Alıntı:
| RainboW´isimli üyeden Alıntı
Arkadaşlar; alıntıda yazıldığı gibi demekki bizim beyanımız yetmiyor olacak ki neredeyse herşey için resmi evrak isteniliyor. Beyanlar neden yetmiyor? Çünkü herkes sizin bizim gibi iyi niyetli yaklaşmayabiliyor olaya. Bu açıdan bakarsak resmi evrak istenilmesi gayet doğal geliyor bana. Ben de isterim ki herkes birbirinin sözüne güvenebilsin. Ama neredeyse mümkün değil...
Birçoğumuz özel sektörde veye kendi işimizde çalışıyoruz. Yani zamanımız kısıtlı. Bu yüzden müsait bir zamanımızda gidip bu belgeyi alıp daha sonra -ki eğer olursa - av sırasında bu belgeyi soran Jandarma, SG ... gibi denetleme yetsisi olan birimlere göstermek mi daha iyidir yoksa belgemiz olmadığı için avımızın yarım kalıp bizlerin Jandarma karakoluna davet edilmesi mi?
İnanın avımızın yarım kalıp devamını karakolda bekleyerek geçirecek kimse olmayacağından eminim. Bu yüzden bu belgenin bu kadar gerekli olduğunu söylüyorum. Çünkü soruluyor. Denetleyenlere siz ne kadar bu belge gereksiz, almak mecbur değil desenizde yine de sizi misafir etmekten geri kalmayacaklardır. Burada bizim tartıştığımız gibi onlarda mevzuata bakarak bu belgenin gerekli olduğu kanısına varamazlar mı?
Ben gerekli olduğuna inandığım için bu belgeyi aldım. İlk yazımdaki söylemimde de hatalı olduğumu kabul ediyorum. Zorunlu değil gerekli olmalıydı. |
Sertan Bey, Öncelikle döndüğüm bayram tatili sonrasında sizin ve bu forumda olan arkadaşların geçmiş bayramını kutlayarak söze başlamak istiyorum.
Dünyadaki tek ülke Türkiye değil. Ayrıca bu sorun ilk defa Türk Milletinin karşısına çıkmış bir konu da değil. Her memlekette üçkağıtçılar mevcut. Bunlar var diye biz temiz kağıdı almak için Savcılıklara gidiyoruz. Oysa emin olun ki sahtekarların olduğu birçok ülke sizin sadece beyanınıza göre hareket edip sahtekarı yakaladımı anasını belliyor; bizde ki gibi herkese suçlu muamelesi yapılmıyor. Muhtemelen bu tür bir örnekten haberiniz olmadığı için sanki içinde bulunduğumuz sistem size iyi gibi görünebilir ama durum böyle olmak zorunda değil. İnsanlara temelinde güvenmeme zeminine oturtulmuş bakış, maalesef biz de fazlası ile hakim olduğu için; Genel, Potansiyel suçlu olarak kabul ediliyor ve Herkes masum olduğunu ispat etmek zorunda kalıyor, Belgeler almaya zorlanıyor. Ve malumu belge suçu engellemiyor.Özellikle benim gibi yurtdışı görenler veya dışarıda farklı ve güzel uygulamaların var olduğunu bilenler bu tür bürokratik işlemlere zul olarak bakıyorlar. Özünde Bürokrasi bizlerin iş yapma gücünü yok eden bir canavardır; ve Türk Milleti bu canavardan yıllarca fazlası ile muzdarip olmuştur. Yok bu belge bürokratik bir iş değil gereksinim ve fayda sağlayıcı bir husus ise söyliyecek hiçbir lafım olmaz. Aksine nasıl geliştirilebilinir onu tartışmak isterim. İlerleyen bilişim çağında
www.zipkinci.com gibi siteler bu hususlarda söz sahibi olacaktır. Bu tür standartların belirlenmesinde rol alacaktır. Bizler bu gibi forumlarda tartışarak ortak doğruyu bulacağız.
Ama sadece Güvenlik güçlerinden bir kısmı farklı yorumlayıp sizi zıpkın ile avcılık yaparken sudan çıkarıp karakola götürüyorsa bence sizin muhakkak bir suçunuz olmalı. Dalan birine belge sormak yoksa karakola gel demek(hiçbir şey yok iken) eziyetten başka birşey olamaz.
Ben buna benzer bir durumdan dolayı şikayete uğradım, karakola götürüldüm, mahkemeye verildim ve yerel mahkemede suçlu bulundum. Ne miydi suçum. Halkın can ve mal güvenliğini tehdit etmek. Yaptığım eylem ise Ailecek gittiğim denize plajdan girmiş olmak. Yanımda Eşim, 8 yaşında çocuğum, ve kayın ailem vardı. Asla plajda av yapmadım. Plajdan denize girip açıldım ve yanıma açıklarda kano ile birisi geldi ve sonrasında şikayet etti. Olay İzmir Karaburun İncirli Koy açıklarında oldu. Muhtemelen mülki amir(Savcı veya bir yakını) pozisyonundaki birinin devreye girmesi ile durum bu noktalara geldi. Plajda av yapıyormuşum havası estirildi. İnsan çoluk çocuk gittiği bir yerde başkasının veya kendisinin çoluk çocuğunun zarar görebileceği bir yanlış yapar mı?
Konu şu anda Yargıtay’da temyizde. Son derece subjektif(Objektif olmayan, kişiden kişiye değişebilecek yoruma bağlı) bir suçlama. Günlük birçok eyleminizden dolayı bu tür bir tehdit oluşturabilirsiniz. Örneğin Araba kullanmak. Bu konunun detaylarını isteyen arkadaşla özelden paylaşabilirim. Bunu burada belirtmemin sebebi, esas olarak siz ne kadar evrak olarak tam olursanız olun özünde kanunlara ve yönetmeliğin detaylarına uymak zorundasınız bu bir. Güvenlik görevlilerinden bazıları gerek yorum hatası yapabilir veya görevini kötüye kullanabilir ve siz bu durumda karakol ziyareti yapmak zorunda kalabilirsiniz, bu da iki. Bu olay benim Adliyelik tek olayımdır. Kırk yaşında tek vukuatım budur. Allah dost başına böyle olay vermesin. Sonrasında edindiğim bilgilere göre İzmir Karaburun bu tür bir sürü vukuatı yaşamış bir yer. Bilmeyen arkadaşlar var ise uyanık olsun.
Bu forumun ilk kısmına bakarsanız, göreceğiniz şuydu' Belgeyi şuradan kolay veriyorlar. Şuraya gitme buraya git. Hatta gel Bandırmadan al gibi yorumlar vardı.' Bu yaklaşım belki de olaya yüzeysel yaklaşılıyor duygusuna ittiğinden; bu foruma girme gerekliliği hissettim. Şu an itibari ile konunun(Belgenin Alınma Zarureti) konusunda Mustafa beyin bakanlığa yazı ile görüş sorması noktası konunun netliğe kavuşması adına yapılabilecek en doğru davranış gibi. Yoksa söze ve kişiye dayalı 50 tane fikir çıkabilir. Mustafa beyin yazışmasını sabırsızlıkla bekliyorum.
Saygılarımla