Tolga'dan günün hikayesi;
Merhaba arkadaşlar,
Ali kardeşimin isteği üzerine kendisinin eklediği resimlerin hikayesini anlatacağım sizlere;
Cumartesi günü yoğun iş tempom vardı, fakat bir yandan da Pazar günü için plan yapma düşüncesi içindeydim.
Nazmi arkadaşımı aramak istiyordum. MSN’den bakıyor ama sürekli kendisi çevrimdışıydı. Telefon ile arayacaktım ama o kadar yoğun birgündü ki aramaya fırsatım olmadı. Öğleden sonra 4 gibi aramak için telefonu tam elime almıştım ki cep telefonum çaldı. Nazmi arıyordu.
İÇİMDEN BU KADAR OLUR dedim. Heyecanla telefonu açtım ve hemen durumu anlattım kendisini aramak üzere olduğumu. Derler ya kalp kalbe karşıdır. Aynen öyleydi durum.
Nazmi’de beni dalışa gidelim demek için aramıştı. Hemen planlar kuruldu randevulaşıldı. Gecede tekrar konustuk
Arabam yoktu motorla onlara gideceğimi söyledim. Nazmi’de Ali gelicek demişti. Onda araba var soğukta binme motora diye kızdı. Gece Ali ile konuştuk, sağolsun beni evime kadar gelip aldı.
KENDİSİNE AYRICA TEKRAR TEŞEKKÜR EDERİM.
Sabah meramıza ulaştık, güle oynaşa… Hazırlıklar tamam, dalışa gidiyoruz. Kıyıda son kontrolleri yaptık ve suya adım attık. Biraz yüzdükten sonra Nazmi ilk levreğini aldı. Birkaç dakika sonrada ben bir tane sargoz aldım.
Devam ederken Nazmi arkamda değildi. Baktım kaya dibinde uğraşıyor, yanına gittim. Şişi kaya içine girmiş ve ahtapot vurdum dedi. Küçücük bir delik. Uğraştık biraz. Nefeslendik dibe indik Nazmi şişi asıldı o sırada ahtapotun kolu çıktı bende onu yakaladım ve çekmeye başladım. O kadar kuvvetli idi ki ahtapotun kolu koptu çıktık yukarı kopan parçayı Nazmi’ye verdim. Nazmi tekrar daldı ve bu sefer ahtapot tek hamlede çıktı yerinden.
Dalmaya devam ediyoruz. İri ufaklı balıklar vardı arada levrekte vardı tek tük. Biraz yüzdükten sonra Nazmi büyük bir levrek gördüğünü söyledi ve agoşa geçti. Bende yukarda bekledim. Biraz derindi. Nazmi çıktı sonra ben daldım bekledim ama gelen giden olmadı, tam çıkıyorkene normal boyutlarda bir levrek yaklaştı ve ilk anda hemen aldım şişime.
Kıyıdan devam ederken, Nazmi önde aramızda mesafeli şekilde bende arkadan gidiyordum. Bir anda kocaman bir levrek fırladı gitti takip ettik ama nafile… kayboldu. Su alçaklaşmaya başladı iyice sığda giderken birden levrek sürüleri ile karşılaştık. Balıkları sıkıştırdık bir köşeye hepsi yığıldı. İlk atışı Nazmi yaptı ve içlerinden en büyüğünü aldı (1kg dan fazlası vardır) . Ardından bende attım. Ben normal boyutlarda olanı vurmuştum ama bende bir atışımda iki levreği aynı anda aldım. Tekrar atış yaptım bir tane daha geldi. Sürü ufak bir aradan kaçtı gitti. Yola devam hızlı hızlı gittik yolumuz uzundu.
Birkaç dakika sonra gene arkadan giderken gözüm kayaların arasında duran bir şeye takıldı. Sokkan balığı (Ada beyi) kuzu kuzu yatıyordu. Dedim buna atmadan şişi sokabilirim, denedim ama nafile olmadı ve balık yerinden kaçtı derine kaya altına girdi. Takip ettim ve buldum balığı gördüm ve atışımı yaptım. Biraz çıkarmakla uğraştım kaya içinden. Nazmi’de geldi beraber çıkardık.
Yola devam… Birden gene sürü ile karşılatık. Onlarda neydi sayıları 20’den oldukça fazla. Sığa çekildik ve bekledik.
Birer atış ve ikimizde de balıklar şişte. Sürüleri bir Nazmi görüyordu birde ben görüyordum. Birbirimizi çağırıp balıkları kıyıya çekip sıkıştırıyorduk. Böylece devam ettik. Yan yana gelip bekliyorduk. O kadar sessizdik ki Nazmi bacağı benim bacağım bir birimizin üzerinde geziyordu, arada gülmekten de alamadım kendimi. Tekrar açıkta levrek gördüm ve ona daldım balığı vurdum Nazmi’ de az ilerde önünde gördüğü levreği gözetliyordu. Bende işaret ediyordum karşıda bulut gibi bir alay üzerimize geliyordu. Nazmi görmedi ilk seferde sonra döndü bir baktı etrafı alayın arasına karışmış bir zıpkıncı

