Gerçi Hikayesini yapabileceğim bir balık avım yok ama
Kardeşimin bana oynadığı küçük oyunu anlatabilirim
2006 Mayıs sonları gibi denize dalmaya gittim
su da 2-3 saat dolandıktan sonra çokta iri olmamakla birlikte bir kefal gördüm

o zaman acemiyim
3 lü çatal ile suya girdim. bastım tetiğe balığıda vurdum
mutluluktan uçuyordum. hayatımda ilk kez zıpkınla balık vurmuştum. hatta kıyıdaki arkadaşlarıma da göstermek için çıkacaktım. balık çataldan kurtuldu ve kaçtı. adeta yıkılmıştım. arkadaşlarıma anlattım, hepsi hadi ordan hepde öyle olur gibi ibareler kullanarak beni sinir ettiler.
O ara kardeşim yalvar yakar zıpkını istedi, bende sen beceremezsin diye vermek istemedim
küstü falan arkadaşlar girdi araya al dedim sanki vuracaksın da,
neyse suya girdi bizim kerata 15 dk sonra çıktı benim kaçırdığım balığın aynı ebadında başka balıkla, haydeee balaa bakkkk
Eve dönene kadar Arkadaşlar yol boyunca kardeşin kadar olamadın, Kardeşimde sende balık adam olacaksın bırak bu işleri diyip durdu.
o kadar sinirim bozuldu ki nerdeyse zıpkını kırıp atacaktım, Sonra eve gelince sakinleştim len dedim nasıl vurdun bu balığı;
Kardeşim valla hiç yorulmadım, gezerken senin vurduğun balığı gördüm, zıpkına tekrar taktım çıktım dedi. Karetta nasıl oyun oynamıştı bana hala unutmam, unutturmazlarda
__________________
"Tolga Can KULAKCI - *CMAS* - 0 Rh (+) - NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE "
Sular yükselince, balıklar karıncaları yer. Çekilince de karıncalar balıkları.
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir.
Çünkü kimin kimi yiyeceğine su karar verir.