37/2 sirkülerde 2 adet ahtapot türü avı yasaklanmıştır. Bu iki tür
Kancalı ahtapot ( elodone cirrhosa)
Misk ahtapotu ( elodone moschata) dır.
Bunların dışındaki ahtapot türlerinin hepsi amatörlere 12 ay boyunca avı serbesttir. Türleri iyi tanımayan ve konuyu eksik bilen görevliler olabiliyor. Kimisi sorumluluk almayı sevmediğinden ahtapot avlamak yasak deyip kestirip atıyor.
Şimdi bu yasak türleri ve avlıyacağımız türleri nasıl ayıracağımıza bir bakalım.
Bunlar yasak olan iki türe ait olan resimlerdir.
Bu ise avlanması serbest olan türdür.
Şimdi bunları inceleyelim:
2. OCTOPUS VULGARİS- ADİ AHTAPOT
Vücut bir torba şeklindeki mantosu ile oval biçimdedir. Dışta bir kabuk olmadığı gibi, bir iç iskeleti de yoktur. Gövdeden belirgin şekilde ayrılan kafa bölümünde çepeçevre sıralanmış sekiz adet koldan yan tarafa gelenler, karın ve sırt tarafta yer alanlardan daha uzundurlar. Kolların uzunluğu gövdeye oranla 4-5 kere daha fazladır. Üreme mevsiminde erkek fertlerin sağ taraftaki üçüncü kolu, üreme (kopulasyon) organı olarak farklılaşır. Erkek fert üreme organına dönüşen bu kolu ile dişinin manto boşluğuna bir paket halinde spermlerini bırakır. Üreme yumurta ile olur. Dişinin manto boşluğunda gelişen yumurtalar jelatinimsi bir ipliğe bağlı olarak yosunlar, dal parçaları gibi cisimlere bağlanarak bırakılır. Yumurtlama bizim sularımızda Mart'tan Ekim'e kadar olan uzun sürede gerçekleşir. Uç tarafa doğru birer kamçı gibi incelen kolların alt yüzeyinde. iki sıra halinde sıralanmış vantuzlar yer alır ki, bu octopus genusunun karakteristik özelliğidir. Ahtapot'un vücut rengi derideki pigment hücreleri (kromotoforlar)nin durumuna göre sarımsı-griden, şarap kırmızısına kadar değişik renkler sergiler. Kromotoforlardaki bu değişiklikler, hayvanın korku, irkilme, savunma ve hücum iç güdüsüne, başka bir deyimle de o andaki haleti ruhiyesine bağlıdır. Türkiye sularında rastlanan adi ahtapotlar kolları ile birlikte en fazla 90-110 cm kadar olabilirler. Genellikle , 50-70 cm arasındadır. Ahtapotlar kaya oyukları, gemi batıkları, denize atılmış künk ve testi gibi oyuk maddeler içersinde yaşarlar. Bu oyukların önüne yığdıkları salyangoz kabukları,çakıl ve yosunlar ile kendilerine adeta bir kale oluştururlar. Ahtapotun vücudu yassılaşıp uzayabildiğinden, incecik taş yarıklarından dahi kolayca geçebilir. Genellikle sığ sularda bulunur , yengeç ve salyangozlarla, nadiren de balıklarla beslenirler. Adi ahtapot başta Akdeniz ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede sevilerek yenen ticari değeri yüksek bir deniz ürünüdür. Genellikle kıyıdan zıpkın, özel yapılmış sepetler ve dip trolü ile avlanırlar. Çok lezzetli olmakla birlikte eti çok sert olduğundan pişirilmeden önce iyice dövülmesi, sirke veya şarapta bırakılarak etin yumuşatılması gereklidir.
Yasak türler:
ELEDONE TÜRLERİ
Gecenin neftisi, Ege akşamlarının koyu laciverdi ile birleşince, sahildeki restoranda en has ordövr bir ahtapot salatası olacaktır. İlk lokmayı ağzımıza Götürdüğümüzde, her zamankinden farklı, alışık olmadığımız, fakat hoş bir tatla karşılaşmışsanız, bunu külahı yana kaymış aşçıbaşının kerametine kolayca bağlayabilirsiniz. Yanınızdakilere "işte burayı bunun için sık sık geliyorum" diye hava da atabilirsiniz. Bu hoş kokulu tat, büyük bir olasılıkla size sunulan ahtapotun türünden gelmektedir. Türkiye sularında yaşayan sekiz kollulardan Eledone türlerinin, size sunulma olasılığı, çok daha bol olmaları ve avcılıklarının daha kolay olması nedeni ile, adi ahtapotunkinden oldukça yüksektir.
İlk bakışta Octopus'lardan ayırt edilmesi güç bir genusa ait olan Eledone (Ozaena) türleri, Batı Marmara’dan İskenderun’a kadar ve octopus türlerine oranla daha bol miktarda bulunurlar. Bu genusda Türkiye sularında bulunan iki tür yer almaktadır. Bunlar:
1. Eledone moschata - Misk ahtapotu,
2. Eledone cirrhosa - Kancalı ahtapot türleridir.
Bu türleri octopuslardan ayıran en önemli ve belirgin özellik kollardaki vantuzların tek sıralı oluşudur. Bu özellik pişirilmiş olsalar dahi kolaylıkla ayırt edilebilir. Tüm sefalopodlarda olduğu gibi Eledone türlerinde de gövdeden kolayca ayırt edilebilen ve çevresinde sekiz adet kolun sıralandığı bir kafa bölümü ve burada octopuslardakine oranla daha küçük gözler yer alır.
