Havanın kapalı denizin dalgalı olduğu bir gün kuzenimle dalıyoruz, ikili giderken bir şey bulamadık ve kuzenim çıkmaya karar verdi. Ben inat ettim biraz daha bakınıcam diye ve çıkmadım. O kadar dalga var ki nerdeyse suyun içinde deniz tutacak, karadenizli olanlar bilir, deniz karıştımı en az 50 metre denizden uzaklaşmak lazım

Neyse o hırsla sağa sola bakınırken çok güzel bir tane kefal gördüm, balık beni farkedene kadar da ben onu çoktan şişe takmıştım, başka da balık göremeyince en iyisi çıkayım dedim. daldığımız yerin kıyısı tamamen kayalık olunca dalgalı denizde yanaşmak zor olacağından zıpkının lastiğini boşaltıp şişin ucu açık denize bakacak şekilde suya attım. Bu arada da palet sallayarak kıyıdaki kayanın birine tutunup kuzeni beklemeye başladım, kuzen keklik gibi kayalardan seke seke gelene kadar dalga zıpkını suda döndürmesin mi

ucu bu sefer tam bana doğru dönmüş oldu ve işin acı tarafı o kadar büyük dalga var ki her gelişinde beni kayadan denize doğru çekmeye çalışıyor tabi arkamda ucu bana dönük zıpkın ben kayaya tutunmaya çalışıyorum, elim bir kaysa kendi zıpkınımızla kıçımızdan şişleneceğiz, allahtan kuzen yetişti kıyıya çıktım ve biraz ilerden girerek zıpkını aldım. Bir daha tövbe billah dalgalı denizde zıpkını suya atmam, ne olacağı belli olmuyor..