ZIPKINCI - HUZUR İÇİNDE YAT OZAN YILDIRIM
Kayıt ol Gruplar Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-07-2008   #1 (permalink)
Yönetici
 
Aşkın YILDIRIM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-10-2006
Nerden: karşıyaka/İZMİR
Mesajlar: 2.465
Türkiye ne kadar temiz?

Türkiye ne kadar temiz?

Tarih: 28 Ocak 2008 Kaynak: Vatan

Yale Üniversitesi dünyanın en temiz ve en pis ülkelerini belirledi Temizlik sıralamasında İran ve Gabon’un gerisindeyiz.

ABD’DEKİ ünlü Yale Üniversitesi, karbon salınımı, su temizliği ve doğayı koruma politikalarını değerlendirerek dünyanın en temiz ve en pis ülkelerini belirledi. 149ülke arasında en temiz olarak 95.5 puan alan İsviçre seçilirken, Türkiye 75.9 puanla 72’nci sırada yer alabildi. En pis ülke ise 39.1 puanla Nijer oldu. Yunanistan’ın 80.2 puanla 44’üncü sırada yer aldığı listede 33’üncü sıradaki Dominik Cumhuriyeti, 58’inci sıradaki Mauritis, 64’üncü sıradaki Gabon, 65’inci sıradaki El Salvador ve 67’nci sıradaki İran gibi ülkeler Türkiye’yi geride bıraktı.

Temizlik Listesi
1) İsviçre 95.5
2) İsveç 93.1
3) Norveç 91.4
4) Finlandiya 91.4
5) Kosta Rika 90.5
10) Fransa 87.8
13) Almanya 86.3
14) İngiltere 86.3
26) Malezya 84
39) ABD 81
44) Yunanistan 80.2
52) G.Kıbrıs 79.2
62) Ermenistan 77.8
67) İran 76.9
71) Mısır 76.3
72) Türkiye 75.9
73) Honduras 75.4
135) Irak 53.9
148) Angola 39.5
149) Nijer 39.1


Buzullarda rekor erime

Tarih: 25 Ocak 2008 Kaynak: Milliyet

Fransız Ulusal Bilim Araştırma Merkezi Araştırma Müdürü Jean-Claude Gascard, düzenlediği basın toplantısında, 2007 yazında Kuzey Buz Denizi'ndeki buzullarda çok büyük erime görüldüğünü ve buzullarda bu kadar büyük bir erimeyi beklemediklerini söyledi. Bunun en önemli nedeninin küresel ısınma olduğunu belirten Gascard'a göre, geçen eylül ayında buzulların Kuzey Buz Denizi'nde kapladığı alan yaklaşık 4.13 milyon kilometre kare oldu. Bu alan 2005'te 5.3 milyon kilometrekareydi. 2005'e göre buzulların kapladığı alanın yüzde 23 azaldığını belirten Gascard, buzulların kapladığı alanın 2 yılda 1 milyon kilometrekareden daha fazla azaldığını kaydetti. Gascard, Kuzey Kutbu'ndaki buzulların son 20 yılda yüzde 40 oranında yok olduğunu, ortalama buz kalınlığının 3 metreden 1.5 metreye düştüğünü ve buzların erime döneminin uzadığını hatırlattı. Gascard, 2008'in çok önemli olduğunu ve bu yaz 1 milyon kilometrekarelik buzulun eriyebileceğini söyledi.

5. Dünya Su Forumu İstanbul’da yapılacak (25 Ocak 2008)5. Dünya Su Forumu Organizasyonu’nun 2009 yılında İstanbul’da yapılmasını öngören anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun tasarısı TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Tasarıyla ilgili milletvekillerinin eleştiri ve sorularını cevaplandırmak üzere söz alan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’nin, 112 milyar metreküp suya sahip olduğunu belirterek, ancak bu suyun 40 milyar metreküpünün kullanıldığını bildirdi. Küresel ısınmaya karşı yapılması planlanan birçok baraj olduğunu ifade eden Eroğlu, “Suyu israf etme hakkımız yok” dedi.

İzmit Körfezi'ndeki kirlilik gittikçe yayılıyor

Tarih: 25 Ocak 2008 Kaynak: CNN Türk

İzmit Körfezi daha yoğun olmak üzere Marmara Denizi'nin çeşitli bölgelerinde de görülen bir tür medus (denizanası) türünün kitleler halinde ölümlerinden kaynaklandığı belirtilen beyaz tabaka, her gün biraz daha geniş alana yayılıyor.

