraz çekinerekte olsa daha bir temkinli olarak dip sürem bitmesiner rağmen agaşona devam ediyorum ..Nefesim bitti ama hissediyorum etrafta birşeyler dolaşıyor . Karar vermem gerekiyor ya çıkacağım yada biraz daha bekleyeceğim derken birden güneş ışığının kesildiğini fark edip o yöne yine hafifçe baktığımda inanılmaz muhteşem bir tablo i,le karşılaşıyorum . Her biri devasa boyutlardaki minakolar her yerdeler önümde üstümde flu tabakadan anladığım kadarıyla onlarca .. :shock: :P
Nefes iyiden iyiye bitti ama bu manzara bir daha ne zaman buluna bilirki . Yine önümde çok rahat bir şekilde sakin sakin dönen minakopları inanın vurmaya kıyamıyorum sanki . Belki hareketlenip kaçsalar atıcam ama kaçmıyorlar , sanki yanıma inecek helikopterlere benzetiyorum balıkları . Hepsi kocamanlar 8-10 kg .dan ufak yok gibi .. Muhteşem bir manzara yazarken bile için bir hoş oluyor .. :P
Artuk nefesim çıkmam gerektiği sinyalini veriyor bende beğendiğim bu harika güzellikteki minakopu net bir atışla kulak arkasından alıyorum .. :wink:
Belki uğraştıracaktı beni balık ama daha yukarı çıkmadan ipten çekip aşşağıda balığı kucaklamışım .. :P
Söndürdükten sonra av bitiyor doğal olarak, belime takıyorum balığı ama kuyruğu paletime çarpıyor .. Dalgalar eşliğinde kıyıya ulaştığımda saatim daha suya gireli 25 dk. olduğunu gösteriyor . Kısa ama çok çok güzel anlar yaşadığım bir av gününü daha sonlandırıyorum ..
Ava yanlız gittiğim için iri balık aldığımda av bitiyor ,dalışa hep partner ile gitme gerekliliği bir kez daha ortaya çıkıyor arkadaşlar .. :wink:
Raaast gele .. :wink:
4-Murat ÇAPTUĞ-SİNARİT
Hikayesi
Güzel bir cumartesi günü sabah 08

o civarı 13-18 m arası merada ava başladık,öğle saatlerine kadar meranın verimsiz olduğu düşüncesiyle bölge değiştirmeye karar verdik.12:00 civarında yeni bölgede dalış için hazırdık,2 li grup halinde bir grup açıktan diğer grup ben ve babam daha kıyıya yakın av yaparak yaklaşık 1.5 saat yüzdük.Ortalama derinlik olarak 4-8 m arasında ağırlıklı olarak sokan avlarken,yaklaşık benden 15 m mesafede bir karagöz grubunun kaya üzerinde dolandığını fark ettim,acaba bu gruptan bir balık alabilirmiyiz diye düşünürken karagözler yavaşça dağıldı.Dağılan sürünün altından Sinarit bir tablo gibi belirdi,balık taşın kenarına sinmiş hiç istifini bozmadan yatıyordu,ilk temasımızda sinaritle gözgöze geldik balığı ürkütmeden balığın ben göremeyeceği bir pozisyona sessizce süzülüp dipten yaklaşmaya başladım birara taş tamamen balığın görüntüsünü kesmesiyle acaba kaçırdık mı diye durup taşın etrafını gözlerken kuyruk ucundan balığın hala orada olduğunu gördüm.Hiç paletsiz taşlardan tutunarak sinaritin sindiği taşa son birkaç metre kala yükselerek balığın baş kısmına doğru nişanla tetiği düşürdüm,şişin enseden girip kelebeğin açılmasıyla balık hala olaya tepkisiz bir şekilde yatmaya devam etmesi benim şişi tutmamla son buldu.Su da boğuşma başladı,çokta iyi bir yerden vuramamış olmam sebebiyle balıkla güreşe güreşe yüzeye çıktık.Bu arada olayı seyreden babamda yetişerek kuzuya dört elle sarıldık,kıpırdayacak hali kalmadı. Sinarit Omer Cobra 100cm ile tek lastik 1.çentikte iken vuruldu.Herkese bol trofeli avlar dileklerimle.
.................................................. .................................................. ....
5-Nazım YILMAZLAR-AKYA
Hikayesi
Dipte yatarken 2 arkadas benı yoklamaya geldıler en buyugune atış yaptım ama kelebek balıga gecmedi uzun suredur cıft kelebek kullanıyorum cok yararını gördum ve gene cıft kelebek oldugu ıcın 2 kelebekde içerde acıldıgı için balıgı zaptedebildim hemen Tekneye(Ziya abi'ye seslendim ve 2. tüfegi vermesını istedim.Balık aşagıda yuklenırken fazla makara acmasına fırsat vermeden 2. tüfegi kurup ipten tutunarak balıgın ustune dalısa basladım 2. atısı beynine dogru yaptım ve balıgı yukarı aldım.
İstanbula evi taşıdıgım için bakalım istanbuldaki meralar ne durumda nasıl merak içindeyim..Herkese bol avlar su an İmzirdeyim bakalım yarınki dalışta nelerle karsılacaz bol avlar dilerim..
.................................................. .................................................. ....
6-Erdem TAŞBAŞI-MİNEKOP
.................................................. .................................................. ....
7-Serhat ERYILMAZ-ZÜBER
.................................................. .................................................. ....
8-Hakan BOSTANCI-LEVREK
.................................................. .................................................. ....
9-Hüseyin TAŞDİBİ-MİNEKOP
.................................................. .................................................. ....
10-Kaan-LEVREK