Allahım hala şoktayım. Pazar günü arkadaşımla nice emeklerle bulduğumuz insandan uzak, araçların gidemediği, zırt pırt çipura ve levrek gördüğümüz çat pat agaşon yapıp 3er 5er balık vurduğumuz ve de meramız ilan ettiğimiz yere gittik. Buradan öğrendiğimiz ne varsa pür dikkat uygulayıp yol katettik. Halen bi çaba ve deneyim kazanma peşindeyiz. (Şaka maka güzel de balık vurabilmeye başladık. Daha önce de yazmıştım bırakın vurmayı göremiyorduk bile hiçbişey.) Neyse, burdan vb. sitelerden okuyup kızıyorduk mera söylemeyenlere, bi türlü anlam veremiyorduk neden millet çıt çıkarmıyor. Darılıyorduk kendimizce 2 de biz vursak balık mı bitecek diye.
Ama pazar günü anladık; 2 vatandaş geldi güle oynaya ellerinde zıpkınlar, üstlerinde mayolar, terlikler. Sabahın körrrünnde nerden buldular geldiler orayı. Dediler ki biz balık vuracaz. Bi girdiler suya baam güüüm, bi velvele bi zelzele. Nasıl zigzaglar çiziyolar iki kişi görseniz. Trajikomik budur işte tam budur. Biri dalıyo öbürü çıkıyo bas bas bağırıyolar şnorkelin içinden uuuvv ööövvv diye. Biz kıyıda şok geçiriyoz gitti gün diye. Bi çıkarıyo biri kafayı 'gördünmü laan' falan diye bağırıyo. Balık gördü heralde bak diyo arkadaşına. Biçtiler meramızı ikiye böldüler. İki kefalden başka bişey vuramadık o gün. Bitanesi de üstüme doğru zıpkın kurdu (apnea powerpoint zıpkınları vardı) şaştım kaldım. 'Yav hiç balık yok burda yaa hepsi ufak ufak yahu hayret yaaauuu' dediler bide. Bi daha gelmesinler diye ne daha önce vurduklarımızı söyledik, ne görüpte vuramadığımız dev levrekten bahsettik, ne de o gün vurduğumuz kefalleri gösterdik. Aman diyim arkadaşlar sayın büyükler mera falan söylememeye devam edin. Bu bizim gibi bi parça yol almış acemilere de ders oldu bi daha mera muhabbeti falan yok. Balığı nerde vurduk; DENİZDE o kadar. Hadi herkese selamlar saygılar.