ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-12-2006   #1 (permalink)
Yönetici
 
Aşkın YILDIRIM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-10-2006
Nerden: karşıyaka/İZMİR
Mesajlar: 2.734
AB VE BALIKÇILIK POLITIKASI

AB VE BALIKÇILIK POLITIKASI

1) BALIKÇILIK AB İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?

Balıkçılık ve yetiştiricilik Avrupa Birliği’ndeki önemli ekonomik faaliyetler arasında yer almaktadır. Balıkçılık sektörünün, üye ülkelerin gayrı safi milli hasılalarına katkısı genel olarak %1’den az olurken, genellikle alternatifin az olduğu bölgelerde bir istihdam kaynağı olarak etkisi oldukça yüksektir. Ek olarak, balıkçılık sektörü, dünyanın en büyük pazarlarından biri olan AB pazarında balık ürünleri ihtiyacının teminine yardım etmektedir.
Avrupa Birliği’nin ortak balıkçılık politikası hem balıkçılık endüstrisini hem de Avrupa’nın bütünleşme sürecini etkileyen bir dizi hukuksal, siyasal, ekonomik, toplumsal ve çevresel etkene yanıt vermektedir. Bu hususlar arasında en önemli olanlarından biri, son derece hareketli olan, ulusal sınırları tanımayan, aşırı tüketilen ve azalmakta olan bir kaynağı paylaşmanın güçlüğüdür. Balık avcılığı ve yetiştiriciliği Avrupa’da, kıyılar ve kırsal kesimlerde, besin ve iş kaynağı olması bakımından önemli faaliyetlerdir. Bu iki faaliyetin başarısı, deniz eko-sistemlerinin korunmasına bağlıdır. Aşırı avlanma ve deniz kirliliği, Avrupa Birliği ülkelerin balıkçılık alanında ortak mücadeleye ve ortak politikalar belirlemeye yönlendirmiştir.
AB’nin balıkçılık politikası sayesinde balıkçılık, biyolojik, ekonomik, ve sosyal yönleriyle bilimsel olarak ele alınmakta, böylelikle bir yandan çevre korumasına, diğer yandan da Avrupa’nın ekonomik ve sosyal gelişimine katkıda bulunulmaktadır.

2) AB BALIKÇILIK POLİTİKASININ TEMEL UNSURLARI NELERDİR?

Avlanma Faaliyetlerinin Sınırlanması
Her bir balık stoğunun varlığını, dengesini ve devamını tehlikeye atmayacak ölçüde avlanmak temel esastır. Fakat, birçok türün aynı avlanma alanında bir arada bulunması ve stokların genellikle çok geniş bir yelpazede yaş ve boyut içeren balıklardan oluşması uygulamada karışık bir avlanma ortaya çıkarmaktadır. Avlanma miktarının belirlenmesinin yanı sıra, olgunlaşmamış balıkların yakalanmasını sınırlayacak teknik önlemler de alınmalıdır.

Yetki Devri
Her üye ülke kota seviyelerine göre avlanmak durumundadır. Kota seviyelerinin sürekli izlenmesi ve kota seviyesi dolunca avlanmayı durdurması üye ülkenin yükümlülüğüdür. Yetki devri ilkesine (subsidiarity- her görevin en uygun idari seviyede ele alınması) göre; üye ülkeler izlemenin Birlik düzeyinde de yapılabilmesi için kota kullanımlarını düzenli olarak Komisyon’a bildirmekle yükümlüdürler. Kota yönetimine ilişkin teknikler ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Kotalar milli bir havuzda tutulabildiği gibi üretici organizasyonlarına, birliklere ve hatta kişisel olarak gemi sahiplerine tahsis edilebilmektedir. Seyrek de olsa, kotaların kiralandığı, satıldığı veya değiş tokuş edildiği de görülmektedir. Bireysel transfer edilebilir kotalar (Individualy Transferable Qutoas-ITQs) olarak adlandırılan bu sistem AB’de çok kısıtlı şekilde kullanılmaktadır.

