Herkese merhaba;
Aşağıya neopren ve dalış elbiseleri hakkında doğru bildiğim şeyleri elimden geldiğince yazdım.Bilgilerin birçoğu internetten üçüncü şahısların söylemlerinden alınmıştır, sorumluluk kabul etmediğimi peşinen belirtirim. Yazımdan ya da bilgi eksikliğimden ötürü yanlışlarım olabilir, lütfen hatalı bir nokta görüyorsanız siz de konuya katılın biz de okuyan arkadaşları mağdur etmemiş olalım. Yazıyı düzeltelim.
ISI GEÇİŞİ
Deniz suyunun ısı iletkenliği havaya göre oldukça fazladır. Ayrıca deniz suyunun sıcaklığı, vücudumuzun sıcaklığından daha düşük olduğundan vücudumuzdan denize doğru devamlı bir ısı geçişi olur. Vücut bu geçişi deniz suyunun ve metabolizmamızın durumuna bağlı olarak belli bir süre tolore edebilir. Eğer bu geçiş durdurulmaz ya da ciddi bir biçimde yavaşlatılmaz ise işte o zaman ''hipotermi'' dediğimiz durum ortaya çıkar ve yine suda kalma konusunda ısrarcı olunursa ölümle sonuçlanan vakalar görülebilir.
Vücudumuzdan denize olan ısı geçişini engellemek kısaca üşümemek için ısı yalıtımı iyi olan malzemelere ihtiyaç duyarız. Biz zıpkınla balık avıyla ilgilenenler ve serbest dalışla ilgilenenler neopren dediğimiz kauçuk menşeli malzemeden oluşan dalış elbiseleri giyeriz.
Bu noktada ısı geçişi hakkında belirtmeyi önemli bulduğum noktalar var. Uzayda ısı geçişi 3 temel yolla olur:
1- Işıma yolu ile
2- Konveksiyon yolu ile
3- İletim yolu ile
Bunları kısa örneklerle açıklayabiliriz: Mesela sıcak bir cismi elimizle tuttuğumuzda elimizin yanması ısının iletim yoluyla yayılmasına örnektir. Güneşin dünyamızı gözle görülmeyen enerji yüklü ışınlarla ısıtması ısının ışıma yoluyla yayılmasına örnektir. Son olarak da ısının konveksiyonla yayılmasına bir örnek vereyim: Odanın kenarında duran ve yanan bir soba etrafındaki hava kütlesini ısıtır daha sonra ısınan hava yükselir sonra soba etrafındaki yeni hava kütlesini ısıtır ayrıca ısınarak yer değiştiren hava yanına gittiği soğuk hava zerreciklerini de ısıtmaya başlar. Böylece odanın bir kenarında duran soba bütün odayı ısıtır
Şimdi gelelim ısı iletim yollarının konumuzla ilgisine;
Bizler her ne kadar dalış elbiselerimizi giyip dalışa başlıyorsak da her elbisenin ısıl muhafaza özelliği eşdeğer değildir. Soğuk su doğa kanunları gereği elbisemiz ile ısıl etkileşim kurarak onu soğutacaktır elbisemizde bizi soğutacaktır. İşte burada elbisemizin NEOPREN TÜRÜ ve ÖLÇÜYE GÖRE DİKİLİP DİKİLMEMESİ şeklinde 2 parametre önem kazanır Şöyle ki; Eğer tamamen standart bir bedene sahip değilseniz(Şahsen bunun çok nadir olabileceğini düşünüyorum) aldığınız standart beden elbise size tam olarak olmayacaktır, bazı yerleri biraz sıkabilecekken bazı yerleri de gereğinden bol olabilecektir. Eğer elbise sizi sıkıyorsa siz onu olması gerektiğinden fazla geriyorsunuz demektir ve elbiseniz 5 mm ise bazı sıkan yerleri 4 mm halini alır. Bu noktada ısının iletim yoluyla geçişi daha kolay olur. Ayrıca elbisenin sıkan yerleri örneğin bilekler kanın deveran etmesine mani olarak dolaylı yoldan da üşümenize neden olabilir. Heleki elbisenizin bazı yerlerinde bolluklar varsa elbisenizin içinde su çalışır. Bu su devir daimi aynı sobanın odayı ısıtma örneğinde olduğu gibi konveksiyon vari ısı geçişine neden olur . Tabii devreden su soba gibi ısıtmazyes9ni ve SON DERECE HIZLI ÜŞÜMENİZE NEDEN OLUR. Bunu ben ne kadar anlatsam suyun soğuk zamanlarında yapabileceğiniz bir denemenin size anlatabileceği kadar iyi izah edemem. Başımdan geçen bir örneği anlatayım. Benim standart beden bir elbisem var, yazın her şey güzel ama kışın bel tarafımda devreden suyu bariz hissediyorum ve suyu terk etmek zorunda kalıyorum. Isının elbisenizden kolayca geçmesini istemiyorsanız seçeceğiniz neoprenin içindeki gaz zerreciklerinin çok olması yani neopren yoğunluğunun düşük olması ve/veya neoprenin malzemesinin kaliteli olması gerekir.