İzmit Körfezi'nde ilk kez geçen eylül ayında görülen ve denizanalarının kitleler halinde ölümünün sebep verdiği jeli andıran tabakanın denizin 15 metre derinliğine kadar etkili olduğu belirlendi

Geçen yıl TÜBİTAK ile İstanbul Üniversitesi uzmanları da bu konuyu dikkat çekmişlerdi.

Vatandaşları iyice tedirgin etmeye başlayan bu tabakanın denizin altındaki kısmını da görüntülemek için, DHA muhabiri Ergün Ayaz da Değirmenderespor Sualtı Topluluğu (DESSAT) dalgıçlarıyla birlikte İzmit Körfezi'ne daldı.

Sualtı kamerası ile çekilen görüntülerde, sadece denizin yüzeyinde olduğu sanılan jeli andıran beyaz maddenin, denizin altına doğru 15 metreye kadar inen bir kitle olduğu belirlendi.

Bu arada DHA muhabiri ve dalgıç ekibi, yaklaşık yarım saat süren bu dalış boyunca, kirliliğin bulunduğu alanlarda bir tek dip balığına bile rastlamadı.

Körfezde denizin yüzeyi gibi denizaltında da inanılmaz bir kirlilik olduğunu belirten DESSAT Başkanı Sait Gürer, 3 yıldır körfezde dalış yaptıklarını belirterek, "Denizin yüzeyi yaklaşık 6 aydır bu madde ile kaplı. Bu bölgedeki batıklarda daha önce çok fazla balık çeşidi vardı. Fakat onlar da gittikçe azaldı. Tahmin ediyorum ki bu su altındaki kirlilikten kaynaklanıyor" dedi.

Beyaz jel maddenin deniz yüzeyi gibi deniz altında da yoğun bir biçimde bulunduğunu söyleyen DESSAT eğitmenlerinden Alparslan Kulakaç, "Beyaz jel madde dalışlarımıza zaman zaman engel teşkil ediyor. Jel madde deniz altında yoğun bir biçimde oluşmasına rağmen dalışlarımızı devam ettiriyoruz. Dalış sonrasında ise kıyafetlerimize de bu madde yapışıyor" diye konuştu.


Kıyılar tehlikede

Tarih: 18 Ocak 2008 Kaynak: Milliyet

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Türkiye Çevre Durum Raporu'nda, ülkeyi çevreleyen denizlerde yoğun kirlenmenin devam ettiği ortaya konuldu ve alınması gereken önlemler sıralandı.

Çevre ve Orman Bakanlığı, Akdeniz ve Ege sahillerinde bulunan otel ve tatil köylerinin, denizlerde canlı ekosistemin bozulması, kirlilik açısından kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri bulunduğu bildirildi.

Bakanlık tarafından içerisinde sahil kesimlerine ilişkin ekosistem ve kirlilik bilgilerinin de yer aldığı, "Türkiye Çevre Durum Raporu" hazırlandı. Raporda, Akdeniz'in kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiği nedeniyle kirlenmeye karşı oldukça duyarlı olduğu belirtildi.

"Ege Denizi'ne atık su boşaltımı 50 noktadan ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşaltıldığı yerden olmaktadır" denilen raporda, Fethiye-Çanakkale arasındaki kıyı kesiminde aralarında kültür balıkçılığının da bulunduğu birçok etkenin deniz ortamında ciddi ekolojik bozulmalara neden olduğu vurgulandı.

Fethiye-Çanakkale arası: Ekolojisi değişiyor
- Nehir girdileri, kültür balıkçılığı, çeşitli turizm aktiviteleri ve yoğun kentleşmenin neden olduğu, çevresel faktörlerden etkilenen deniz ortamında ciddi ekolojik bozulmalar gözleniyor.
- Kamu kuruluşları arasındaki yetersiz bilgi akışı ile farklı çevresel yaklaşımlar, kıyısal alanların bozulmasına ve geri dönüşümü zor ekolojik değişimlere neden oluyor.
- Bölgede, makro ölçekli program ve planlamalardan önce küçük ölçekli araştırmaların entegrasyonu yapılmalı.