AB, 1992 yılında Ortak Balıkçılık Politikası’nın ilk on yılı değerlendirmesine göre mevcut balık kaynaklarına karşılık çok fazla gemi bulunduğu anlaşılmıştır. Avlanma için ilk koşul yeterli miktarda balığın olmasıdır. Ancak, fazla sayıda gemi, aşırı avlanma ve balık stoklarında bir azalma yaratmaktadır. Bu nedenle AB’nin avlanma filosunu uygun ölçüye getirmek ve o noktada kalmasını sağlamak Ortak Balıkçılık Politikası’nın ana hedeflerinden biri olmuştur.
Ortak Piyasa Düzeni
Ortak Tarım Politikası’nın bir parçası olarak 30 yıl önce başlayan balıkçılık ve yetiştiricilik ürünlerindeki piyasa ortak düzeni, balık ürünlerinde Topluluk iç piyasasında üretici ve tüketicilerin yararı için, üretim ile talebi denkleştirecek şekilde bir ortak pazar yaratmak amacındadır. Bu amaçla,
• Balık ürünlerinin bir üye ülkeden diğerine geçişini önleyen gümrük vergileri veya benzeri diğer uygulamaların tamamen kaldırılması ve
• Balık piyasası için ortak kuralların koyulması.
Uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi çalışmaları, halihazırda Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) içinde yer alan Ticaret ve Tarifeler Genel Anlaşması (GATT-General Agreement on Tariffs and Trade) altındaki anlaşmaların tamamlanması yoluyla sürdürülmektedir.
Piyasasının Organizasyonu
Dört temel ortak düzenleme vardır:
• AB’de bulunan ve ithal edilen taze balıkçılık ürünlerinin kalite, cins, ambalajlama ve etiketlenmelerinde ortak standartlar.
• Üretici kuruluşları (POs): Piyasanın istikrarını korumaya yardımcı olmak amacıyla balıkçılar tarafından gönüllü olarak kurulmuş birliklerdir. Bu birliğin görevi, talep piyasasındaki ani değişikliklerden balıkçıları korumaktır.
• Balık ürünleri için minimum fiyatları belirleyen bir fiyat destek sistemi (ürünler bu fiyatın altına satılamayacaklardır).
• Üçüncü ülkelerle ticaret için kurallar. Ortak düzenlemede amaç, AB piyasasının ihtiyaçları ile Birlik balıkçılarının çıkarlarını dengelemek ve adil rekabet kurallarına saygı gösterilmesini sağlamaktır.
Birlik Yardımı
1997 yılının sonlarına doğru, Komisyon tarafından, Topluluk pazarının performansının en elverişli duruma getirilebilmesi için Konsey ve Parlamentoya bir Tebliğ sunulmuştur. Tebliğe göre:
• Balık ürünlerinden optimum faydayı sağlamak ve sürdürülebilir avlanmayı teşvik için pazarın ortak düzenlenmesinden yararlanma,
• Üreticilerin piyasanın yönetimine katılımlarının artırılması,
• Özellikle taze deniz ürünlerinin hakim olduğu bölgeleri içerecek şekilde, Topluluk içerisinde daha fazla rekabetin desteklenmesi,
• Taraflar arasında işbirliği sağlamak ve avlanma bölgeleri ile kaliteye ilişkin daha iyi bilgilendirme yapmak suretiyle pazarın şeffaflığının ve bütünleşmesinin teşvik edilmesi,
• Balık ürünlerinin kalitesinin artırılması için yeni yöntemlerin bulunması,
• Ürün güvenliği ve kaynağa ilişkin kurallar göz ardı edilmeksizin, işleyicilerin ve tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde Topluluk pazarını açık tutmak suretiyle rekabetin sürdürülmesi.