manzara muhteşemdi. Sürüdende birkaç tane aldık.
Yola devam… Nazmi daha önceden meraya daldığı için, yerlerini bildiği balıkları arıyordu. Bende iri bir sargoz gördüm. Nefeslendim ve dalışa geçtim. Dibe vardığımda saatime baktım 13.5 metrede idim. Bekledim ama akıllı balık gelmedi. Derken solumda bir karartı. Aman tanrım muhteşem bir balık çok iri bir orfoz geçiyordu aramızda 4 metre fark vardı. Yukarı çıktım. Yoluma devam ettim.
Levrek sürülerini aynı metotla avlamaya devam ettik. Varış noktamıza baktığımızda yanmıştık hala yüzmemiz gereken uzunca mesafe vardı ve iç yaktık eyvah diye yorulmuştuk. Tam devam ederken bunun üzerine uzakta bir sandal vardı acaba dedim Ali mi geliyor. Nazmi baktık el salladık ve ardından geri dönüş yapan bir el. EVET Ali geliyordu. Oh çektik. Ali ve Okan geldi
(OKAN’ A DA AYRICA TEŞEKKÜR EDERİM). Bizi sandalıyla götürdüğü için. Bizi aldılar. Aliler sırtı çekmek istiyorlardı. Bizi biraz geriye götürüp tekrar dalış yaptık olduğumuz yerde onlarda sırtı çekip geliceklerdi. Aradan yarım saat kadar geçti.
Birden kıyıda Nazmi beni çağırdı. Gene sürü var zannettim yanına gittim. Süper bir manzara Nazmi gene yapmış bişiyler

kocaman ahtapotu almıştı. Hemen kıyıya çıkardık. Muhteşemdi kocaman ahtapotu aldım elime çiçek gibi açılıyordu. Devasa bir şeydi. Nazmi mutluydu, tabiî ki bende.
KENDİSİNİ TEBRİK EDERİM. O gün biraz zıpkının olumsuz etkileri olmuştu ama genede boş çıkmadık ikimizde. Allah bereket versin.
Birkaç dakika sonra Ali’lerde belirdi. Bizi aldılar ve limana gittik. Limana geldiğimizde bütün gözler bizdeydi. Meraklı gözler bizi süzüyor ve sorular soruyorlardı. Nasıl tuttunuz, ne zaman daldınız, Nasıl dalsınız gibi sorular dalışı merak eden kişilerce sorulan sorular.
Evet… Evimizin yoluna koyulduk. Eh şimdi gönlünü almam gereken bir nişanlım vardı. Söz vermiştim 12:00 de yanında olucaktım. Maalesef olmadı. Vardığımda saat 17:30 idi



ehh fırçalar geldi teker teker. Tabi bende hazırlıkı gittim. Levreklerden paket yaptım gittim .
Bir pazarımız daha böyle geçti. Süper neşe dolu. Kazasız belasız bir dalıştı.
Ve sabır gösterip bu hikayemizi okuyan tüm arkadaşlarımıza da ayrıca
TEŞEKKÜR EDERİM.
Uzun yazmak istemedim. Ama bu kadar süzebildim günün özetini yoksa daha detaylarda vardı. Umarım bu yazım sizi sıkmamıştır.
Arkadaşlar yazacak fazlaca bir hikaye yok aslında benım rahatsızlıgımdan dolayı ben suya gıremedım soforluk yapayım dedım barı kaptım benım badiyi götürdüm meraya Sabah 9 gıbı meradaydık ben cıkacakları ıstıkamete gıderken bı akrabamı arayıp yanına ugramak ıstedım onun yanına gıttıgımde sohbet yıne balık uzerıneydı bende bızım cocukların dalısta oldugunu soyledım hadı bızde sandalla gıdelım dıye ani bir kararla çıktık yola tam lımandan çıkarken guzel levrek oldugunu duydugum lımanda ılk defa kendı gözlerımle gormek nasip oldu resmını de cektım su cok kırlıydı havada kapalı olunca adam akıllı bişi cıkmadı bende bıraz resmı oynayarak balıgı bıraz belırgın yaptım takriben 2 kg vardı ve cok guzel bır hayvandı sırtı cekerek bızım takımın önüne doğru sürdük küçük sandalımızı 2 levrek aldık takımı buluncaya kadar onlarda guzel adabeyı ve levrek almıslardı ve gerıde yıne buyuk suruler oldugunu soyledıler tekrar onları gerı goturduk bız sırtıya devam ettık 3 tane daha sırtıdan levrek aldık gerı donduk bırden Nazmı'yı tasların uzerınde gordum once bı problem oldugunu dusundum bıraz telaslandım sonra sorunun 4 kg yakın bı ahtapot oldugunu gordum

vurulan butun balıkların resmını cekmedım, aslında lımanda cekecektık bırsuru ınsan basımıza toplanınca bızde resım cekemedık sadece yoldakılerı sızlerle paylasıyorum kusura bakmayın iyi seyirler
Bu manzara eşliinde kahvaltı bir başkaydı pazar sabahında benim için
Limanda levreği çekmek için uğraştım bulutlar ızın vermedı
Sonra bılgısayarda bıraz fotografla oynama yapınca az da olsa balıgı gorebıldım
Sırtıdan aldıgımız ilk levrek
Nazmi ve Tolga'nın önündeki taşa file benzediği için fil taşı benzetmesı yaptık yorum sizlerin
Evde son bulan maceram benden bu haftalık bu kadar dalın sağlıcakla.