| Zıpkının ipi boynuma dolanmıştı [color=indigo]Bir hafta sonu tatilini fırsat bilip ailece Fethiye’ye gittik.Akşamdan malzemelerimi kontrol edip heyecanla sabahı bekledim.Sabahleyin oğlum ile birlikte erkenden kalkıp avlanacağım yere gittik.Oğlum kıyıda beni bekleyecek. Kıyıda avlanacağım için fazla kurşun taktım.Yani negatifim.1,5 saat kadar daldım,çıktım. Daldıkça etrafıma izmaritler ve küçük balıklar toplanıp merakla bana bakıyorlardı. Küçük bir balığın gözlüğün camına kadar gelip gözümün içine baktığı o güzel andan başka bir şey yok.Moralim bozuldu , birazda üşüdüm.Tek tetik bile çekmeden kıyıya çıktım.Elbiselerimi çıkarmadan 15-20 dakika kadar kıyıda oturup dinlendim ve biraz ısındım.Tekrar denize girdim.Hayret bu sefer küçük balıklarda ortalıkta yok. 3-4 metre derinlikte bir kayaya tutunup beklerken ,Sol tarafımdan bir şeyin yaklaştığını hissettim ve o yöne baktım.Suyun altında ilk defa bu kadar büyük bir balık görüyordum.Akya’ydı ve bana doğru yaklaşıyordu.Heyecan had safhada.Ağır ağır zıpkınımı ona doğru çevirdim ve zıpkınla aynı hizaya geldiğinde solungacının hemen arkasına doğrultup tetiğe bastım.Bir anda makaradan bir miktar ip boşaldı, derken hareket bitti.Herhalde istediğim yerden vurdum kaçamadı diyerek,zıpkınımı elimden bırakıp ipi asılmaya başladım.Denizin hafif dalgalı ve bulanık olmasından dolayı balığı göremiyordum. Balık bana yaklaşınca birden asılmaya başladı. Ne olduğunu anlayamadan ben de balıkla birlikte açığa ve dibe doğru gidiyordum. Denizin dalgası zıpkının ipini kafamın üzerinden geçirmiş, ve boynuma dolamıştı. Neyse ki soğukkanlılığımı kaybetmedim. İpi sol elime alıp, sağ elimle boynumdan kurtarmaya, bir yandan da yukarı doğru palet vurmaya çalışıyordum. Aynı anda da sol kolum üzerinde takılı olan bıçağımı çekip, ipi kesip kesmeme arasında gidip geliyordum. En son çare olarak ipi kesmeyi düşünürken sonunda boynumdan kurtarmayı başardım. Hemen yüzeye çıkarak nefes aldım ve gözlüğümü tekrar yüzüme oturttum. Balık bu arada bayağı ip boşatmıştı. Tekrar hareket kesilmişti. Bu sefer ipin dolanmamasına dikkat ederek kıyıya doğru asıldım. Ayaklarım yere basınca, makarayı sarmaya başladım. Kıyıya yaklaştığı zaman, müthiş bir kuvvetle tekrar asılmaya başladı. Balığın yırtılmasından ve ipi kayalara dolamasından korktuğum için, kurşunlarımı atarak kendimi balığın peşine bıraktım. Yaklaşık 10 dk’lık bir gezintiden sonra akyayı yakaladım ve söndürdüm. Tekrar dalarak kurşunlarımı buldum ve ava son verdim. Oğlumun kıyıdan çektiği kamera görüntüsüne bakınca akyanın beni daldırdığı zamanın çok uzun olmadığını görünce şaşırdım. Oysa bana bayağı uzun gelmişti. Benim gibi acemi için hiç unutulmaz bir av macerası oldu. Bir de 20 – 30 kiloluğunu vuran arkadaşların mücadelesi nasıl oluyor diye düşünmeden edemedim.
__________________ Süleyman ŞEN-1963 ESKİŞEHİR |