| Basit bir anı! Arkadaşlar sene 2001,yer Akbük- Kazıklı.Bizim sitenin sahilinden zıpkınımla hafiften açıldım. Bizim orda su koyun içinde dönüp durduğu için ve benim suya girdiğim yer bizim sitenin kıyısı olduğundan su genelde biraz bulanıktır. O gün su çok temiz ve görüş netti.Suyun üzeri çarşaf gibiydi.Şimdiye kadar da pek büyük bir balık vuranadığımdan belimdeki telde 2 tane 250 gr civarı kefal vardı. Görüşün açık olması beni iyice cesaretlendirdi ve açılmaya başladım.Kıyıya yaklaşık 90-100 metre uzaklıktaydım ve elimde 75lik Yilmaz vardı.Ayağımda eski turuncu paletler ve Mares orta kalite bir maske ile dalıyordum. Arada en fazla kiloluk olabilecek levrekler görüyor,teknik falan bilmeden bodoslama üzerlerine dalıyor ve tabii ki atış bile yapamadan balıkları kaçırıyordum.Derinlik 8-9 metrelere gelince daha açılmaya tırstım ve kıyıya mesafemi koruyarak gezmeye başladım.Arkadaşlar bilirsiniz insan suya girince zamanı unutur ya sürekli dolanıyordum. En sonunda aşağıda kumluk,yer yer eriştelik ve çime benzeyen yosunlu dipte levrek ve sarpaları(başka adı varmı bilmiyorum) gördüm.Yaşadık ulan şimdi tele iyi bir şeyler takarız diye ümitlendim.Toplam 15’e yakın balık vardı,8-10 tanesi 2 kiloluk civarı levrekler diğerleri ise yarım kiloluk sarpalardı.Scubaya başlayalı 4 yıl olmuş ya suyu iyi biliyoruz ya her türlü dalarız diye düşünüyoruz.Neyse başladım dalmaya balıkların arasına.İlginçtir ki benden kaçmıyorlar ama mesafeyi 3-4 metre ile koruyorlardı.Derinlik dediğim gibi 8-9 metre ve ben yanlarına indiğimde etrafımda dönüyorlar,zıpkınla atış yaptığımda hafif bir irkiliyorlar ama kaçmıyorlardı.Tabiki öyle bir zıpkınla ve beceriksizce onları vuramazdım.Kaçmadıkları için dip süremi zorluyor zıpkını bir daha kurup atış yapıyordum ve vuramayınca iyiden iyiye çıldırıyordum. Tam dipte zıpkını kurayım derken tel palamut koptu.Bende küfürün bini bin para.Herhalde sualtı küfür süresi en uzun vatandaş olmuşumdur o yıllarda. Artık kızgın bir biçimde çıkışa geçtiğimde ne göreyim,5 kilo civarı bir akya yanıma gelmiş dibimde geziniyor.Zıpkın arıza yapmasaydı kesin vururdum diye düşündüm.Zıpkını öne uzatıyorum ve balık ucuna kadar yaklaşıyordu.(Şimdi düşünüyorum da yine de becerip vuramazdım herhalde onu).2-3 dakika sonra gözden kayboldu.Bizde 2 minik kefalle ve heyecanla anlatılacak bir anıyla sudan çıktık.Sonraki yıllarda yavaş yavaş kaliteli malzeme almaya ve suda daha sakin olmaya başladım ve faydasını gördüm.Her ne kadar büyük bir balık vuramasamda(en büyüğü 1kg 100 gr,ve onun dışında hep 300-400 gramlık yani porsiyonluk avlayabiliyorum) bu işi çok seviyor ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum.
Pek ilginç bir anı olmasada benim hafızamda yer etti,paylaşmak istedim.
Hepinize keyifli dalışlar dilerim!
__________________ hakiki keyiftir deniz...
ışıl inan / 1976 |