SENE 2001... bir gece 4 kafadar deniz evinde otururken aklımıza zıpkın avı yapmak geldi..çünkü yazın ortası gelmişti ve biz siftah yapmamıştık..İlk siftahı yapmak için hazırlanıyorduk ve sabah 5 00 da toplacanacaktık..Onun heyecanı ile uyudum ve 4 30 da kalkıp hazırlanıp kıyıya gittim hepsi de ordaydı beni bekliyordu..sürat teknemizi denize sürdük ve son sürat açıldık denize..ve daha önceden planladığımız mera da dalışımızı ggercekleştirmek için suya yeltendik..en önce ben atladım ve su içimi bir hoş etmişti..Biraz korku biraz endişe biraz da heyecan vazgeçilmez bir tutku veriyordu..Buna değerdi belki..Amatördük ama dalma aşkı bize bütün engelleri yıktırıyordu...ve dalışa geçtik...uzun bir süre bekleyişten sonra suda derin bir hareketlenme oldu..bunu ilk fark eden bendim ve hemen pozisyonumu aldım..Balıkların zıpkın menzilimie girmesini bekliyordum..tıpkı sessiz bir rüzgar gibi süzülüyordum..ve kefallerin yaklasmasını bekledim..3 tane kefal süzülerekten menzilime girmişti..artık zıpkınıma bir hışımla davrandım..ve kefalerden birini gözüğme kestirir kestirmez zıpkınımı tetikledim..ama boşa gitti ve nefesim de tükeniyordu ama balıkları kacırmak istemiyrdum..ama tek çaremdi ve umut ettim balıklar kaçmasın diye ve çıkıp nefes aldım o sırada zıpkınımı kurdum..tekrar daldığımda kefallerin uzaklasmak üzer olduğunu ama bir tanesinin menzilimden tam çıkmak üzere olduğunu gördüm ve tetiğe asıldım..kefalı kulak hizasından girip ağzından çıkan bir vuruşla avlamıştım..bunun verdiği heyecan o kadar büyüktü ki..adeta suyu içinde diğer arkadaşlarıma dans ederek nispet yapıyordum
ve o avı sadece kefal ile tamamladık diğer arkadaşlarımı da benden yeni şeyler öğrenmek için diğer avı bekledilediler..neyse uzun sözü kısası avınızı asla bırakmayın..onu büyük bir azimle mutlaka avlayacaksınızdır..ama son bir uyarım nefesinizi de iyi ayarlayın yoksa AVA GİDEN AVLANIR misali avlanabilirsiniz...sevgiler saygılar