Hey gidi hey! Balık hali olduğu dönemleri hatırlıyorum...
Dönem kapitülasyonlar dönemi. Gümrükler Fransızların elinde. Ege Bölgesi ürünlerinin yurt dışına çıkarıldığı yer İzmir Limanı. Sahil şeridi dar. Binalarla deniz kıyısı arasındaki dar alan teknelere yüklenmek üzere malların yığıldığı alan. Aynı zamanda dolaşım alanı. Oteller, gazinolar, restoranlar, özel tüccar kulüpleri, kahveler, tüccar yazıhaneleri, jandarma ve gümrükçü kulübeleri sahil şeridinde. Bu binalardan çıkanlar kendilerini, el arabaları, at arabaları, rıhtıma yığılmış üzüm-incir çuvalları, tütün balyaları, develer, deveciler, hamallar, tren, atlı tramvay, arasında buluyor. Rıhtım şeridi taş parke kaplı. Eski harabelerden sökülmüş iri mermer kesme taşlarla rıhtım kenarı inşa edilmiş durumda.
Fransızlar Sadrazamdan rıhtımı doldurma izni alıyor. En stratejik mevkii seçiyorlar. Kendi işletme imtiyazı altında olan Basmane Garını denize bağlayan yolun (Fevzi Paşa Bulvarı) uzantısındaki alanı 42 m genişliğinde ve 15 m denize doğru dolduruyorlar. Daha ileride yapılmış dolgu arasında kıyı taşlarının bulunması bunu gösteriyor. Dolguda moloz malzeme kullanılıyor. Dolgu kenarlarını iri kesme taşlarla sınırlamışlar. İki ahşap kulübe dikip bu alanı gümrüklü mal depolama alanı olarak kullanıyorlar. 1950’li yılların başı. Kıyı taşlarının bu dolgu alanı sınırında devam ediyor olması bunu gösteriyor.
(Kaynak)
Tarihçe