| Nihayet suya girdim Evet arkadaşlarım ve abilerim bende artık acemi zıpkıncılar kervanına katıldım... İlk avımı anlatayım.
Saat 6 da çivi gibi olan suya girdim (elbiseesiz) yawaş yawaş 1-2 metre sularda geziniyorum ama görebildiğim 2 balık var 1 lapin 2 yavru karagöz ve ısparozlar atmaya deymez cinsten balıklar. Biraz daha gezindim ama hiçbirşey bulamayıp donarak sudan çıktım güneşin altında bir yandan kurulanırken diğer bir yandan nereye gidip balık aramalıyım diye düşünüyordum. Gözüme çarpan bir yer oldu aniden burada balık vardır diye düşündüm ve suya girmek için hazırlandım kıyıdan sağdan sağdan yavaşça ilerliyordum ve otların arasında yemlenen 1 grup sarpa gördüm ve içinden işte o an geldi dedim. Yavaşça sokulmaya devam ettim içlerine doğru. İlk balığımı vurmak için son hamleleri yapıyordum içlerinde en müsait duranı hakladım. Mululukla dolmuştum balığı şortumun cebine koydum ve fermuarını çektim balık artık güvendeydi :twisted: ama benim ilk avımda 1 balıkla yetinecek gibi bir halim yoktu. Yosunları taşların arasından ilerlemeye devam ettim ilerde kayaların aralarında dolaşan 5-6 adet çok iri kefaller gördüm kalp atışlarım hızlandı, adrenalin tavan yaptı. Neden olsa kefaldiler ve iyi bir avdılar benim için iyice yaklaştım bu arada vücudumun çeşitli yerleri taşlara sürtünerek ilerlemekten çizilmiş ve tuzlu suyun etkisi ile yanıyorlardı. Bir kayanın arkasında durdum onlara 2-3 metre mesafedeydim Kayanın arkasından aniden çıkıp baskın yapacaktım ve öyle olduda kayanın arkasından çıkınca kefaller jet gibi kaçtılar en arkada kalan tam yanımdan geçerken atışı yaptım ve tam isabet kafadan vurdum balık olduğu yerde kaldı ve hakkın rahmetine kavuştu tam balığı nerede muhafaza etsem diye düşünürken (şortun cebine sığmadı) karşıda bir mürekkep balığının salak salak dolaştığını farkettim. Onuda vurmalıydım ama bu kocaman kefali nereye koyucaktım o anda kafamda şimşekler çaktı bıçağı çekip balığı 3 parçaya ayırıp ceplere bölüştürdüm.o sırada hiç uyuz olmayan salak mürekkep balığmız aynı yerde yavru balıkları avlamaya uğraşıyordu. hemen zıpkınımı kurdum ve bir kamikaze uçağı gibi üstüne üstüne gittim tam kaçmaya yeltendi o anda onu vurdum. Keşke vurmaz olaydım dedirtecek kadar fazla mürkkep salgıladı su simsiyah olmuştu göz gözü görmüyordu. O arada o siyahlıktan uzaklaştım ve artık karaya dönüp balıkları bırakıcaktım ve tabiki ısınacaktım.mürekkep balığını şişin üzerinde bırakıp zıpkını kurmadan ilerliyordum bir nevi scuba yapıyordum ta ki o levrek
gel beni vur diyene kadar. lstiği 2.ci çentiğe çektim yerinden kıpırsamayan levreğe doğru ilerlemeye devam ettim ilerledim ilerledim şişin ucu ile balığın arasında 50-60 cm mesafe kaldı (bu arada mürekkep balığı şişin üstünde) ve tetiği çektim çekmemle birlikte şişin üzerine 1 levrek bir mürekkep balığı vardı o heycanla karaya çıktım ve gerisi malum balıkların hazin sonu. Çalar saat çaldı ve okula gitme zamanım gelmişti
__________________ Taygun Kocabıyık |