Tarih: Pts May 29, 2006 12:56 pm Mesaj konusu: Levrek 6.700 kg.
--------------------------------------------------------------------------------
sabah erkenden uyandık... amaç sabah suyuna yetişmek değil karada duran teknemizi kamyonete yüklemek
ve dalış alanımıza hareket etmekti... sabah 8.30da başladık çalışmaya...
dalış arkadaşım hakan ve tekne sahibi olta ustası, zıpkıncı adayı mehmet ile yola koyulduk.
öğlen saat 13-14 civarı suda idik... 5 bg. motorun verdiği güçle 1 saat civarı yol yapıp dalış meramıza ulaştık.
su sıcaklığı 22,2 derece idi. rüzgar hafif poyrazdı. dalışa uygun bir gündü sizin anlıyacağınız.
evelsi gece aldığım güzel bir telefon yüzünden içim içime sığmıyordu. moralim çok iyiydi ve bugün balık vuracağımı biliyordum.
suya girmemle ileryalarla burun buruna geldim. hafif hafif yüzüyor bugün karşılaşacağım hasmımı bekliyordum.
dalışa başladıktan 15-20 dk. sonra sağ yanımdan 60 derece açıyla dibe kadar inen kayaya paralel olarak yattım.
sağ tarafımdaki oyuktan 15-20 cm.lik bir kikla çıktı. rengi parlak yeşil olan bir yavruydu.
hayranlıkla burnumun dibinde yüzüşünü seyrettim. sanırım o da merak içinde beni inceliyordu.
birden ne olduysa kikla geldiği gibi aniden kayanın içinde kayboldu.
kafamı önüme çevirip 3 metre önümde başlayan bulanıklığa bakıyordum... bulanıklıkta bir bölge sanki daha da koyulaştı.
ve birden dipteki yosunları yara yara resimdeki levrek çıka geldi.
çok yavaş ve çok heybetli bir biçimde kuyruğunu çırpıyordu.
o bölgenin sahibi olduğunu biliyor ve bir yabancı olarak
onun bölgesine giren beni kovalamaya geliyormuş gibi bir hali vardı.
kafamın içinde hiç bir düşünce yoktu. herşey okadar hızlı ama bir okadarda yavaş bir biçimde gelişiyordu.
tetiği çektiğimi şişin balığa girdiğini görmemle anladım. vurulan balık ilk anda fişekledi.
ben de elimde ahşap tüfeğim yüzeye doğru yükselirken makarayı açıyordum bir yandan.
1-2 metre ip açıldı ve birden durdu. o ana kadar hiç bir heyecan hissetmeyen ben balığın kendini yırtıp kaçtığı düşüncesiyle
kalp atışlarımı kulaklarımda duymaya başladım.
tüfeği bırakıp ipi takip ederek dibe doğru dalışa geçtim. ip yosunların arasında kayboluyordu. biraz takip ettiğimde onu gördüm.
solungaçlarını açıp kapayarak nefes alıyordu. şişin iki ucundan yakaladığım gibi balıkla beraber yüzeye yöneldim.
zıpkın bel kemiğini kırdığı için fazla uzağa gidememiş, fazla karşı koyamamıştı. sevgiyle okşadım. ve gerçekten avıma saygı duydum.
bi kaç agaşon daha yaptım 1 kilo civarı levrek ve kefaller gördüm fakat tetik düşüremedim.
o günki av benim için çoktan bitmişti. teknenin bizi alacağı saati beklemek üzere bir taşın üzerine oturdum
ve kucağımdaki levreğim, rakibim ile düşüncelere daldım.
bana herzaman güç veren, kalp atışlarımı hızlandıran kişiye ithaf ediyorum bu balığı...
:roll: