| 30.05.2005 tarihinde sahil güvenlik e-mail adresine atmış olduğum bilgi mesajı aşağıdadır cevabını bekliyorum cevap gelmez ise dernek adı ile resmi yazı yazıp yollayacağım
Sayın Yetkili / Komutanım;
Zıpkınla balık avlayan, sualtı avcıları olarak birlik olmak adına dernekleşme yoluna giderek sorunlarımızı ortak bir dilden kurumsal olarak konuşma ve çözme çalışmaları içindeyiz.
Konu ile ilgili olarak "Sualtı Avcıları Derneği" adı altında bir dernek kurduk ve burada sorunlarımızı tartışıyoruz. Sorunlarımızın en başında, Jandarma ve Sahil güvenlik ile yaşadığımız sorunlar gelmektedir. Bu nedenle konunun bilir kişileri olarak sizlerden, konu hakkında ilk ağızdan bilgi almak, hatta ve hatta yaşadığımız sorunların çözümüne katkısı olacak, ziyaret edip karşılıklı konuşmamızın faydalı olacağını düşündüğünüz kişiler varsa isim ve telefon bilgilerini rica ediyoruz.
Yaşadığımız sorunlara gelince kısaca şöyle : Bugün bilindiği üzere denizlerimizde - kıyılarımızda dalışa yasak bazı bölgeler bulunmaktadır ve bu bölgeler, Sahil Güvenlik Komutanlığının yayınlamış olduğu kitapçık ve haritalarda da açık olarak belirtilmiştir. Fakat burada yoruma açık bir konu bulunmakta ve doğal olarak Sahil Güvenlik botları ve Jandarma yetkililerinin her biri bu konuyu farklı şekildeler de yorumlamaklardadırlar.
Şöyle ki : Öncelikle dalış kelimesinin karşılığı aletli dalış yani bir hava kaynağı ile sualtına inme işlemine verilen isimdir ve kanunlarda dalışa yasak bölgelerde dalış yapılması izne tabidir yazar fakat Türkçe de zıpkınla, yedek bir hava kaynağı kullanmadan yapılan balık avı da eskiden beri süregelen bir alışkanlıktan dolayı dalmak kelimesi ile özdeşleşmiştir. Dolayısı ile zıpkınla balık avlayanlarda dalış yapıyorlar olarak algılanmaktadır. Durum böyle olunca dalışa yasak bölglerde av yapan arkadaşlarımızın malzemlerine el konulmakta ve ceza almaktadırlar. Fakat aynı dalışa yasak bölgelerde insanlar olta atabilmekte, gözlük ile veya gözlüksüz yüzebilmekte hatta ve hatta tekne ile ağ bile atabilmektedirler. (tatbikat -atış sahası, askeri bölgeler veya yazı ile kesin olarak yasaklanmış yerler (batık şehir gibi) dışında) Yani bizim yapmış olduğumuz tüm faliyetleri yapmaktadırlar. Fakat avcı arkadaşlarımız ellerine zıpkın alınca, çevredeki balıkçılar anlamsız bir kıskançlık içine düşmekte ve ilgili mercie şikayette bulunarak yetkilileri gereksiz yere meşgul - rahatsız etmektekdirler.
Buradanda anlaşılacağı gibi sorun bir kavram karmaşasından kaynaklanmaktadır ve yaşadığımız sorunlar anayasamızın eşitlik ilkesine aykırıdır. Çünkü daha öncede söylediğimiz gibi insanlar yasak bölgelerde yüzebilmekte gözlük ile dibi seyredebilmekte ve ağ atabilmektedirler.
Bu sorunun çözülmesi için cevabınız veya vereceğiniz ilgili kişinin irtibat bilgileri bizim için büyük önem taşımaktadır.
Konuyu bilgilerinize sunar vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkür ederiz.
Saygılarımızla,
Murat GÜL
Tel:0.533.5815662
Not : Zıpkınla balık avı yapan kişiler, yedek bir hava kaynağı kullanmadan, yasak türleri avlamadan ve fener ile gece avı yapmayan yani kanunlara uygun olarak av yapanlardır. |