| KÖPEKBALIĞI AVI ( 2. BÖLÜM ) 19/08/2007 KIBRIS ( GAZİMAGOSA ) 05:16
Eşimle birlikte bir yaz tatilini bu sefer kıbrısta yapmaya karar verdik.. Uçak biletlerimizi alıp valizlerimizle birlikte Kıbrısın o güzel havasını ve suyunu ciğerlerimize çekmek için yola koyulduk... Hava alanına vardığımızda , rent a car dar bir araç kiraladım... Kiralayan araç sahibi , sanki birisine benzetmiş gibi süzdü ... Siz dedi ... daha önce gelmişmiydiniz , çünkü hiç yabancı gelmiyorsunuz... Bir an acaba buda müşteri ile samimi olup , kaynaşmak için ve her gelişte bu vatandaşı tercih etmemiz için yapmış olduğu bir stratejimi diye düşünürken ... evet dedim.. daha önce geldim fakat çok uzun zaman önce ... Zannetmiyorum beni hatırlayacağınızı.. Aracımıza atladık ve Paradise Hotel in yolunu tuttuk.. 5 gün kalacaktık , çünkü istanbul a dönmem gerekiyordu... Kıbrısta , hoş anılarım olmamıştı ... ve buralara gelebileceğimi veya tekrar denize girebileceğimi zannetmiyordum... Kıbrıs bana unutamıyacağım derin yaralar açmıştı... İstanbulda , zıpkın ile dalış yaptığım abilerim vardı.. Cahit , Mahir , Tansel , Hüseyin , Erol , Erdal ... Kendilerinden yıllar sonra epey bir tecrübe kazanmıştım ve tabi zıpkıncı.com diye bir siteye de üyeydim ... Burda ki birikimlerim de bana çok şey öğretti ...
Kıbrısta , fazla zamanımız olmadığı için dolu dolu geçirmek istiyordum.. Bir an önce sabahın olmasını ve kendimi o masum gibi görünen mas mavi denizlere bırakmak için can atıyordum.. Artık nede olsa , Profesyonel Zıpkıncı olmuştum.... Elbisem , Zıpkınım , Paletim , Şnorkel ve gözlüğüm herşeyim tamdı... Fakat , cesaretim hala tam değildi .... Hep aklıma 2001 geliyordu...
1. Gün ;
Evet sonunda sabah oldu .... Hafif atıştırdıktan sonra , hemen denizin yolunu tuttum.. Zıpkıncı bir ihtiyar daha vardı .. Yaşı 70 fakat dinç ve muazzam bir performans sergilemişti hayran kaldım... Demekki dedim... Spor insanı zinde tutuyor... İhtiyar ile biraz muhabbetten sonra ,,, hemen suya girdik.. gözlerim fıldır fıldır levrek arıyor fakat , gelen levrekler istanbul levreği gibi değil cin gibiler yaklaştırmıyorlar onlara daha kurnazca yaklaştım ve ilk günün sonunda ... 3 levrek 2 minekop 1 eşkina ile günümü bitirdim... Akşam hazırladığım sos ile mükemmel oldu..
2. Gün ;
Evet yine meramdayım ve yine o ihtiyar.. Benden önce girmişti ve sudan çıkıyordu.. Doldurmuş yine nevaleyi en irisinden 2 tane akya almıştı.. Kısık ve yorgun bir sesle bak şu açıklar da güzel akya lar var 10 mt lerde bulursun hadi rasgele dedi ve gitti... Uzun bir aradan sonra tekrar mavi denizde yalnız dalacaktım.. İçimde bir ürperti ve korku ile karışık daldım suya... Çok iri akyalar gördüm fakat uzaktan geçtiler bende ikitanesi ufak bir tane mt lik akya mı aldım ve sevinçli bir şekilde otelin yolunun tuttum.. Orman kampında orda tanıştığım insanlar ile birlikte mangalın keyfini çıkardık..
