Bir hayli zaman oldu. Öğlen saatlerinde Yakın bir balıkçı barınağı civarına dalışa gitmiştim. Hava güneşli ve su durgundu. Levrekle yeni tanıştığım zamanlardı. Daha önce levreği hiç vurmadığım bir bölgede dalıyordum. Su da durgun olunca yaklaşık bir saat yüzmüş fakat hiçbir şey görememiştim. Çıkış yapmadan önce bulduğum bir tepeliğin dibinde yatmıştım. Bekle bekle gelen giden yok. Çıkışa hazırlanırken tepemde bir karartı hissetim. Kafamı kaldırdığımda. Suda bile insanın gözünü alan güneş ışınlarının arasında arkadaşın gölgeli silüeti duruyordu. Tam tepeme geldi durdu. Bu arada zıpkınım klasik 75 lik YILMAZ. Usulca zıpkını doğrulttum. Yüreğimin atışını balık duymuştur herhalde. Atışımı yaptığımda bir an duraksadı. Şişin karşıdan çıkmadığını görebiliyordum. Makarada yok tabiî ki. Son hızla kaçmaya başladı. İp gerilmesin diye bende peşinden. Oldukça derine indi, bende takipte. Bir ara kayalıkların arasına sokulmaya çalıştı. İp taşlara dolandı. Bu fırsattan yaralanıp, şişe yüklendim. Karşıdan çıktı bu hamleyle. Kucaklayıp çıktığımda geçen süre belki kısaydı ama bana sorarsanız mücadele hiç bitmeyecek gibiydi.5,550kg gelmişti. O anki duyduğum mutluluğu tahmin edebilirsiniz. Bu gün malzeme ve edindiğimiz bilgi sayesinde daha iyi avlar yapıyoruz belki ama geçmiş her zaman daha bir özlemle hatırlanan anılarla dolu. Sağlıcakla dalın.
![]()




LinkBack URL
About LinkBacks










Alıntı ile Cevapla






Paylaş