Merhaba,
Mayıs ayında sabah erkenden kalkıp malzemelerimi alıp sahile iniyorum, kapalı bulutlu insanın içini karartan bir hava var. Sahilde biraz bakındıktan sonra bir iki kefal görüyorum, daha sonra can sıkıntısından onlarla uğraşmaya başlıyorum, ardından yarım saat sonra derine bakıyorum, bir de baksam eşkina sürüsü, aralarına girip en irilerinden 2-3 tane vuruyorum. Her biri 3 kg geliyor. İpe geçiriyorum, ardından sürü yokoluyor. Suda bir sessizlik oluşuyor, artık yeter diyip sudan dışarı çıkıyorum. Malzemeleri tam toplarken , Sahilde kuyruk sesleri görüyorum :shock: :shock: :shock: :shock: :shock: SOMON BALIĞI ve TORİK sürüsüyle kaynıyor su sanki sığda hapsolmuşlar gibi yumurta dökmeye gelmişler. Ben hemen Tüfeği herşeyi panik içinde ayarlıyorum, önceden vurduğum eşkinaları balık ipinden çıkarım sahilde bırakıyorum. Sürünün arasına dalıp 100lük tüfekle almaya başlıyorum hepsini orda içimden keşke şuan 75lik tüfeğim olsaydı diyorum. Daha sonra Dışardan bir korna ve düdük- ıslık sesi duyuyorum. Kafamı kaldırdığımda bir de ne göriyim

Jandarma gelmiş yanında da bereli bir balıkçı beni işaret edip jandarmaya bişiler söylüyo elleriyle çık çık yapıyolar bana. EYWAH, EŞKİNALARI DA DIŞARI BIRAKMIŞTIM ! Çıkıyorum dışarı. Jandarma "Eşkina vurmuşsunuz balıkçı bey sizden şikayetçi " diyor. O an balıkçıya kötü şeyler söylüyorum. Jandarmanın yanında güç aralak bana tahrik edici sözler söylüyor. Jandarma malzemelerime el koyuyor. Daha sonra balıkçıyla fena şekilde kavga ediyorum jandarma bizi ayırıp malzemelerimi askeri aracın bagajına atıp ceza kesilecek diyor ve bunun para cezası artı hapis diyor. Sonra yüzüme gelen hafif bir esintiyle kendime gelip kolumun altındaki yumuşacık yastığı farkettiğimde bir ohhh çekerek
canım malzemelerim ,sizi sewiyorum aşığım kıskanıyorum dedim
Saygılar.