Müdahale Önlemleri
Topluluk, balıkçılığın arz ve talep arasındaki kaçınılmaz olan dengesizliğin kötü etkilerini en aza indirgemek için bir dizi mekanizma geliştirmiştir. Bakanlar konseyi, AB sanayii için önemli olan türlerde yönlendirme fiyatları saptamıştır. Bu fiyatlar, Komisyon tarafından geri alım fiyatlarının tespitinde referans olarak kullanılabilmektedir. Balıkçılık için minimum gelirin garanti edilmesi amacıyla, üretici kuruluşları, fiyatlar düştüğü zaman, balık ve kabuklu deniz ürünlerini piyasadan çekmek suretiyle bu fiyatları zorlayabilmektedirler. Ürüne bağlı olarak, üyeler, kendi üretici kuruluşlarından bir muafiyet almakta, bunun karşılığında da Topluluğa telafi için başvurmaktadırlar.
Mali telafi katkısını hak etmek için, piyasadan çekilen ürünlerin resmi kalite kriterine uyması ve üretimdeki geçici artışlar ile ilgili olması gerekmektedir. Telafi yardımının miktarı piyasadan çekilen balığın miktarı ile doğrudan bağlantılıdır. Çekilen miktar arttıkça, birim başı telafi miktarı düşmektedir. Piyasadan çekilen ürünler genellikle imha edilirler. Üretici kuruluşları, balıkların heba edilmemesini garanti edecek başka adımlar da atabilirler. Örneğin, hayvan yemi üretiminde kullanılmak üzere satabilirler. Diğer bir yöntem de, bunların stoklarda bekletilip, talebin yükseldiği zamanlarda pazara tekrar sunulmasıdır. Diğer önlemler, bazı türlerin belirli şartlar altında işlenmesini ve saklanmasını öngören nakletme operasyonlarını da içermektedir.

3) TÜRKİYE’NIN ORTAK BALIKÇILIK POLİTİKASI İLE UYUM DURUMU NE DÜZEYDE?

