Selamlar,
Bu hafta sonu kısmen boşa gitti. Perşembe akşamı başlayan nezle, cumartesi sabah suya girene kadar beni yiyip bitirdi. Aklımda devamlı "acaba başım ağrıyacak mı, yatabilecek miyim, balık var da yatamazsam ne olacak" soruları döndü dolaştı.
Evden gelen "Hastasın, bu hafta gitme." öğütlerine "Suya girmezsem daha çok hasta olacağım" cevabını vererek cuma akşamı "evin önüne :wink: " doğru yola koyuldum.
Akşam Berke ile biraz sohbet ettik, Nihat'la da telefonda konuştuk-av raporu için söz verdik. Daha sonra sahile kadar inip dalga durumuna baktık. Vakit daha geç olmadan evlere doğru yola koyulduk, çünkü sabah erkenden Berke keklik avına gidecekti, ben de zıpkına...
Yatmadan önce ve sabah evden çıkmadan otrivine' den (burun spreyi) birer nefes daha çektim. Suda problem çıkmaması için dualar ederek suya girdim.
Önce kafayı suya soktum, bir batıp çıktım. Alnımın sağ tarafında hafif bir sızı vardı, daha sonra zamanla alıştım. Sızı ilk başta rahatsız ediyor, daha sonra burnumdan gelen "viufff" sesiyle hafifliyordu. O günkü maksimum derinliğim 5 metre oldu.
Tipik bir eylül sabahıydı. Her balığın küçüğü sığa girmiş, benim gelmemle sağa sola kaçışıyordu. Bir süre iri levrek sevdasıyla sığda, kumda yüksek sürünme (askerliğinizi hatırlayın

) yaptım. Kayda değer balık göremeyince açığa çıktım. Burada oldukça kalabalık bir kefal sürüsü ile karşılaştım. Sürüden bir iki balık aldım, daha sonra sürüyü kaybettim. Biraz yüzüp yan koyda sürüyü buldum. Burada da bir kaç balık aldıktan sonra sürü tekrar kayboldu, ama ben yine onları arayıp buldum.

Her yatışta "bunlar sürü balığı, birine odaklan diğerlerini boşver" diye kendimi telkin ediyordum. Buna rağmen çok karavana attım. Bu arada az kalsın kafa kafaya çarpışacak iki kefal grubuna da gülmekten öldüm.

Daha sonra sürü tamamen kayboldu, açıkta ağ çeken gırgırı görünce balıkların daha derine kaçmamış olması için dua ettim.
Yatışlardan birinde eriştenin sonundaki bulanıklığı fark ettim. Oraya doğru ilerleyerek bulanıklığın kaynağı, eşelenen tekire sürpriz yaptım. Bir diğer yatışta da mırmırı aldım.
Kayda değer levrek görememiştim, çipura hiç yoktu. Kefallere teşekkür ettim ve satıhtan karavana attığım turnayı da yad ederek avı bitirdim.
Bizim "evin önü" de neymiş yahu, Belediyenin bana vereceği yetkiye dayanarak yakında "mera" ilan edeceğim.

:wink:
Öğlen malzemeleri yıkadım, bir süre dinlendikten sonra İzmir' e döndüm. Akşam da bizim kuzeni nişanladık.
İşte böyle, bu hafta sonunu da böyle geçirdik.
Herkese iyi avlar.
Sol üstte kadraja arı girmiş.