Diğer bir önemli nokta ise elbisenizin yapımında kullanılan neopren türüdür. Bazı neopren türleri hakkında örnekler vererek bu konuyu anlatmak daha doğru olur sanırım. Bilinen bazı neopren türlerini yazayım: Heiwa, Yamamoto, Nam liong,Sheiko,rubatex...
Bu neopren türleri arasında çok büyük rarklılıklar vardır. Bunu Avrupa’da çok kullanılan 2 neoprenin (yamamoto ve heiwa’nın) kıyaslanmasıyla anlamaya çalışalım:
Yamamoto ultra yumuşak, basınç altında kolay ezilen yani anlık olarak kalınlığını kolay kaybeden( tabii derinden yüzeye çıkınca eski halini alıyor ), ısı yalıtımı çok üst düzeyde olan vücuda iyi oturan bir neoprendir. Bununla beraber son derece hassastır hatta şöyle diyebilirim: Zıpkınla balık avcılığında kullanılması olağanüstü dikkat ister.(Tam bir smoothskin taraftarı olarak bile şahsen yanlış buluyorum) Tabii tüm bu söylediklerim çıplak neopren yani open-cell/smoothskin kombinasyonu için geçerli...Elbisemizin dışında dokuma olursa durumlar değişir bunu da yazımın devamında izah edeceğim...Yamamoto 39,yamamoto 45,yamamoto 46 gibi değişik çeşitleri vardır.Yamamoto yazısının yanındaki rakam büyüdükçe -ki bunu bir anlamda gaz oranı olarak düşünebilirsiniz- neoprenin yoğunluğu azalır yani neopren daha yumuşak bir hal alır.
