12/08/2007 pazar günü ailemi ve balıkesir den gelen misafirlerimi de alıp balıklı ova tarafına pikniğe götürdüm.tabiki 90 lık pp.timide bagaja sıkıştırdım.yemekten sonra 3,5 yaşındaki sıpama biraz yüzme dersi verdikten sonra,ısrarla beni çağıran denizin koynuna dalıverdim.hava sıcak olduğu için siyah bir eşofmanın üzerine ince kot gömlek giyerek ağırlıksız daldım.aslında dalmadım kıyılarda kayaların arkalarına saklanarak levrek aramaya başladım.bulunduğum yer kayalık olduğu için zıpkını ilk çentiğe takıp 1-2 metreden levrek avlamayı planlıyordum.100-500 gr arası kefaller neredeyse karaya çıkacak kadar sığ suda dolaşıyordu.kendi kendime suda büyük levreklerin olduğunu düşünerek iyice gizlenmeye,neredeyse suda sürünmeye başladım.ilerlerken yaklaşık 13-15 metreden kiloluk olduğunu tahmin ettiğim bir levrek gördüm.derinliğin 2-2,5 metre olduğu yerde bir kayanın arkasına gizlenip levoyu çağırmaya başladım.o da yaklaşmaya başladı.geliyordu ama çok temlıydi.birtürlü menzile girmiyo 5 metreden zıpkının ucuna bakıyordu.daha fazla yaklaşmayacağını anlayınca ben ona yaklaşmaya karar verdim.işte ne olduysa ozaman oldu.kayanın ardından çıkıp levoya doğru giderken içimden bir ses sol tarafıma bakmamı söyledi.bende öyle yaptım.bir anda bütün tüylerim diken gibi oldu...heyecandan neredeyse ölecektim.yanıbaşımdan beni görmemesi imkansız olan yaklaşık 10-15 kg lik üç akya...kıyıdan sadece 5-10 metre açıkta ve 2-2,5 metre derinlikte bukadar büyuk akyayı bukadar yakından hiç görmemiştim. aslında oralarda akyanın küçüğünü de görmemiştim ya neyse.bayağı hızlı oldukları için aceleyle zıpkını çevirip atmakla atmamak arasında bocalarken enöndekinin tam ortasına tettiği çektim.aramızda en fazla 3 metre vardı ve zıpkının balığa girdiğini gördüm.aslında acele etmeyip en arkadakini beklesem daha yakından çok net bir atış yapabilirdim ama,aması var işte.sabırsızlık.neyse zıpkın akyaya girdi ama dir taraftan çıktığını görmedim.... zıpkında makarada olmadığı için zaten tereddütle yaptığım atışın arkasında durmak için hemen zıpkını kendime çekip 150 lik misinayı elime bir tur doladım.hem balığı kaçırmak istemiyo hemde çapariz olup boğulmakten korktuğum için temkinli olmaya çalışıyordum.zıpkını yiyen tosun öyle bir gazladıki kolum kopacak sandım.ve olan oldu.zıpkın diğer tarafa geçmemiş.o güçlü asılmayla zıpkının girdiği yer parçalanıp akya gitti.evet gittide bendende uykularımı alıp gitti...muhtemelen ömrümde bir daha böyle bir fırsat,bukadar kıyıda,bukadar cesaretli akyayla buluşma fırsatı elime geçmeyecek...sabırsızlık çok kötü be arkadaşlar...olaydan sonra zıpkını ikinci çentiğe çekip bir saat oralarda salak salak dolaştım.kendime gelene kadar bir sürü kötü atış yaptım.günün sonunda yaklaşık birer kiloluk iki sarı kulak birde levrek vardı ama kim ne yapsın onları.bizim sıpaya oyuncak.ağız tadıyla yemedim bile.misafirler yeken benim aklım denizdeydi...zıpkını ismail abiden alırken ikinci çentik mi yoksa birincimi muhabbeti geçmişti.ozaman şahin orada çalışıyordu.''abi sen beni dinle,ikinciden şaşma.bi gün bir akya yada sinarit yanından geçer seni ağlatır'' demişti.olum ŞAAAAAAAAAAAAAAAAHİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİN MÜNECCİM MİSİN NESİN LAN YAKTIN BENİ...evet daha uzunca bir süre uyuyamam herhelde.gözümü kapatıyorum akyalar...hayır birşey değilde geceleri sayıklarsam akyanın eski kırıklardan biri olmadığını bizim laz kızına nasıl anlatacağım :lol: ....sabırla okuduğunuz ve acımı paylaştığınız için teşekkürler.İNŞALLAH AKYA KARDEŞİN YARASI ÖLÜMCÜL DEĞİLDİR. :cry: