Herkese merhaba,
Eklediğim fotoğraflar değişik tarihlere ait kısır avlar olduğu için başlığın adı "Yaz sonu 2006"

Avların pek değişik hikayeleri yok.Fotoğraflara bakıp avlanmalarını hatırlamaya çalışacağım.
Turnadan başlıyayım; 2 Eylül cumartesi günü sabah dalışında turna turnalığını yaptı, 3 metre suda eriştenin üzerinde yatarken nereden nasıl geldiğini fark edemeden birden maskenin görüş alanında belirdi. :lol: Biraz mesafe bırakarak soldan sağa doğru kaymaya başladı, balık uygun atış mesafesine gelince kabaca nişan alarak tetiği çektim. Turna ipe geçti ve makarayı açarak kendini eriştenin içine attı. Vuruş yerini gördüğümden balığın kaçamayacağını düşündüm ve hemen sualtında üzerine hamle etmek yerine yüzeye çıkıp nefeslendim. Nefeslendikten sonra tekrar daldım ve eriştenin içinde bir sağa bir sola debelenen balığı alarak satıha çıktım. Yaptığım agaşonlara gelmeyen, beni isparozlarla başbaşa bırakan kefal ve levreklerin kulaklarını çınlatarak balığı yedeğe aldım.
Barbunlar temmuz sonundan,paletin üzerinde beyaz balık olmadığına göre o gün agaşona gelen giden olmamış. :lol:
Kefal, mırmır ve tekirlerin avlanma tarihi 5 Ağustos. Sadece iki tane kefal vurabildiğime göre benim sarıkulak sürüsü merayı terk etmiş.

Ama tekirlerin boyları fena değil, günü kurtaran tekirler olmuş.
Ve yaz mevsiminin bombası... Benim için yani :lol:
Şimdi siz bu fotoğrafa bakıp "yine tekirler günü kurtarmış" diyeceğimi zannediyorsunuz ama yanılıyorsunuz.

Bu avda günü kurtaran istavrit olmuştu, neden derseniz ben bu istavriti yaz başından beri takip ediyordum. Bazen kupeslerle beraber agaşona geliyor, huysuz bir şekilde sağa sola yüzüp bana bakıyordu. Ama ben kefal, levrek vs. beklediğim için istavrite atış yapmıyordum. İstavrit mistavrit ama sonuçta severek yediğim bir balıktı ve aklım hep onda kalıyordu. Karşımda İzmir'in yolunu bulmuş, oradan bizim evin önüne gelmiş, bu yetmediği gibi agaşonuma cevap vermiş çok şanslı çıtır bir istavrit yüzüyordu. O gün yaptığım avda yine kefal ve levrekten eser yoktu. Yatışlarımdan birine yine bizim istavrit geldi.Önce sağıma soluma baktım,kefal-levrek vs. gelen giden yoktu.Fırsat bu fırsat dedim kendi kendime. Ancak bu esnada istavrit ( kıraça mı deseydim yoksa?) benden biraz uzaklaşmıştı, baktım bu kaçıyor, uzak sayılacak mesafedeki minik hareketli hedefe 90 lık Picasso'yu doğrulttum ve tetiğe bastım. Balık 130 cm. 6,5 mm.lik şişteydi. Gel dostum dedim, "seni seven ellerdesin".

Balığa verdiğim önemi tek olarak fotoğrafını çekmemle de anlayabilirsiniz.

Afiyet olsun bana. :lol:
Hepimize iyi avlar.