| Orfoz ve ben Yer: Antalya/Adrasan koyu civarı. 1 haftadır rehberliğini yaptığım gulet akşam suyu vakitlerinde Adrasan yakınlarında kapalı bir koya girmişti. Ben de fırsattan istifade deyip bırakıverdim kendimi sulara. Hani olurda intihara meyilli bir kefal, levrek gelir de, dayar kafasını zıpkına diye. Koyun ağzında küçük bir adacık gibi duran kayalıklara yanaştım. Başladım hacı misali kayalığın etrafını tavaf etmeye. Bu esnada su kristalize olmaya başladı. Akıntı ile sıcak su ile soğuk su karışıyordu bu da suyu bulanıklaştırıyordu. Elbisesiz olduğumdan bir "bırrr" diye titriyor, bir "ohhh" çekiyordum. Güneşte ufuk çizgisi ile öpüşmek üzereydi. Suyun derinliği 1 m. civarı olan bir yere geldim ancak 10m. ilerisi simsiyahtı. 1 m.'lik kısımda güneşe doğru giderken karşıdan bana doğru bir karaltı yaklaşmaya başlamıştı. Halisünasyon mu görüyorum acaba derken, karaltı iyice yaklaştı. Yıllardır beklediğim an gelmişti. Tüm heybetiyle orfoz karşımda asılı duruyordu. Asılı vaziyette durmuş, solungaçlarını açıp kapayarak şahsi gösterisini sergiliyordu. Hipnotize olmuş gibiydim. Zıpkını yavaşça doğrultum üzerine. İster inanın, ister inanmayın ne olduysa o anda oldu aklıma birden Rahmetli Ozan'ın, değerli avcı büyüklerimizin tavsiyeleri geldi. Orfozun koruma altında olduğunu, vurulmaması gerektiğini, neslinin tehlikede olduğunu hatırladım. Sanki zaman durmuştu. Vicdan muhasebesi yapıyordum kendimle. Çok zor bir andı. Birçok avcının hayali karşımdaydı. Bana bu forumun öğrettiği en önemli şeyi yaptım, bilinçli avcı olmayı... Elimi tetikten çektim ve ileri doğru hamle yaptım. Orfozda ürküp bu ilişkiden hayır gelmez deyip aniden kayboldu. Ben ise daha önce hiç tatmadığım duygularla tekneye çıktım. Şimdi düşünüyorum da iyi ki vurmamışım. Kimbilir belki belki bir gün onunla yine karşılaşırım. Değerli bilgilerini bizlerden esirgemeyen tecrübeli avcı büyüklerim ve dostlarıma bana gerçek avcı olmayı öğrettikleri için teşekkürler.
__________________ Adil SAYIN - 1983 - Kuşadası/Nazilli |