Alıntı:
Midas´isimli üyeden Alıntı
acaba bu listeyi yayınlayan kuruluşun ülkesindede bu balıkları avlamak yasakmı onu merak ediyorum? yoksa bizim gibi ülkelere siz bu balıkları avlamayın nesli tehlikede deyipte kendi ülkelerinde serbest olmasın. bu tür verileri kendi ülkemizin bilim adamları yayınlasa bizim için daha inandırıcı olur .varsa öyle bir araştırma birde onu yayınlasanız.
Akdeniz bölgesinde balıkcılar orfozu ,lahozu ,şeytanı avlaya avlaya bitiremediler am nesili tehlikede deniyor.gelinde antalyadaki balıkcı tezgahlerını göründe veya bir balık haline gidin . benim için bilimsel veri bu. peki bütün bu bilimsel verilerin sonucunda ne olacak . size söyleyeyim yeni bir balık türü zıpınçının yasak listesine gireçek ama balıcılara devam denecek.zıpkıncılarmı bu balıkların neslini tüketiyor!
Biliyorum bu liste bir yasaklar listesi degil en azından balıkcılar için ama biz zıpkıncıların cemberini daraltan bir korku listesi.
dalın salıcakla .ama sadece dalın denecek yakında ,avlanmayın.
dalın salıcakla |
Liste IUCN adlı Türkçesi "Uluslararası Doğayı Koruma Birliği" olan bir kuruluş tarafından yayımlanmaktadır. Adından da görüldüğü üzere uluslararası bir kuruluştur, herhangi bir ülkeye ait değildir. Bu kuruluşta Türk bilim insanları da yer almakta ve imkânlar dâhilinde araştırmalara katkıda bulunmaktadırlar.
Antalya'daki balıkçı tezgahları bilimsel bir veridir, bilim insanları balık hallerinde, balıkçı barınaklarında da araştırma yaparlar, fakat bu veriler çok yönlü araştırmaların sadece küçük bir bölümünü oluşturur ve kendi başına kesinlikle yeterli olamaz. Sadece bu verilere dayanarak bilim yapılamaz, yapılmaya kalkışılırsa bu bilim değil spekülasyon olur. Benzetme olarka söyleyeyim, bir arabanın yolda gitmek için normal olarak 4 tekerleğe ihtiyacı vardır ama, sadece 4 tekerlek bir araba demek değildir, dört tekerleği yalnız başına yola koyarsanız gidemezler.
Bu başlık kimseye yasak getirmek için açılmadı, bu canlıların soyunu zıpkıncılar tüketiyor diye bir anlama da gelmiyor. Başlığın anlamı bu balıkların tehlikede olduğundan dolayı bizler tarafından avlanmaması gerektiği. Maalesef, neslini tüketmekte ana faktör zıpkıncılık olmasa da, balık soyu tehlikeye girdiğinde üzerinde yapılan her türlü avcılık türün nüfusuna zarar getirir. Pirinç çuvalından pirinci kürekle de alırsınız, tek tek de alabilirsiniz, her iki türlü de çuvaldaki pirinci azaltmış olursunuz.
Bir balığın neslinin tehlikede olup olmadığı o balığın soyu tükendikten sonra alınacak bir karar değildir. Antalya'lı balıkçılar balığın kökünü kuruttuktan sonra mı nesli tehlikede denecek? O zaman ne işe yaradı tehlikedeki türler listesi? Neslin tehlikede olduğunun tespiti "Belli bir zaman diliminde o balığın yüzde kaç azalmış olduğuna" bakılarak yapılıyor. Buna göre de tehlike sınıfı belirleniyor. Bu konuda çok ayrıntılı kıstaslar mevcut. Ama balığa meraklı her insan belli bir türün ne kadar azaldığını tam olarak tespit edemese de kabaca gözleyebilir.
Benim çocukluğumda (25-30 yıl önce) ve gençliğimde Karadeniz'de hamsiyi gübre niyetine tarlaya dökerlerdi, şimdi balıkçılar hamsi yok diye ağlıyor. Yine aynı yıllarda İstanbul'da sonbahar geldi mi ortalığa palamut lüfer yığılırdı, bugün aynı mevsimde Lüfer, Palamut neredeyse altın değerinde. Çocukluğumda gördüğüm Lahoz ve Orfozları burada anlatsam belki birçoğunuz yalan söylediğimi düşünür, bugün artık ne o boyutlarda ne de o bollukta Lahoz ve Orfoz yok. Demek ki azalmış.
Eğer bir canlının neslinin korunması için yasak kapsamına alınacaksa, buna üzülmemiz hayıflanmamız değil, o balığın neslini kurtarmak için iyi birşeyler yapıldığını düşünerek sevinmemiz ve buna harifyen uymamız gerekir.
Saygı ve Sevgilerimle,