İskenderun Körfezi-Taşucu: Kimyasal kirlenme var
- Kıyı, Ceyhan, Seyhan, Berdan ve Göksu nehirlerinin taşıdığı partikül ve çözünmüş kimyasal yüklerden birinci derecede etkileniyor.
- Türkiye'nin, en geniş tarım alanının bulunduğu bu kuşakta, tarımsal faaliyetlerin neden olduğu organik-inorganik atıklar, seller ve nehirler yoluyla denize ulaşıyor.
- Bölgedeki aşırı nüfus yoğunluğundan kaynaklanan atık sular ve yeterince arıtılamayan sanayi, şehir kanalizasyon atıkları da sığ sulara deşarj ediliyor.
- Bölge için uzun süreli entegre kıyı kullanım planlarının hazırlanması, bu kapsamda uygun deşarj alanları seçilmesi gerekiyor.

Kemer-Fethiye arası: Ekolojik bozulma var
- Sahil kuşağındaki tüm yerleşimler, atık sularını yeterli ve yetersiz arıtma yoluyla denize veriyor. Bu da deniz deşarjı yapılan ortamlarda değişik oranlarda ekolojik bozulmalara neden oluyor.
- Gerekli izleme ve ölçümlerin hangi düzeyde yapıldığı konusunda bilgi eksikliği var.

Taşucu Burnu-Alanya arası: En az kirlenmiş kesim
- Taşucu Burnu-Alanya arasının genel arazi topoğrafyası ve ulaşım zorlukları nedeniyle sahil kuşağında turizm ve sanayi faaliyetleri ile nüfus yoğunluğunun oldukça düşük.
- Bu özelliğiyle Doğu Akdeniz'in "en az kirletilmiş kıyısı" olan bölge, açık sularla doğrudan etkileşim içinde.
- Anamur bölgesindeki yoğun tarımsal faaliyetlerin, kıyı sularına özellikle yağışlı mevsimlerde fazla miktarda organik madde (zirai ilaçlar, tarımsal gübreler) taşınmasına neden olduğu tahmin ediliyor.

Alanya-Antalya arası: Yoğun kirlenme
- Turizm faaliyetlerinin, Kemer'e kadar uzanan sahil kuşağında aşırı artması, kıyı sularına doğrudan deşarjlar, kirliliğin önemli nedenleri arasında.
- Bölgenin kıyı suları, gerek tarımsal gerekse evsel nitelikli organik-inorganik kimyasalların ve hastalığa neden olan kirleticilerin etkisi altında.
- Yoğun yağmur dönemlerinde tarım alanlarından denize toksik özellikli kimyasallar ve besin elementler denize taşınıyor.
- Evsel atıklar ve atık suları derin deniz deşarjıyla denize veriliyor.

İskenderun Körfezi: Ekosistem etkileniyor
- Nehir girdisinin çok düşük olduğu körfezin iç sularına bırakılan evsel ve sanayi atıkları, deniz ekosistemini etkiliyor.
- Yumurtalık bölgesinde yapılan petrol depolama ve taşınması kirliliğe neden oluyor.
- Karasal kaynaklı besin girdilerine bağlı olarak körfez suları ötrofikasyon (alg ve deniz bitkisi artışı) tehdidi altında.
- Bölgede faaliyet gösteren veya gösterecek büyük kuruluşların neden olacağı çevresel sorunların çözümüne katkı sağlayacak, acil durumlarda bilimsel danışmanlık yapacak yeterli bilimsel ve teknik bilgiye sahip uzman gruplara gereksinim var.

Sapanca Gölü, kanser alarmı veriyor
Tarih: 16 Ocak 2008 Kaynak: Zaman

Türkiye'nin en önemli su kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü, kanser alarmı veriyor. Adapazarı halkının su ihtiyacının neredeyse tamamını karşılayan gölde, son iki yılda kansere sebep olan yosun miktarının hızla arttığı tespit edildi.

İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Meriç Albay, gölü kurtarmak için harekete geçilmesi çağrısında bulundu. Sapanca Gölü'nde 15 yıldır sürekli inceleme yapan Meriç Albay, TBMM Küresel Isınma Araştırma Komisyonu'na sunduğu raporla, göldeki felaketin boyutunu ortaya koydu. Gölün özellikle otoban kurulduktan sonra hızla kirlenmeye başladığını, ağır metaller tespit edildiğini belirten Albay, şişeleme fabrikasının kurulmasıyla da temiz su miktarının hızla azaldığını vurguladı.



Türkiye’nin atık raporu

Türkiye’de kağıt üretiminde artış ortalama yıllık yüzde 7’dir. Türkiye’de kağıt-karton tüketimi incelendiği zaman ülkede kullanılan kağıdın yüzde 40’a yakını ithalat yolu ile sağlandığı görülür. Bunun için de her yıl ortalama 700-750 milyon dolar harcanmaktadır. Türkiye’de günde üretilen katı atık miktarı 65 bin ton’dur. Sadece İstanbul’da günde 8.500 ton atık üretilmektedir. Türkiye’de çöp miktarının yaklaşık yüzde 15-20’sini geri kazanılabilir nitelikli atıklar oluşturmaktadır.