Heiwa yı anlamak için öncelikle bu neoprenin düşük(low), orta(medium), yüksek(high) olmak üzere 3 yoğunlukta olduğunu söylemek gerekir. Neoprenin yoğunluğu arttıkça yırtılmalara karşı direnci artar, esnekliği azalır, sık yapılan derin dalışlar sonusu elbisede görülen incelmeler az yoğunluklu neoprende çok daha fazladır. Çünkü derinlere inildikçe artan basınç nedeniyle neoprenin yapısında bulunan gaz zerrecikleri patlar ve elbise incelir. (Geri dönülmez bir biçimde). Yüksek yoğunluklu neoprende adından da anlaşılacağı gibi kauçuk daha yoğun, haliyle de gaz daha az olduğundan elbise çok az incelir.(Kastım kalıcı incelme) Ancak bu neopren çok daha az esnektir. Heiwa’nın yoğunluğunu nasıl seçelim dersek;
20- 25 metreye kadar düşük yoğunluklu
40 metreye kadar orta yoğunluklu
70 metreye kadar yüksek yoğunluklu heiwa neoprenden üretilmiş elbiseleri giymek doğru olur.(Bu değerler İtalya’nın en büyük elbise üreticilerinden Eliossub tarafından bana bildirilmiştir.Onların yalancısıyımyes9ni) Ayrıca şu çok önemli notu da eklemekte yarar görüyorum: DÜŞÜK VE ORTA YOĞUNLUKLU HEİWA NEOPRENLERİN DIŞ YIRTILAMAYA KARŞI DİRENÇLERİ AYNIDIR.Ayrıca Heiwa düşük yoğunluklu neoprenin esnekliği yamamoto’ya çok yakındır.(Esnekliğinin yamamoto’nun %90 ı olduğu söyleniyor.(Söyleyen serbest dalış rekortmeni Eric Fattah))
Bir de elbiselerin iç ve dış kaplamaları var: Bunlara ''lining''(dokuma) ve ''coating''(bir çeşit kaplama) diyoruz. Türkçelerine rastlayamadığımdan bu noktadan sonra İngilizcelerini kullanacağım.''Lining'' elbisenin iç yüzeyinde de dış yüzeyinde de olabilirken ''coating'' yalnızca elbisenin iç yüzeyinde(tenimize değen yüzeyinde) olabilir. Şimdi ayrı ayrı irdeleyelim:
COATİNG;
Normalde elbiselerin iç yüzü open-cell dediğimiz çıplak neoprendendir. Ancak bu tip iç yüzeye sahip neoprenler ya şampuanlanarak ya da suyun içinde giyilebilirler. Yanlış anlaşılmasın, suyla değil, suyun içinde!!! Bu bir dezavantaj olduğundan giyim kolaylığı açısından coating dediğimiz uygulama yapılabilir. Örnek verirsek: Gold coating,black coating, titanium coating vs...Bazı firmalar (Picasso black termic ve Picasso ghost termic te olduğu gibi) elbisenin iç yüzeyinin termik olduğunu ve ısıyı iyi koruduğunu söyleyebilirler.Hatta bir sefer İstanbul'da Ogan-sub a gittiğimde bana söylendiği gibi; ''Termik kaplamalı 5 mm kalınlığında elbise 7mm lik normal elbisenin ısıl korumasını sağlar'' gibilerinden rastgele iddialarda bulunabilirler. KESİNLİKLE İNANMAYIN! İçteki kaplamanın (coating'in) amacı esasen giyim kolaylığıdır.Gerisi dünyaca yaygın bir satış oyunudur. Gold coating ile üretilmiş elbiseler olağanüstü rahat giyilir fakat çok kaygan olduklarından ısıl muhafaza özelliklerini bir nebze kaybederler.Sonuç olarak eğer elbiseyi şampuanlayarak giymek size eziyet olarak gelmiyorsa open-cell içe sahip elbiseleri tercih edin çünkü bunların ısıl koruması en üst düzeydedir! Unutmadan; COATİNG İŞLEMİ ELBİSEYE DAYANIKLILIK KAZANDIRMAZ!!
LİNİNG
Naylon standart ………………...%60
Naylon elastik…………………..%70
Kanoko elastik lining.................%70(Bu aynı zamanda çok da sağlam)
Superstrech naylon......................%85
Not: Bu lining tipleri İtalya da Eliossub firması tarafından kullanılıyor örnek olarak yazdım.