Balıkçılık sektörü Türkiye’nin AB üyeliğine uyum süreci içinde yapacağı yolculuğun önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Konunun Türkiye için en zorlayıcı yönü senelerce tarım sektöründe olduğu gibi balıkçılıkta da makro düzeyde bir Türk Balıkçılık Politikası çerçevesi bulunmamasıdır. Politika olarak örneğin kişi başına balıkçılık ürünleri tüketiminin x miktarda dünya ortalamasına ulaştırılması ya da balıkçılıkla uğraşan kesimlerin gelirlerinin y düzeyine yükseltilmesi gibi hedeflerin belirlenmesi gerekmekte, fakat bu tür makro hedefler bulunmamaktadır.
Türkiye’nin AB’nin Ortak Balıkçılık Politikası’na uyum sürecince AB yardımına ihtiyaç duyacağı hususu ilk olarak 1997 Lüksemburg zirvesinde kabul edilmiştir. AB balıkçılık mevzuatına uyumla ilgili Nisan 2003’de açıklanan Katılım Ortaklığı Belgesi (KOB) önemli önerilerde bulunmuştur. Bu belgeye göre AB’nin balıkçılık politikasına uyum konusundaki yükümlülükleri şu şekildedir:
Kısa Vade:
• Balıkçılık idaresi, denetimi, pazarlaması ve yapısal politikalara ilişkin mevzuatın AB müktesebatına uyumunun sağlanması.
Orta Vade
• Balıkçılık idaresinin kurumsal kapasitesinin yeniden organize edilmesi ve artırılması;
• Balıkçılık işletiminin, kontrol, pazarlama ve yapısal uyum uygulamalarının müktesebatla uyumlaştırılması;
• Bilgisayar destekli balıkçılık gemi kayıt ve istatistiki bilgi sisteminin, müktesebata uygun şekilde geliştirilmesi ve uygulanması.
2003 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye’nin Avrupa Birliği Müktesebatı’nın Üstlenilmesine İlişkin Gözden Geçirilmiş Ulusal Programı’nda balıkçılık konusundaki temel sorun olarak Balıkçılık Yönlendirme Mali Aracı (FIFG) ve Çok-yıllı Yönlendirme Programı (MAGP) olmak üzere temel yönetim ve mekanizmalarına yönelik idari bir yapı ve mevzuatın bulunmaması gösterilmiştir. Ulusal Programın balıkçılık mevzuatında öngördüğü öncelikler listesi şöyledir;
• Ortak Balıkçılık Politikası’na Uyum İçin Yasal Çerçevenin Oluşturulması
• Yapısal Politikalar
• Koruma ve Kontrol Politikaları
• Pazarlama Politikası
• Balıkçı Tekneleri Kayıt Sistemi
• Bilgi Sistemleri ve İstatistikler
• Su Ürünlerinde Gıda Hijyeni
• Yetiştiricilik
Ulusal Programın yanı sıra 2003 yılı KOB ile altı çizilen kısa vadedeki yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla 2003 yılı Mali İşbirliği Programlaması’na “Su Ürünleri Sektörü- AB Müktesebatına Yasal ve Kurumsal Uyum Projesi” sunulmuştur.
AB uyum çalışmaları çerçevesinde alınacak önlemler sektöre gereken önemin verilmesi açısından bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. Dikkat edilmesi gereken nokta AB’nin Türkiye’den beklediğinin kendine kazanç getirici bir balıkçılık sektörü yaratmak değil, kendi normlarına uygun balıkçılık alt yapı ve politikalarının oluşturulmasıdır. Bu iki hedefin çakışması ülkemiz çıkarına hizmet etmiş olacaktır. Bu süreç kapsamında AB teknik yardım ekibi ve bakanlık teknik elemanları ile Trabzon, Eğirdir, Keban Balıkçılık Araştırma Merkezleri ve Akdeniz Balıkçılık Üretim kurumunun da yer aldığı “Balıkçılık Müktesebatı Uyum Merkezi” Ankara’da 6 Ocak 2006 tarihinde faaliyete geçmiştir. Merkezin balıkçılık konusunda hedefleri kurumsal güçlendirme, teşvik ve eğitim, balıkçılık bilgi sistemi kurmaktır.
Avrupa Komisyonu tarafından 9 Kasım 2005 tarihinde açıklanan Türkiye hakkındaki İlerleme Raporu’nda Türk balıkçılık sektörünün uyum durumu şu şekilde ifade edilmiştir:1
• Türkiye, balıkçılık alanında mevzuatının müktesebat ile uyumlaştırılması konusunda önemli bir ilerleme sağlamamıştır. Kaynak ve filo idaresi, denetim ve kontrolü, yapısal eylemler, fiyat destek rejimi ve devlet yardımı konularında müktesebatın uygulanması başlamamıştır.
• Türkiye’de balıkçılık sektörünün idari yapıları, balıkçılık yetkilerinin değişik bakanlıklar arasında dağılmış olmasından kaynaklanan güçlükler nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Bunun yanında yapının dağınık olması ve sorumlulukların dağılımı etkili bir yönetim için katkı sağlamamaktadır.
• Türkiye, kaynak idaresi ve gerekli denetim ve kontrol kapasitelerini yükseltme çabalarını artırmalıdır. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerinin belgelendirme ve kayıt işlemleri daha da iyileştirilmelidir. Av, karaya çıkarma ve balıkçılık faaliyetlerinin izlenmesi ve rapor edilmesi kapsamlı iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır.
• Pazar politikaları alanında, devletin arz, fiyatlar ve pazardan geri çekme konularının kontrolüne ilişkin olarak sınırlı devlet müdahalesi bulunmaktadır. Türkiye’nin balık ve balıkçılık ürünleri için genel pazarlama sistemini geliştirmesi gerekmektedir.

4) BALIKÇILAR İÇİN ÖNEMLİ BİLGİLER: HAYATIMIZDA NELER DEĞİŞECEK?

