| İşte birlik, beraberlik, zıpkıncı, sempati. Bunlar bir arada tutarak bu zihniyetlerle mücadele etmek için bizde olan güçtür.
Aynı olayları birkaç defa hatta rencide edici boyutta yaşayınca zaten en büyük zevkim olan bu iş için burada gönülden sımsıkı bu olaylar için mücadele etmeye çalışıyorum.
Bizler aile babası, iş sahibi, kariyer sahibi, doktor, avukat, öğrenci , çalışan , çalışmayan, ama neticesinde bu uğraş sayesinde pozitif yükler taşıyan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız.
Gel görki ne yazıktır, ailenle gittiğin bir deniz kenarı pikniğinde dahi eline zıpkını alıp denize girsen ve yine sade bir vatandaşın şikayeti bile jandarmayı veya yetkili başka birimlerinin seni rencide etmesine yetiyor. Bence bu ayıp hatta ayıbın daniskası. O zaman her canın istediğinde her kıl olduğunu bir şeylerden dolayı şikayet et ve o şahsı rencide etsinler , sindirmeye çalışsınlar. Ama ne yazıkki bu zıpkıncılara has bir rencide politikası sanıyorum.
Aslında işin birde en ağlanacak tarafı var. Bu işin kontroleri olan güvenlik birimlerindeki birçok memur yada Asker Orfozla levreği ayırt edemiyor. Belindeki beyaz balıklara bunlar yasak değilmi orfozun avlanması yasak diyorlar.
Gelde sinirden gülme.
__________________ Emrah Uysal (1973)
Hem avlıyalım hem yiyelim |