Birazda memleketim palavralarından bahsedelim: Hepimizin bildiği ÇOOOOOK ÇOK eski bir yerli firmamız elbiselerinde yamamoto neopren kullandığını iddia ediyor. Bir kere yamamoto neopren diğerlerine göre pahalıdır. Hadi bi şekilde bu neopreni elbisenin tanesini 100 euro ya satacak kadar ucuz tedarik ettin.Yine ortada bir saçmalık var: Yamamoto gibi ultra esnek ve yumuşak bir neoprene standart naylon jarse kaplama koyarsan ne olur? Tabiî ki de elbise yamamoto neoprenden kaynaklanan tüm esnekliğini kaybeder. Diyelimki onu koymadın smoothskin yaptın o zamanda bu elbise kolaylıkla yırtılabilir. Neyse anlatabildim umarım...Yine de kimseyi suçlamıyorum, bu konuda bilgisi olan varsa lütfen katılımda bulunsun. Küçük bir not daha İstanbul’da Soner deniz malzemeleri hariç hangi dalış malzemesi satan dükkana girsem ya yamyam (kekleyici) ya da burnu havada ve edepsiz esnafla karşılaştım.Tabii her dükkanı da gezmedim,herkes alınmasın. Neyse bu ayrı bir konu…
Smoothskin elbiseleri giyerken dikkat edelim Giyilip çıkarılırken oluşan deformasyonlar kayaların neden olabileceği ve genellikle küçük olan(dikkatli kullanılmazsa bastan başa da ayrılabilir) çatlaklara (küçük yarıklara ) benzemez. Giyip çıkarırken yapabileceğimiz ciddi bir zorlama halinde şu görüntüyle karşılaşabilirizBlue_Tired
Bu kısma yırtık smoothskin elbisemin resmini eklemeye çalıştım ama olmadı yine deneyeceğim…
SON SÖZLER
1. Elbisenin neopreninin yumuşak veya sert olması kalitesi hakkında zerre kadar fikir vermez. Kaliteli pahalı ve sert neoprenler olabildiği gibi (Örnek ;heiwanın yüksek yoğunluklu olanı) kalitesiz düşük maliyetli ve nispeten esnek neoprenle de olabilir.
2. Her türlü malzemede olduğu gibi elbise konusunda da yerli üreticiler ve satıcılar GENELLİKLE ( ! ) yalanlarını sakınmıyorlar, palas pandıras sallıyorlar, kanmayalım
3. Elbiseniz ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM Kİ ölçüye göre dikim olsun. Bu sadece benim değil aynı zamanda uluslararası forumlarda paylaşımlarda bulunan birçok arkadaşın ortak görüşü. Bu elbiseler daha rahat, daha sıcaktırlar.(Eğer smoothskinlerse-giyip çıkarma esnasındaki yırtılmalara daha dayanıklı olurlar, çünkü vücuda tam uyumlu olup kolay giyilip kolay çıkarılırlar.
4. Yamamoto neopren sanıldığı gibi süper bir neopren değildir. Özellikle derin dalış için uygun değildir çünkü zamanla incelir ve ağırlık değişimi oldukça fazladır. Ayrıca çok narindir. Eğer jarse kaplısını giyerseniz o zamanda yamamoto’nun kendine has esnekliğini kaybedersiniz.
5. ELBİSENİZİ SADECE SOĞUK SUYLA YIKAYIN! Yoksa patlayan gözenekler nedeniyle elbise özelliğini kaybeder.
6. Yurt dışında fiyatlar bazı ürünlerde oldukça uygun Örneğin terzi dikimi opencell/smoothskin heiwa elbise 188 euro(Eliossub). Türkiye dağıtıcısı Egesub da 310 euro + 50 euro özel dikim bedeli=360 euro. Şu ara %25 indirim var yani 270 euro ediyor ki şu anda ölçüye göre sipariş bile almıyorlar çok masraflı oluyor diyorlar. Ben bir arkadaşımdan rica ettim (Kendisi İtalya’da yaşıyor) gönderecek. Ayrıca inanılmaz kombinasyonlarda yapabiliyorsunuz İtalyanlar bizden 10 sene ilerdeler maalesef…(Yurtdışından sipariş etmek istediğiniz bir şeyler olursa mail atın belki yardımım dokunur.)
Not:Ben, alacağım yeni elbisem elios marka olacağından
info@eliossub.com adresiyle yazıştığımdan bazı örneklerim onlara ilişkin oldu,yanlış anlaşılmasın..
Hepimiz faniyiz hatalarımız olabilir, sizin fark ettikleriniz varsa lütfen belirtin, hoşça kalın…