• Avlanma ve paketleme malzemeleri, özellikle balık naklinde kullanılan kasalar hijyenik sebeplerden dolayı,tahta vb. malzemeler yerine plastik olmalıdır.
• Balıkçılık üretimi yapan firmanın duvarları köşegen olmamalıdır. Temizliği kolay olması ve hijyenik sebeplerden oval olmalıdır. Bu uygulama, balıkların dışarıdaki etkenlerden korunmasıyla taze kalma süresini artıracaktır.
• 12 metre altındaki balıkçı tekneleri açık deniz balıkçılığında (Akdeniz,Karadeniz ve Ege Denizi) kullanılamaz. Ayrıca uluslararası deniz balıkçılığında tekneler en az 20 metre olmalıdır.
• Kaçak balıkçılığı önlemek için avlanan balıklar daha önceden tanımlanmış 30 tane ofisten birine kayıt ettirilmeli. Türkiye de bu uygulamaya geçerse balıkçılar avladıkları balıkları o bölgenin ofisine kayıt ettirmeden ilerleyemeyeceklerdir.
• Pazar bilgilerinin toplanması konusunda ülkemizde kullanılan mevcut sistem AB sistemi ile uyumlu değildir. AB’de, avlanan ürünlere ilişkin bilgilerin pazara sunulmadan önce ilk karaya çıkış noktalarında yetkililere verilmesi öngörülürken, Türkiye’de pazar bilgileri daha çok balıkhanelerden ve satış merkezlerinden toplanmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca 12 metrenin üzerindeki teknelerde başlatılan Jurnal Sistemi ile kayıtların karaya çıkış noktalarında tutulması bir ölçüde sağlanmıştır. Türkiye’de merkezi referans fiyat rejimi bulunmamaktadır. Buna ilişkin olarak da bilgi akışını sağlayan bir sistem mevcut değildir2.
• Pazara sunulan ürünlerin boy standartları avlanma yasakları düzenlemelerine paralel olmak zorundadır. Belirli boydan küçük su ürünlerinin avlanması yasak olduğu gibi pazara sunulması da yasaktır. Boy sınırlamaları genellikle AB’nin standartları ile uyumludur ve birtakım durumlarda daha katı kurallar bulunmaktadır.. Diğer taraftan, pazara sunulan ürünlerde tüketim açısından bir olumsuzluk olduğunda veya müdahale gerektiren durumlarda 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 34. maddesi gereği su ürünlerine el koyulmakta, hazırlanan rapora göre tüketime uygun olmayanlar imha edilmektedir. Ayrıca, ilgili kişiler hakkında gerekli yasal işlemler uygulanmaktadır3.
• Balıkçılar modern standardlara uyum göstermeleri için teknik eğitimler alacaklar. Balık çeşitliliğini korumak ve fazla avlanmayı önlemek amaçlı balık çeşitleri ve balık ömürleri hakkında bilgi sahibi olmalıdırlar. Ayrıca, AB hukukuna uygun pazarlar sağlayabilmek için balıkçılık pazarının yapısı hakkında bilgilendirilmelidirler.

5) FAYDALI KAYNAKLAR:
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu:
www.avrupa.info.tr
Avrupa Birliği Balıkçılık Genel Müdürlüğü Web sayfası:
http://www.europa.eu.int/pol/fish/index_en.htm
Avrupa Komisyonu Balıkçılık ve Denizcilik websayfası:
http://www.europa.eu.int/comm/fisheries/policy_en.htm
İktisadi Kalkınma Vakfı - AB temel politikaları Web Sayfası:
http://www.ikv.org.tr/temelpolitika.php
İktisadi Kalkınma Vakfı – 15 Soruda Avrupa Birliği Balıkçılık Politikası: http://www.ikv.org.tr/pdfs/balikcilik.pdf
Türkiye’deki Balıkçılık Müktesebatı Uyum Merkezi:
2 İKV, Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikası ve Türkiye’nin Uyumu, syf. 63 5
3 İKV, Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikası ve Türkiye’nin uyumu, syf 63 Mete Cad. Park Apt. No: 30-32 Gümüşsuyu, Taksim 34437 İstanbul Tel: 0212 244 89 29 PBX • Faks: 0212 244 89 20 •
Web: www.avrupa.info.tr e-posta: info@abinfoturk.net
__________________
OZAN YILDIRIMIN ABİSİ-1970
Aşkın YILDIRIM isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-12-2006   #2 (permalink)
ZIPKINCI
 
