| kontrolsüz zıpkın,zıpkın değildir :) öncelikle herkese merhabalar..sitedeki seviyeli sohbet ortamını ve bilgi paylaşımını görünce bende hiç tereddüt etmeden aranızdaki yerimi aldım ve sitenin sıkı bir takipçisi oldum..yaklaşık bir yıl kadar önce bir akrabamın gözlük ve şnorkeliyle denizde yarım saatlik bir tur attıktan sonra ikinci bir dünyanın (sualtı ) varolduğunu anlayıp bu atmosfere bende kapıldım..önceleri yılmaz marka 25 ytl lik bir zıpkın alıp bu işi öğrenmeye karar verdim,malumunuz üzere bir işe yaramadı ve bende sonunda bu iş nasıl yapılır yöntemleri nedir deyip internette derin bir araştırmaya girdim..sonra kaliteli bir gözlük ve picasso century 90 lık bir zıpkın aldım..nefes tutmayı bilmediğim için ve ağırlığım olmadığı için maksimum 4-5 kulaça kadar inebiliyorum..neyse sözü fala uzatmadan başımdan geçen ilk maceramı ve yaşadığım heyecanı paylaşacağım sizinle.
1 temmuz pazar günü foçada burunucunda kıyıdan denize girdim..kıyıya bağlı olan teknelerin arasında kalabalık bir gümüş grubu gördüm..sessiz olmam gerektiğini çok iyi bildiğim için palet çırpmayı bıraktım zıpkınımın emniyetini açtım..sabırla beklemeye başladım..bu arada az ötede iskeleden denize atlayanların gürültüsünü bile duyabiliyordum..sanırım beklemem vakit kaybı olacak diye düşündüm,çünkü anlatılanlara göre bu ortamda balık vurmam imkansızdı..kafamı sola çevirdiğimde kıyıdan üç metre kadar sonrasının çok bulanık olduğunu gördüm..kıyıdan tekne iplerine tutunarak sessiz bir şekilde ilerlerken birden gümüşlerde bir panik olduğunu anladım..kaçacak yer arıyorlardı resmen..neler olduğunu anlamak için kafamı çevirdiğimde bulanıklıkta kocaman bir kuyruk gördüm.aman alahım dedim içimden mübalaa etmiyorum en az bir kol büyüklüğünde bir levrek aheste aheste süzülüyordu gözlerimin önünde gözlerime inanamadım ilk başta..çünkü daldığım su resmen çocuk havuzu derinliğindeydi.kısa süreli şoku atarak ve gönderdiğiniz videoları hatırlayarak tabiri caizse nefes bile almadan beklemeye başladım.önce hilal çizerek ban doğru yaklaştı işte bu anda zıpkınımın şişi tam kafadan görüyordu levreği..fevri davranmadım ve bekledim biraz daha yaklaşması için tam tetiği çekecekken ağır bir turla dönmeye başladı ve işte o sırada tam yan döndüğü için en iyi zaman olduğunu düşünerek atışımı yaptım..inanamıyordum koskoca bir levrek ve şişin üstünde daireler çizmeye başladı..o sırada ayağa kalktım.manzara inanılmazdı.levrek döndükçe gövdesinin yarısı suyun üstüne çıkıyordu..tam ipi çekmeye balşadığımda ise şişten kurtuldu ve kayıplara karıştı.ozaman yaşadığım şoku ve üzüntüyü anlatamam..bu benim vurduğum ilk balıktı ve koca bir levrekti..nasip değilmiş galiba..şimdi yaptığım hatayı anlıyorum.birincisi balığa yeterince yaklaşamadım ,ikincisi ilk vuruşta tutup çekseydim alabilirdim belki..tahminimce suda göz yanılsamasından yakın gördüm ve şiş balığa tam saplanmayıp klipsi açmadı..ama bu olay benim kendime olan güvenimi yerine getirdi..şimdi sizlerden bişey öğrenmek istiyorum..saat 15:30 sularında bir levrek insanların yoğun olarak bulunduğu bir kıyıya , heleki bu kadar sığ suya herzaman gelirmi..bu acemi şansımı yoksa olası birşeymi..ikinci sorum balığı vurana kadarki anlattığım davranışlarımda bir hatam var mı ?sorularımı cevaplarsanız kendimi geliştirmem için bana bir yol gösremiş olursunuz ..şimdiden teşekkürler,herkese bol nasip,rasgele ...
__________________ yener çıtak
1982 karşıyaka / İZMİR O RH+
-------------------------------------------------------
kontrolsüz zıpkın , zıpkın değildir..! |