Ailemle beraber kapıdağ yarımadasında sessiz sakin bir ortamda kafa dinleyerek ve ufak ufakda yemeklik balık vurarak 3-4 gün geçirmek üzere yola çıktık. Bursayı geçmiştikki arkadaşım aradı havanın gideceğimiz yerde çok bozduğunu hatta sıkı yağmur yağdığını söyledi. Tabiî ki moralimiz bozuldu özellikle çocukların o havada odada mecburi kalmalarını asla kabullenemezdim ve bende adeta sekiz çizerek Bozcaadaya rotayı çevirdim. Üç tam gün kaldığımız çok sevdiğim adada balık miktarının yerlerde süründüğünü görmek beni çok üzdü özellikle bir merada her zaman görebildiğim 2 tane orfozun kayıp oluşu dahada canımı sıktı demekki idam edilmişler. Ayrıca suda iken karşılaştığım 2 kişiyle kıssaca yaptığımız adanın balık durumu ile ilgili konuşma bu düşüncemi tam anlamıyla destekliyordu. Neyse artık 3 günde levrek, çupra, karagöz,kefal, eşkina,mırmır,kikla vurabildim.eşkinanın oda büyüklüğündeki yuvada tek başına takılıyor olması iri karagözlerin olması gerektiği noktalarda sayıca yok denecek kadar az bulunması ve zıpkıncının varlığını hissettiği andaki ışınlanmışcasına koybolduğunu görmek türler üzerindeki av baskımızın derecesinin yüksekliğinin en basit kanıtıdır. Resimdekinin dışandaki balıkları her sudan çıkışımda fotoğraf makinesını kullanacak bir vatandaş bulamadığım için ve dalış kıyafetlerimi çıkardıkdan sonrada foto olayının bence pek bir önemi kalmadığından resimliyemedim bu resmide çocuklarımın ısrarı neticesinde otelde çektirdik. Ahtapotu unutmuşum onuda yazayım bari ( lezzeti hala aklımda).