Bizim takımdan Recep, Devrim ve ben Kuzeyin sıkı estiği bir çeşme gününde, güney kısmını kontrol ettik. Nasibimize muhabbet, dostluk ve bir kaç parça da balık düştü.
İlk defa bir av sonrası çelişkili duygular yaşadım. Bunun sebebi vurduğum 1,900kg'lık havyarlı kefal idi. Bir taraftan en büyük kefali vurmak, diğer taraftan o yumurtaların işe yaramayacak olması, belki de milyonlarca yavrunun varlığını engellemek. İşte bu defa sonradan üzüldüm baştan çok sevindiğim ava.
Herhalde kısmet demek gerekir, çünkü bunun dışında en az kiloluk iki kefal biri elimden diğeri şişten yırtarak kaçtı. Bu anaç Kefal'e daha önce %100'lük yaptığım iki atış inanılmayacak şekilde isabet etmez iken, sonuncuda nerede ise kuyruktan ipe geçince kaçamadı. İnsan kuyruktaki izi görünce oradan vurulduğuna inanamıyacak gibi geliyor. Belki de bundan sonra daha dikkatli olur ve yumurtalı balığa tetik düşürmeyiz; tabii baştan anlıyabilirsek..!
Not: Kamera tamirden yeni geldi, üzerindeki saat maalesef yanlış çıkmış, av öğlen 12 akşamüstü 18 arası yapılmıştır.