Cuma günü Tansu kardeşim ile Trakya av turumuzun ilk gününde meramızda oldukça güçlü bir rüzgar ve inanılmaz kötü bir görüş ile karşı karşıya kaldık.Moraller bozuk uyandığımız ertesi günün sabahında ise tertemiz bir hava sımsıcak bir güneş ve süt liman bir deniz bizi bekliyordu.
Organik bir kahvaltının ardından malzemeleri sırtlayarak sahile indik.Dünki dalıştan sonra suyun sıcaklığının muazzam olduğunu bildiğim için sadece tüfeği gerebilmek için elbisenin üstünü giyerek suya atladım.Yaklaşık 2km yüzdükten sonra mırmırlar ve ispariler başladı.İrili ufaklı mırmırları çoluk çocuklarına bağışlarken aklımda sadece levrek vardı.Telaşlı ufak kefallerin başlaması beni sevindirmişken uzaklarda gölgeler görünmeye başladı.Birkaç agaşon ve çağrıdan sonra istediğim atış şansını yakalayamayınca yer değiştirerek yattım.Tekrar çağrıya cevap alamayınca tam yukarı çıkarken bana doğru ağzı açık kocaman bir kafanın yaklaştığını farkettim.Yüzeyden karşıya doğru bakarken hala meraklı meraklı bana doğru yaklaşan dev levrek birden elimdeki Özkan Biçici yapımı tüfeği farketmiş olacakki aniden dönüşe geçerek kaçmaya yeltendi,ve işte o anda şiş kafasından içeri girmiş oldu.
Bir süre ip salmam ve Tansuyu çağırmam ile birlikte Tansu kardeşim ensesine 6mm şiş ile 2. atışı yaptı ve artık bizimdi.Balık 88cm ve eldeki imkanlar ile tartılması sonucu 6.4kg geldi.Daha iyileri sizlerin olsun ...