ibrahim01987 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-01-2006
Nerden: İzmir-Antalya-İstanbul
Mesajlar: 323
ibrahim01987 - MSN üzeri Mesaj gönder
arkadaşlar ben bu ab olayına sonuna kadar karşıyım ama bu balıkçılık politikası konusunda tamamen katılıyorum ab'ye neden derseniz?
balık avlamada boy yasağını daha iyi ayarlıyorlar. ben su ürünleri okuyorum hocalarım anlatıyor.
adamlar çalışıyor, çabalıyor bir balığın avlanabilmesi için en düşük boyu buluyorlar ama devlet bunu anlamıyor.

bir balığın ilk defa nesil verdiği yaşa eşeysel olgunluk yaşı denir. yanlış hatırlamıyorsam hamsi için 10,5 cm. devlet diyorki tamam 10,5 cm'nin üstündeki hamsileri avlayın ama bu hamsiler bu boya geldiklerinde ilk defa nesil veriyor. balıkçılarda bu fırsatı kaçırmayıp daha balık nesil vermeden balığı avlıyorlar ama ab'nin balıkçılık politikasına göre atıyorum hamsiyi 12cm'yken avla diyor. böylece balık hiç olmazsa 1-2 kere nesil versin.

bilmem anlatanildim mi? bu yüzden ben bu balıkçılık politikasını destekliyorum
__________________
İBRAHİM GÖKTUĞ GÖKTAŞ ANTALYA-İSTANBUL 18/07/1987

MARMARA ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ PROGRAMI (Artık Mezunum )
EGE ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLER FAKÜLTESİ
ibrahim01987 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-12-2006   #3 (permalink)
Yönetici
 
Aşkın YILDIRIM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-10-2006
Nerden: karşıyaka/İZMİR
Mesajlar: 2.734
Bence Avrupa Birliğine girmesek dahi bu sürecin bir takım standartların gelmesi açısından büyük yararı olacak. İbrahime verdiği bilgiler için teşekkürler.
__________________
OZAN YILDIRIMIN ABİSİ-1970
Aşkın YILDIRIM isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-04-2007   #4 (permalink)
ZIPKINCI
 
Üyelik tarihi: 14-03-2007
Nerden: NERDEN DEGIL NE OLDUGUN ONEMLI
Mesajlar: 10
TURKISH - MSN üzeri Mesaj gönder
geçen hafta sonu keşana gittim ibrice falan dolaştım keşanın içinde balıkçılarda bi hamsi var inanılmaz büyük sordum bu ne iş balıkçı meğer balıkçılar yunan sınırın ı işgal edip balığı orda avlıyolarmış yani anormal avlanma bizim balıkçılara mahsus. bu hafta güzelceye uğradım aynı şekilde yerli balıkçılar yakındaki küçük teknelerde bile trol kullanıldığını söylüyorlar kanun ve yasa bir yere kadar önemli olan uygulamak burda konusunu bile açmak istemediğim bahşiş verilerek yapılan izinsiz avcılık ülke sularındaki her türlü balığı tehdit ediyor bir zamanlar marmarada avlanan sinğrit taş hanisi gibi balıkların yok olduğunu ancak dedelerden duyuyoruz peki bu gidişle biz ne bırakıcaz çocuklarımıza bence çocuklarımız lapinlere zıpkın atacaklar
__________________
Oğuz EVİNÇ
1973 - ISTANBUL
TURKISH isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Amator Balikcilik Sirkuleri eroz_43 Su Ürünleri Kanunu, Tüzükleri ve Talimatları 0 03-10-2007 01:16
GEMLİK KÖRFEZİ-MUDANYA-ARMUTLU'DA AMATÖR BALIKÇILIK activist Olta Bağlama - İğne Seçimi - Yemleme 5 08-06-2006 10:54

rgtcolumn




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:13 .


Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183