sizleri ve sitenizi yaklaşık 6 aydır uzaktan uzaktan izliyor, resimlerinize bakıyor, sohbetlerinizi takip ediyordum.. dalgalı sularda başlayan arkadaşlıkların burada kuru bir ortamda pekişmesi ne güzel..
ben de 1993 senesinden beri dalan biriyim önceleri sadece maskeyle denizin dibini izleme sevdam zamanla artarak şimdilerde tüple dalışa kadar geldi (hepimizin aynıyız değil mi?)balığın bence bol bulunduğu senelerden biri olan 94 yılının bir yaz gecesi daha tecrübe yönünden hiç birşey iken, gece suya girip bel hizası kadar bir derinlikte (URLA/EGE) bir levreği kaya altında vurmaya çalışırken gidip o en az 3,5kg.luk (aslında tartmadım ama 4,5 karış olduğunu hatırlayıp tahmin yapıyorum)levreği kuyruğundan vurupta,serde erkeklik var zıpkını bırakmam diye (45lik yılmaz..hey gidi günler hey..)hayvanın can havli ile beni kayalara sıkıştırdığını ve nerde ise ölmek üzere olduğumu...ve benim nefesim kesilirken beni kıyıdan takip eden babamın suya koşarak girip beni sudan çıkartışını hatırlıyorum..keşke o zamanlarda böyle herşeyi yaşayarak değilde sizin gibi dostların sohbet ve tecrübelerinden dinliyerek okuyarak öğrenme fırsatımız olsa idi...şimdi 2006 yılına girdik(hepinizin yeni yılını kutlarım.) türkiyenin pek çok sahilinde su yuttum, yıllarla orantılı bilgilerim arttı ama bu deneyimlerimi sizin yazılarınızda okudukça pek çok doğrumun eksik olduğunu gördüm...
tüm herkese, faydalı olabileceğini inandığı ufacık bir notu yazmak için zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum...ne derler bilirsiniz ; hiç bir balık insan hayatından daha değerli değildir. sağlıcakla dalın.. iyi yıllar