3. Gün ;
Akya beni kesmemişti bu sefer daha derinlerde ve daha büyük akyaların peşine düşmeye karar verdim... Sabah geldiğimde ihtiyarla muhabbet ederim diye düşünmüştüm fakat ihtiyar yoktu herhalde yorgun düştü ihtiyar diye düşünerek suya daldım... aksilik ya işte , dizimi istiridye ye sürttüm ve ufak bir yaralanma meydana geldi.. Tabi , rüyalarıma giren dev akya lar beni hiç bir şekilde yıldıramazdı.. Kıyıdan ortalama 1 km kadar açıldım ... Çok ürkütücü bir manzara dipte bir batık vardı... Derinlik 25 mt kadar ... Sağlam bir nefes alarak dibe doğru süzüldüm batığın yanına doğru geldiğimde dev bir vatoz un üzerime geldiğini gördüm kum üzerinden kalktığı için her taraf bir anda sis gibi olmuştu.. ve bacağımda bir sızı hissettim ... evet , benden ürken vatoz kuyruğundaki iğnesini sol baldırıma saplamıştı ve ortadan kayboldu bacağımda çok ciddi bir yara açıldı hızla yukarıya doğru çıkıyordum fakat sol bacağımı kullanamıyordum ... bir an önce kıyıya gidip , baktırmam gerekiyordu çünkü çok kan kaybetmeye başlamıştım.. su üstüne çıktığımda açıklara doğru akıntı vardı ... ve hızla karaya ulaşmaya çalışıyordum tek bacağımı kullandığımdan çabuk yoruluyor ve dinlenmek için beklemek zorunda kalıyordum.. Tabi her bekleyişim beni daha da açıklara götürüyordu... Artık yorulmuştum ... Bir an umudumu yitirdim.. çünkü artık kara görünmüyor du.. yaramın üstüne bıçağımın askı ipini getirip kanamayı durdumuştum fakat biliyordum... ki , yeterli olmayacak ve kan Köpek balıklarını etrafıma çekecekti.. 2001 den sonra , yanıma 20 lik havalı zıpkın almıştım.. 1 bıçağım ve 2 zıpkınım vardı... fakat , bu sefer karşımdaki düşmanım kim ve nasıl birşey olacak hiç bir fikrim yoktu... Yanımda işaret fişeğide vardı ve onu hemen kullandım... ve beklemeye başladım ..
16:43 .... hava kararmasından korkuyordum... fakat eşim ben gelmediğimi görünce muhakkak sahil güvenliğe bildirecekti o yüzden umutluydum.. Bir ara paletimin hemen yanından hızla bir cismin geçtiğini farkettim ve kafamı suya daldırdım... Evet ezeli düşmanım gelmişti... Parlak ve iri gözleri ile beni süzüyordu.. Bende , hazır bir şekilde etrafında dönmeye başlamıştım... Fakat , bu arkadaş 2001 de yaraladığım köpek balığı idi ... bana saldırmasın diye derisine zıpkınımı değdirmiştim ve ufak bir yara açılmıştı... evet bu oydu.. Fakat nerden ve nasıl olabilirki... bir anda komplo teoriler üretmeye başladım.. acaba , öldürdüğüm köpek balıkları ailesimiydi... buda yoksa orca lar gibi intikam mı alacaktı... ?
TO BE CONTİNUED
Beyler , serüvenin devamı nı bekleyin çok yakında.... Heyecan daha yeni başlıyor... ayrıca , klasik türk filimlerindeki gibi tahmin ettiğiniz bir son olmayacak finali kaçırmayın derim...
__________________ 19.12.1980
EĞER DOĞRU YOLDA OLDUĞUNDAN EMİNSEN YÜRÜMEYE DEVAM ET, GEREKİRSE KOŞ
O ZAMAN ENGELLER ORTADAN KALKACAKTIR.
A.Celil CANSIZ
Namı Diğer , KÖPEK BALIĞI AVCISI |