Uzun zaman sonra cumartesi programlar uygun oldu ve dalışa gittik. Lastiklerim iyice güçten düşmüşlerdi, ava da gitmediğim için yenileme gereği duymamıştım.Cuma günü İzmir'i alt üst ettim ama 19*26 Picasso lastik bulamadım.Bir kez daha anladım ki av malzemeleri konusunda İzmir çok zayıf. Ne yazık ki tek şehir İstanbul, gerisi boş. Bu nedenle eski lastiklerle av yapmak zorunda kaldım.Av esnasında 2 defa levreklerle karşılaştım.İlki 1,5-2 kğ. üzeri üç bireylik bir sürüydü. O kadar sakindiler ki kabak gibi ortaya çıkıp satıhtan atış yapmama izin verdiler ancak lastikler nedeniyle şiş düşüverdi. İkincisi ise yine 1,5 kğ. üstü tek bir bireydi. Bu balık da çok sakindi, atış imkanı verdi. Tetiğe bastıktan sonra balık havalandı. Bu esnada ben balığın ipe geçtiğini zannettim.Ancak bu balığı da vuramamışım, bakına bakına gitti.Levrekler henüz gelmedi ancak bana kalırsa bunlar öncü. Yerli levrek olduklarını sanmıyorum çünkü bu boyuttaki yerli levrekler atış yapmama izin vermeden toz olurlardı.Kısmetse bu hafta içi lastikler İstanbul'dan gelecek, bir dahaki sefere ifadelerini alacağım. Yerlerini hiç sormayın, babama bile söylemem. :lol:
Levrekleri vuramayınca kadirşinas eski dostlarımla ilgilendim.Onur'un sinarit-kaya barbunu kırmasından sonra hafif kaçacaklar ama ikisi de yüzümü güldürdüler.
Tüm amatör zıpkıncılara rastgele.