Türkiye’de 1980 yılında 4.2 milyon ton toplam demir üretim kapasitesi, 1999 yılında 19.9 milyon ton’a yükselmiştir. Bunların yüzde 83’ünü uzun ürünler, yüzde 15’ini yassı ürünler ve yüzde 2’sini vasıflı çelik oluşturmaktadır. Gelişmiş ülkelerde vasıflı çelik üretimi yüzde 12-20 iken Türkiye’de bu değer yüzde 2-3’dür. Ülkemizde kişi başına demir-çelik ve çelik boru tüketimi, gelişmiş ülkelerdeki kişi başına düşen tüketim miktarının yarısı kadardır. Türkiye’de geri kazanılan plastikler ise toplam talebin ancak yüzde 10’unu karşılamaktadır. Toplumun konfor yapısı geliştikçe plastik tüketimi artmaktadır. Türkiye’de sanayi tesislerinin yüzde 98’inde, belediyelerin yüzde 95’inde, turizm tesislerinin yüzde 81’inde atık arıtma tesisi bulunmuyor. 1980’li yıllarda Türkiye’de kağıt-karton üretimi yılda 600 bin ton civarında olup bunun yüzde 70’i SEKA tarafından üretilmekteydi. 1990’lı yıllarda kağıt üretiminde özel sektörün payı yüzde 50’ye,1999’lu yıllarda ise yüzde 75’e ulaşmıştır




Çevre kirliliğine yönelik cezalar artırıldı

Tarih: 7 Ocak 2008 Kaynak: Zaman

Çevre kirliliğine yönelik idari para cezaları, yüzde 7,2 oranında artırıldı.

Çevre Kanunu'nun 20'inci maddesinde yer alan hava kirliliği, çevresel etki değerlendirmesi ve katı atıklara yönelik düzenleme çerçevesinde 2008 yılında uygulanacak idari para cezalarına ilişkin tebliğ, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Tebliğ uyarınca, 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren uygulanacak para cezaları, 46 YKr ile 2 milyon 311 bin 616 YTL arasında değişecek.

Buna göre, umuma açık yerlerde her ne şekilde olursa olsun çevreyi kirletenlere 114 YTL, tehlikeli atıkların ülkeye girişini sağlayanlarla tehlikeli atıkları ilgili mercilere ön bildirimde bulunmadan ihraç eden veya transit geçişini yapanlara ayrı ayrı 2 milyon 311 bin 232 YTL idari para cezası verilecek.


Tuz Gölü'nün 2 yıllık ömrü kaldı
Tarih: 4 Ocak 2008 Kaynak: NTVMSNBC

Türkiye’nin tuz ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayan Tuz Gölü, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya... Uzmanlar, gölün 2 yıl içinde tamamen haritadan silinebileceğini uyarısında bulunuyor.

Bilinçsiz su kullanımı ve küresel ısınma nedeniyle yeraltı suyundaki 10 metrelik çekilme, Tuz gölünün şimdiye kadar yarısının yok etti.

Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Yard. Doç. Güler Göçmez, gölün kapladığı hacmin son zamanlarda yarıya kadar düştüğünü belirterek “Önlem alınmadığı taktirde 2010 yılında kuruma tehlikesiyle karşı karşıya.” dedi.

Türkiye’nin yıllık tuz ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayan Tuz gölündeki tek tehlike kuraklık değil. Evsel ve sanayi atıkları da gölde kirlenmeye yol açıyor. Bu da doğal dokuyu yok ediyor.

Gölün kurtarılması için yapılması gerekenler konusunda uzmanların önerisi şöyle: “Öncelikle su yönetimi olmalı. Örneğin Mavi tünelle gelecek olan sudan bir miktar Tuz gölüne ulaştırabilmeliyiz. Sanayide kullanan suların arıtılarak tekrar Tuz gölüne gitmesini sağlamalıyız. Bizim yapacağımız en önemli şey göle su aktarımını yapmak.”
__________________
OZAN YILDIRIMIN ABİSİ-1970

Konu Aşkın YILDIRIM tarafından (04-07-2008 Saat 12:45 ) değiştirilmiştir..
Aşkın YILDIRIM isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

rgtcolumn




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:49 .


Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174