Bilen bilir bilmeyen de öğrensin, basket oynayıp(Bu Yaşta..!) ayağı burktuktan sonra ilk hafta şamandıra şeklinde ayakla batamayacağımız için geçen hafta ara vermiştik. Malum hararet yapmış bir kafa ile dolanmaktan bıkarak sonunda bu hafta attık kendimizi suya.
Bizim ekipten Devrim, kaç haftadır şu yeni aldığı ahşaba alışmaya çalışıyor ve doğru dürüst birşeyler alamıyordu. Tabii bu defa şeytanın bacağını kırdı. Hem bacağı kırdı, hem de yüzü güldü. Gerçi 3kiloluk Levr..., 4 kiloluk Çipr... gibi bizce çok anlaşılamayan şeylerden bahsetse de, biz ipinde gördüklerine bakıp tebrik ettik kendisini. Yoksa fena yapacaktım felan gibi kaçan balıklara olan kızgınlığı henüz geçmemişti. Ama napsın heyvancağızlar, konu can konusu. Sana da çok fazla şans veremiyorlar, doğal olarak. Büyük ebada kısa tepkime zamanı..! Her güzelin bir kusuru olacak elbet. Gerçi aldığımız topan kefalin en büyük ikisini o aldı. 3. ve 4. numara topanlar ile Ak Kefal ile iki irice Sargoz benim, Kiloluk sargoz da, Bizim Dr. Murat'ın oldu.
Allah bereket versin.
Neyse zaten memnuniyet ifadeye de yansımıştı.
Darısı tüm amatör arkadaşların başına..!