ELEDONE MOSCHATA-MİSK AHTAPOTU.
Misk ahtapotu (moschata) adını, kendine özgü kokusundan alır. Bu misk kokusu pişirildiğinde dahi algılanabilir. Misk ahtapotu Akdeniz’e has bir türdür Karadeniz ve Atlantik okyanusunda bulunmaz. Bu türde kolların uzunluğu gövdesinin 3-5 katı kadardır. Misk ahtapotunun boyu kollar dahil 50-60cm kadar olabilirse de, genellikle 25- 35cm kadardır. Kolların kaidelerinde iyi gelişmiş bir zar (membran), ağız etrafında adeta bir şemsiye gibi yer alır. Ocak Haziran arasında oluşan üreme mevsiminde kollardan sağdan üçüncüsü, kopulasyon organına dönüşür, bu kolda yer alan vantuzlar son derece küçülürler. Erkek misk ahtapotu bu kolu ile dişinin manto boşluğuna bir sperma paketi (kapsül) yerleştirir. Bazı durumlarda bu kolun bir parçası koparak dişinin manto boşluğunda kalabilir. Dişi misk ahtapotu 12-16 mm uzunlukta 100-500 yumurta bırakır. Ancak bu yumurtaları doğadan elde etmek mümkün olmamış, yumurtlama ile ilgili gözlemler, akvaryumdan elde edilebilmiştir. Diğer kafadanbacaklılarda olduğu gibi, renk
hücrelerinin ani değişimi ile renkten renge girebilir, pembemsiden kahve rengine kadar düz veya lekeli durumlar alabilir. Genellikle açık renkli fon üzerinde siyahımsı benekler de oluşabilir. Misk ahtapotu octopuslara karşın sığ sularda bulunmaz, 15-90 m derinliğe kadar olan çamur ve kum zemin üzerinde ve yosunluklarda yaşar. Bu nedenle dip trolü ile oldukça bol avlanır. E. moshata'nın yaşam süresi 15-24 ay kadardır. Bu ise balıkçılık ekonomisi kurallarına göre, yumurtlama mevsimi sonundan (Temmuz), başlangıcına (Aralık) kadar sürede, yumurtlama şansını kullanmış 25cm'nin üzerindekilerin mümkün olduğu kadar avlanmasını, böylece doğal ölüme (natural mortality) fırsat vermemeyi gerektirir. Eti çok lezzetli ve adi ahtapotunkine oranla daha yumuşak ve bu nedenle de ekonomik değeri çok yüksekse de, yenebilmesi için gene de, haşlama ve kızartmadan önce iyice dövülmesi gerekir. Taze, Soğutulmuş, Dondurulmuş ve Tuzlanmış şekillerde pazarlanmaktadır.
ELEDONE CIRROSA-KANCALI AHTAPOT.
Morfolojisi, ekolojisi ve biyolojisi bakımlarından Eledone moschata'ya çok benzer. Karakteristik farkı, kolların arasında yer alan ince membran zarın çok daha dar oluşu ve bu membranın kollar boyunca her iki kenarda dipten uca doğru bir yaka şeklinde uzanmasıdır. E.cirrosa da misk kokusu bulunmaz. Üreme mevsiminde tipik bir kopulasyon organı şekline dönüşen sağ üçüncü koldaki vantuzlar, dikenli kancalar (cirrae) şekline dönüşürler. Dişi kancalı ahtapot 800-1500 adet 7.5mm uzunlukta yumurta bırakırlar (Akvaryum gözlemlerine göre). Yumurtlama mevsimi Mayıs- Ağustos arasındadır. Yumurtadan çıkan yavrular ilk aylarında, yaşamlarını bir süre planktonik ortamda sürdürürler. E. cirrhosa'nın yaşam süresi 15-20 ay kadardır. E. moschata için balıkçılık ekonomisi açısından yazdıklarım bu tür için de geçerlidir. Bu türe de Ege ve Akdeniz’de oldukça bol miktarda rastlanmaktadır. Akdeniz’de yasayan E. cirrhosa'ların dişileri ortalama 16 cm (800 gr), erkekleri ise 11cm (400gr) dolayındadırlar. Atlantik’te yaşayanlar daha iri olabilirler. Dişi fertler genellikle 30-80, erkekler ise 100m derinde kümeleşirler. Özellikle dip trolü ve uzatma ağlar ile avlanır. Eti lezzetli ve ekonomik değeri yüksektir, pişirmeden önce dövülerek yumuşatılmaları gerekir. Taze, soğutulmuş, dondurulmuş olarak piyasaya sunulur. Genç fertler yaşlılara oranla daha yumuşak ve lezzetli, bu nedenle de daha değerlidirler.
OCTOPUS VE ELEDONELERİN BESİN DEĞERİ:
Ahtapot türlerini eti, ustaca hazırlandığında çok lezzetlidir. Et, yağsız ballık eti ile hemen hemen eşdeğer ve proteince ve amino-asitlerce çok zengindir. Etin sindirilebilirlik oranı, tavuk, sığır ve koyun etininkinden daha fazladır. Kalori değeri 100gram et için 85 kalori dolayındadır. Etin yağ içeriği yüzde 1-5 arasında değişir, ancak (maalesef) kollesterolce de oldukça zengindir.
Alıntı bölümlerdir. Kaynak:
TÜRKİYE SULARINDA YAŞAYAN KAFADANBACAKLILAR.
BÖLÜM I. AHTAPOT TÜRLERİ.
İlham ARTÜZ, Levent ARTÜZ